2010-2026 yıllarındaki Kılıçdaroğlu paradoksallığı

2010-2026 yıllarındaki Kılıçdaroğlu paradoksallığı

Ancak 2023 yılına kadar tüm gücümüzle verdiğimiz bu desteklere karşın Kılıçdaroğlu yönetimi %25 oy çıtasını aşamamıştır ve 13 seçim kaybetmiştir. 2023 yılında ise en önemli, kaybedilmemesi gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM seçimlerini kaybederek bugün tek adam rejiminin kökleşmesine neden olmuştur. Buna karşın makamını korumakta ısrarla davranarak kronik bir kaybeden olarak halk kitlelerinin umudunu yerle bir etmiştir. Akabinde hemen ertesi günü İmamoğlu liderliğinde İstanbullu CHP’li bir grup ilk değişim adımını atarak CHP’deki ölü toprağının kalkması için “CHP değişirse Türkiye değişir” sloganı ile ilk devrimci adımı atmışlardır. Ve bu adım, 38. Kurultayda Özgür Özel’in genel başkanlığıyla sonuçlanmıştır. Değişimle başlayan bu devrimci adım, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde büyük başarı getirmiş ve CHP %38 oy ile Türkiye’nin birinci partisi olmuştur.

Bu tarihten sonra siyasal iktidarın giderek artan ekonomik ve yargısal baskısı, özellikle İmamoğlu ve diğer birçok belediye başkanı ve bürokratların Silivri’de tutuklanmalarına evrilmiş ve takibinde bugünlerde mutlak butlan yargı kararı ile CHP yönetimi Kılıçdaroğlu’na devredilmiştir.

2010 yılında büyük umutlarla akademisyenler ve serbest meslek sahibi bireyler olarak destek verdiğimiz Gandi Kemal, bugün Butlan Kemal konumuna evrilmiştir. Makam ve koltuk uğruna kayyım rolünü kabul etmiş ve CHP’nin başına taban desteği olmadan gelmiştir. Şimdi 2010 yılında kendisi için büyük katılım organizasyonu sağladığımız Dersimli Kılıçdaroğlu, bugün Beştepeli Kılıçdaroğlu olmuştur. Türkiye’nin tüm emekçilerini, aydınlarını, bilim insanlarını, kadınlarını ve çocuklarını (Kemal dedeleri idi) çok ciddi ve derin bir hayal kırıklığına uğratmıştır. 80’li yaşlarına giderken bir insanın hayatta duymak istemediği “Hain Kemal” sloganlarının maalesef muhatabı olmuştur. Biz de 2010 yılında genel başkanlığının ilk günlerinde var gücümüzle desteklediğimiz Kılıçdaroğlu için bugün en çok üzüldüğümüz noktanın sadece kandırılmışlık olduğunu düşünüyoruz. Yoğun akademik ve sağlık hizmetine ayırdığımız zamandan feragat ederek akıttığımız alın teri ise işin başka bir boyutudur. Kılıçdaroğlu ile ilgili yaşadığımız bu depremvari 2010-2026 yıllarındaki değişimin bizde yarattığı travmayı nasıl aşacağız ve çözeceğiz? Bunun yöntemini, analiz ve sentez yapma eksenini iyi kurgulayan bilim insanları olarak tabii ki bulduk. Bu yöntemi bize öğreten de laik Cumhuriyetin kurucusu M. Kemal Atatürk’ün o güzel ifadesidir: “Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.”

Prof. Dr. Kadir BAL (Gastroenterolog)
Prof. Dr. Bekir S. KOCAZEYBEK (Klinik Mikrobiyolog)

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu