İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün savunma yaptı

İBB davasında 57. gün: İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün savunma yaptı

YAZAR VE SANATÇILAR DA DURUŞMA SALONUNDA

Kalabalık bir yazar ve sanatçı grubu da Silivri’de bugünkü duruşmayı takip etti:

– Kenan Kocatürk (Türkiye Yayıncılar Birliği Bşk)
– Cem Erciyes (Doğan Kitap Yayın Yönetmeni)
– Erkan Akpınar (İletişim Yayınları Yayın Yönrtmeni)
– Batu Bozkurt (Altın Kitaplar YK Başkanı)
– Mehmet Ali Uçar (Say Yayınları Kurucusu)
– Semih Sökmen (Metis Kitap Yayın Yönetmeni)
– Adnan Özyalçıner (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası)
– Yalvaç Ural (Yazar)
– Yavuz Ekinci (Yazar)
– Tahir Şilkan (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası)
– Mustafa Köz (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası)
– Kamil Tekin Sürek (Yazar/Türkiye Yazarlar Sendikası)
– Sunay Akın (Şair, Yazar)
– Sinan Meydan (Tarihçi, Yazar)
– Gürsel Öğüt (Yazar)
– Zeynep Oral (Yazar)
– Vivet Uluç (Yazar)
– Mustafa Balbay (Gazeteci, Yazar)
– Orhan Alkaya (Şair, Yazar, Oyuncu)
– Müren Beykan (Günışığı Kitaplığı Yayın Yönetmeni)
– Müjgan Özçay (Günışığı Kitaplığı)
– Ozan Toker (Günışığı Kitaplığı) 
– Halil İbrahim Özcan (Yazar, Pen Türkiye)
-Haluk Hepkon (Kırmızıkedi)

Silivri’de Gürkan Akgün’ün savunmasını izlemeye gelenler “Gürkan Akgün’e özgürlük” etiketi taşıdı.

17.10 | DURUŞMA SONA ERDİ

Tutuklu sanıklardan Aykut Erdoğdu, Nihat Sütlaş, Fatoş Pınar Türker gibi isimlerin yanı sıra, Hasan İmamoğlu’nun avukatı Nusret Yılmaz da Gürkan Akgün’e soru yöneltti. Mahkeme başkanı, Aykut Erdoğdu’nun sorusunu yarıda kesti, sesinin kapatılmasını istedi. Soruların ardından mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi.

Böylece İBB davasının 57’nci günü ve 15’inci haftası sona erdi. Duruşma 29 Haziran Pazartesi günü Akgün’ün avukatlarının savunmasıyla devam edecek.

17.00 | İMAMOĞLU: BÖYLE BİR İDDİANEMEYİ YERYÜZÜ GÖRMEMİŞTİR

Ekrem İmamoğlu, iddianemede AKP encümen üyelerinin yer almamasına dikkat çekerek, “Ne yazık ki mevzu edilen ihalelerin büyük bir kısmı zaten 2019-2024 yılları arasında, yani 5 yılın AK Parti’nin çoğunluğunun olduğu, AK Parti’nin encümende 5 üyesinin olduğu aynı şekilde denetleme komisyonunun çoğunluk üyesine sahip olduğu bir dönemdeki ihalelerin tamamının meclisinde onların da imzaları var. Ve suçlanan siz, siz, değerli bürokratlarımız ve birçok arkadaşımız… Böyle bir iddianameyi yeryüzü görmemiştir” dedi

16.50 | İMAMOĞLU’NDAN SORULAR

İmamoğlu, imar ile ilgili Akgün’e şu soruyu yönetti:

“Yani herhangi bir siyasetçi; ama Ankara’dan genel merkezden, ama İstanbul’dan il başkanlığından, ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis grubundan başkanı ya da meclis üyesi… Size veya sizinle çalışan diğer imarla ilgili kısımdan, bunu bütün arkadaşlarım için de söylüyorum ama size ‘Yani şunu şöyle yapacaksın, şuraya ekstra imar istiyoruz, şunu şöyle çizeceksin’ tarzında bir talimat zinciri oluşturdu mu?”

Akgün bu soruyu, “Kesinlikle hayır, böyle bir şey olmamıştır” diyerek yanıtladı.

“AK PARTİLİ BELEDİYELERE DAHA FAZLA ÖNEM GÖSTERDİK”

Akgün, İmamoğlu’nun CHP’de olmayan ilçe belediyelerinin işlemlerini zorlaştırıp zorlaştırmadıklarına ilişkin sorusunu ise şu sözlerle yanıtladı:

“Sayın Başkanım sizin yaklaşımınız doğrultusunda biz 39 ilçeye, hatta AK Partili belediyelere daha fazla da önem göstererek, görüşme taleplerini değerlendirerek biz doğrudan görüşmelere giderek bir süreç yürüttük. Birçok belediye başkanıyla, yöneticileriyle doğrudan görüşmeler yaptık. Siz ortak toplantılar düzenlediniz. 39 ilçeyi tek tek gezdik, taleplerini aldık. O taleplere cevaplar ürettik. Ortak çalışma komisyonları oluşturduk. Öyle çalıştık. Asla hiçbir belediyenin hiçbirini birbirinden ayırt etmeden bir yaklaşımla süreci yürüttük.”

“SENİNLE YOL ARKADAŞI OLMAKTAN GURUR DUYUYORUM”

Sorularını tamamlayan İmamoğlu, Akgün’e “Gurur duyuyorum seninle yol arkadaşı olmaktan Gürkan Bey. Hepinize emeklerinizden dolayı İstanbul halkı adına teşekkür ediyorum” dedi.

16.25 | SORGUYA GEÇİLDİ

Akgün’ün savunmasının tamamlamasının ardından sorguya geçildi.

Tutuklu İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu söz alarak, “Bu süreçte yaşatılanlara çok kızgınım” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, “Bizi suç örgütü diye niteleyenlerin tam tersine yaptığınız işlerin özellikle dikkate alınmasının altını çizmek isterim” dedi.

16.20 | GÜRKAN AKGÜN SAVUNMASINI TAMAMLADI

Gürkan Akgün şu sözlerle savunmasını bitirdi:

“Bu hayatta toplumsal adaletten, eşitlikten, hakkaniyetten, dayanışmadan yana durmaya çalıştım hep. Rant uğruna evinden, mahallesinden, yurdundan edilenlerin, depremde evi başına yıkılanların, yoksulun, garibanın, yok sayılanın, mağdurların yanında saf tutmaya gayret ettim. Ama gerçek mağdurların. Bu şehirden dünyaları kazanıp da, savcılık çağırınca biz çok mağdur olduk diyenlerin değil. Eksiklerim, yapmaya çalışıp yapamadıklarım, yetemediklerim, yetişemediklerim elbette olmuştur ama görev ve sorumluluklarıma leke sürecek hiçbir şey yapmadım. 

‘GELECEĞE DAİR HAYALLER KURMAYA DEVAM EDİYORUZ’

Beni yetiştiren annemin, babamın; üzerimde emeği olan hiç kimsenin boynunu bir milim bile eğecek bir işin içerisinde yer almadım. Çalıştım. Emeğimden başka hiçbir şeyim yoktu. O yüzden en iyi bildiğim şeyi yaptım. Sadece çalıştım. Günlerin sonunda evet, belki hayatlarımız alt üst oldu. Özgürlüğünden, sevdiklerinden yoksun kalmak insanın özünü zedeleyen bir olgu. Ama yaşama dair umudumu asla kaybetmedim. Belki gönlümüzdeki gibi olmuyor ama kurduğumuz hayallerin peşinden gitmeye devam ediyoruz. Ben cezaevinde olsam da eşim Sinem’le burada nikahımızı yaptık. Geleceğe dair hayaller kurmaya devam ediyoruz. 

‘BU MEMLEKET İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM ETMEK İSTİYORUM’

Benim bu topraklara olan sevgim de inancım da çok büyük. Memleketin gelecek güzel günlerine dair; insanların barış ve refah içerisinde yaşadığı, daha adil, demokratik, özgür ve tam bağımsız bir Türkiye’ye dair hayaller kurmaya devam ediyorum. Hayallerimi satmayacağım. Ben bu memlekette her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi eşimle, ailemle, dostlarımla özgürce, kimseye boyun eğmeden, onurlu bir şekilde yaşamak istiyorum. Bu memleket için çalışmaya devam etmek istiyorum. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak hiçbir ayrıcalık beklemeden hakkımın, hukukumun korunmasını istiyorum. Ve onca zaman geçmesine rağmen; bıkmadan, usanmadan tek bir şey istiyorum: Adalet istiyorum.”

16.10 | “BU MU SOSYAL KONUT?”

Gürkan Akgün, savunmasında İstanbul’un askerî alanlarına yapılan lüks siteleri gösterdi ve “Bu mu sosyal konut? Biz bu anlayışla mücadele ettik ve tutukluyuz” dedi.

16.00 | “BİR ARABAM VAR BAŞKA MÜLKÜM YOK”

Mal varlığı hakkında da konuşan Gürkan Akgün, savunmasına şöyle devam etti:

“İstanbul gibi bir şehirde, rantın merkezi olan bir makamda; İmardan, planlamadan, ulaşımdan, emlaktan, kentsel dönüşümden sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı olarak tertemiz görevimi yaptım. İşte mal varlığım ortada. Evlerimiz arandı, banka hesaplarımıza, mülkiyet dökümlerine bakıldı. İddianamede de yazıyor. Yalnızca 1 adet arabam var. Başka da ne malım, ne de mülküm var. Hesabını veremeyeceğim tek bir kuruş dahi yoktur. Bırakın sebepsizini ortada zenginleşme yok. Peki soruyorum. Rantın tam merkezindeki makamlarda görev yapmış biri olarak soruyorum: Aklımın bir yerinde tırnağımın ucu kadar çıkar peşinde olmak yer alsaydı böyle mi olurdu malvarlığım? Karşınızda bu kadar rahat konuşuyor olabilir miydim?”

Akgün, savunmasında “Ben ve çalışma arkadaşlarım bir çıkar amaçlı suç örgütünün üyesi olsaydık, eskiden beri alışılageldiği üzere imar planlarını sadece belirli kişilerin haberdar olabileceği şekilde hazırlatırdık. Biz halkın ortak çıkarını kişisel menfaatlerin üzerinde tuttuk” dedi.

15.30 | “SADECE İBB BÜROKRATLARI TUTUKLANDI”

Akgün, bilirkişi raporunda AKP’li belediye meclis üyelerine de sorumluluk atfedildiğini ancak iddianamede bu isimlere suç isnadında bulunmadığını belirtti. Akgün, “Suç isnat edilen kararda muhalefet şerhi yok, altına herkes imza attı ama sadece İBB bürokratları tutuklandı” dedi.

“TEK BİR TALİMAT VARSA SAVUNMAMI KESECEĞİM”

“Hiçbir yerde HTS kaydım yok. Hiç kimseyle görüşmem yok. Bir kişinin dahi beyanı yok. E ben o zaman niye tutukluyum?” diye soran Akgün, Fatih Keleş’in talimatıyla gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere karşı, “Tek bir talimat varsa savunmamı keseceğim hücreme döneceğim, hiçbir şeye itiraz etmeyeceğim” dedi.

14.50 | DURUŞMA DEVAM EDİYOR

Ara sona erdi, tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün’ün savunması devam ediyor. Dosyadaki bilirkişi raporuna değinen Akgün, “Raporu hazırlayanlar, kamu yönetimi esasından yoksundurlar. Burası belediyedir, halkın evidir. Bir şirket yönetmiyoruz. Her işlemi mevzuata uygun yaparız ama tek gayemiz karı arttırmak değildir” dedi.

“HAKLILIĞIMIZI İSPAT ETMEK İÇİN DAHA NE YAPMAMIZ GEREKİYOR?”

Akgün, savunmasında, “Burada yüksek yargı tarafından bütün dayanakları ile doğru yapıldığı tescillenmiş işlemler yüzünden ceza yargılamasına tabi tutuluyor ve özgürlüğümüzden yoksun bırakılıyoruz. Haklılığımızı ispat etmek için daha ne yapmamız gerekiyor?” diye sordu.

13.00 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya ara verildi. Araya girildiği sırada konuşan Ekrem İmamoğlu, “Görüyorsunuz İstanbul’un muhafızları mücadeleye devam ediyor. Namusluların namussuzlara karşı bin kat daha cesur olma mücadelesi” dedi.

12.45 | İSTANBUL’U DEPREME HAZIRLAMASI GEREKEN İNSANLAR TUTSAK

Olası bir Marmara depreminin sonuçlarının yıkıcı olabileceğini belirten Akgün, İstanbul’u depreme hazırlamakla yükümlü insanların tutuklu olduğunu vurgulayarak “Bir İstanbul, bir Marmara depreminin getireceği yıkım korkunçtur. Kaybedecek tek bir saniyemiz bile yoktur. Gerçek sorunumuz budur ama biz maalesef 15 aydır elimiz kolumuz bağlı tutukluyuz. İstanbul’u depreme hazırlaması gereken insanlar 15 aydır Silivri’de tutuklular” diye konuştu.

12.15 | “ONLARCA SUÇ DUYURUSUNDAN HİÇBİRİ İŞLEME KONMADI”

Önceki dönem AKP yönetiminde olan Eyüpsultan Belediyesi’nin sınırlarında yer alan ve tarım alanı vasfı olan bir alanın kaçak yapılaşmaya açıldığını ifade eden Akgün, “Onlarca suç duyurusu yaptık, bir tanesi dahi işleme konulmadı” dedi.

RÜŞVET İDDİASINA YANIT

Akgün, rüşvet istediği iddiasına yönelik, “Hayatımda ilk kez gördüğüm, benden danışmanı vasıtasıyla görüşme talep etmiş birini görür görmez para isteyeceğim. Kötü yalan! Bugüne kadar hakkımda bırakın şikayeti, parayla ilgili tek bir dedikodu bile çıkmadı” dedi.

11.35 | “ÖRGÜT BU ŞEFFAFLIKTA MI ÇALIŞIR?”

Akgün, yaptıkları bütün çalışmaları kapalı kapılar ardında değil, halkla iç içe yürüttüklerini ifade etti ve “Örgüt bu şeffaflıkla mı çalışır?” dedi. Akgün ayrıca, adalet tecelli ettiğinde İstanbul’un dünya kenti olma yolundaki soluksuz koşusunun süreceğini belirtti.

“İBB’NİN HER KURUŞUNUN GİTTİĞİ YER BELLİDİR”

“İBB’nin her kuruşunun gittiği yer bellidir, hesabı da verilir” diyen Akgün Zeytinburnu sahiline yapılan 16:9 kulelerine değindi ve “Bugün Sultanahmet’in o kalem gibi minarelerinin arasından baktığınızda, maalesef öyle 3 tane gökdelen görürsünüz. Orada İstanbul’a ihaneti görürsünüz” dedi.

İstanbul’un silüetini bozacak ilk girişimin Etiler Polis Okulu arazisindeki plan değişikliğiyle yapıldığını, Danıştay’ın bunu iptal ettiğini söyleyen Akgün, “Sonrasında kararı değiştirdiler ve maalesef silüeti bozacak değişikliklerin önü açıldı” dedi.

Akgün, İstanbul’un silüetini bozacak ilk girişimin Etiler Polis Okulu arazisindeki plan değişikliğiyle yapıldığını, Danıştay’ın bu değişikliği iptal ettiğini belirtti.

11.22 | AKGÜN’ÜN SAVUNMASI BAŞLADI

Tutuklu İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün savunmasına başladı. Akgün, 2019’da göreve geldiklerinde, İstanbul’u yönünü, hayallerini kaybetmiş, stratejik aklı olmayan bir yönetimden devraldıklarını ifade etti.

“BİZİM MEŞGULİYETİMİZ HALKIN SORUNLARIDIR”

Akgün, iddianamenin hayal ürünü olduğunu belirtti ve “Bizim meşguliyetimiz halkın sorunlarıdır. İstanbul’u deprem gerçeğine hazırlamak görevimizdir. Yoksulu unutmadık, ilave kira yardımları yaptık” ifadelerini kullandı.

“Yalnızca kamu yararını, yalnızca halkın, doğanın hakkını hukukunu korumayı gözettim” diyen Akgün, “Yurttaşlarımızın en temel anayasal hakları olan çevre hakkının, barınma ve konut hakkının, bu şehirde insanca yaşama hakkının savunuculuğunu yaptım” ifadelerini kullandı.

“YALNIZCA KENDİMİ SAVUNMAYACAĞIM”

Akgün savunmasının giriş kısmına “Bugün burada yalnızca kendimi savunmayacağım. Aynı zamanda kamunun ve kamu görevinin onurunu savunacağım. Şehir plancılığı mesleğinin haysiyetini, gecemizi gündüzümüze katarak başarmaya çalıştığımız demokratik ve halkçı belediyeciliği savunacağım. Ve her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için ekmek gibi, su gibi ihtiyaç olan adil yargılanma hakkını savunacağım” ifadeleriyle başladı.

GÖZALTI SÜRECİNİ ANLATTI

Akgün, gözaltı sürecini ise şu ifadelerle anlattı:

“Görevini tertemiz, liyakatiyle yerine getirmiş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir memuru olarak, ömrümün son bir yılı aşkın zamanını insanlık onuruna aykırı bir şekilde 12 metrekarelik bir tecritte geçirdim. Savcılık sorgusunda bana yalnızca İBB’de ne görev yaptığım soruldu; sonrasında 1,5 yıldır tutukluyum. Tutukluluk incelemelerinde yüzüme bile bakılmadı. Ve bugün burada, en temel evrensel insani hakkım olan özgürlüğümden yoksun bırakıldığım sürecin sonunda tek bir dileğim bulunmaktadır: Hakikatin en berrak ve en apaçık haliyle ortaya çıkması.”

11.15 | DURUŞMA BAŞLADI

Tutuklu sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti yerini aldı, duruşma başladı. Tutuklu İBB Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, destek için gelen yazarlara ve yayıncılara selam gönderdi ve “Sanki kütüphaneye gelmiş gibi hissettim. Herkesin kitap okuması lazım. Kitap okumayandan ne bu millete ne bu devlete fayda olmaz” dedi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden” sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi “müşteki”, 89’u tutuklu, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 402 kişi “sanık” olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan “örgüt” şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı”, tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi” olduğu iddia ediliyor.

İMAMOĞLU’NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, 8 kez “suç gelirlerini aklama”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “irtikap”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “haberleşmenin engellenmesi” suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun’un “rüşvet”, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile “suç gelirlerini aklama” suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin’in “rüşvet”, “zincirleme şekilde rüşvet”, “irtikap” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç gelirlerini aklama”, “evrakta sahtecilik”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma”, 2 kez “irtikap”, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

BİRLEŞEN DOSYA 

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli’nin “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” ile “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 9 yıl 8’er aydan 31 yıl 8’er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

İLK DURUŞMADAN BU YANA 51 SANIK TAHLİYE OLDU

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB’de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB’de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB’de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş’in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney’in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Medya A.Ş eski Genel Müdürü Elif İpek Atayman, reklamcı Hasan Yalaz, Kültür A.Ş Genel Müdür yardımcısı Erdinç Çolak, reklamcı Alper Aydın, reklamcı Yunus Göçer, iş insanı Ahmet Güllü, İBB Muhtarlıklar Daire Başkan Yavuz Saltık, İBB Halkla İlişkiler Müdür Yardımcısı Mustafa Karaoğlu, İBB Kültür A.Ş. Eski İhale ve Satın Alma Müdürü Halit Burak Atalan’ın tahliyelerine karar verdi.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu