Türk kökenli başkanın belediyesine kayyum atandı

Belçika’da 50 yıl sonra bir ilk: Türk kökenli başkanın belediyesine kayyum atandı

Yerel yönetimlerden sorumlu Brüksel Bölge Bakanı Ahmed Laaouej’in (PS) önerisiyle alınan kararın, belediyeler üzerindeki idari vesayeti düzenleyen 14 Mayıs 1998 tarihli mevzuatın 18. maddesine dayandığı açıklandı. Bu karar kapsamında belediyeye özel bir denetim mekanizması uygulanacak ve belediyenin mali yönetimi yakından takip edileceği ifade ediliyor.

30 MILYON EUROLUK BÜTÇE AÇIGI

Brüksel Bölge Hükümeti tarafından, Saint-Josse Belediyesi’nin mali durumunun ciddi endişe yarattığı belirtildi. Yetkililere göre belediyenin bütçe açığı 30 milyon avroyu aşmış durumda.

Bölge yönetiminin hazırladığı raporlarda belediyenin mali ve idari yönetimine ilişkin çok sayıda eksiklik ve usulsüzlüğe dikkat çekiliyor. Basına yansıyan bilgilere göre raporda; bütçe ve muhasebe yönetimindeki düzensizlikler, gelirlerin sistematik şekilde gerçeğin üzerinde gösterilmesi, hesapların zamanında sunulmaması ve şeffaflık yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi başlıca sorunlar arasında yer alıyor.

Ayrıca belediyenin 2023 yılından bu yana bütçe ve mali hesaplarını yayımlamaması, etkili bir iç denetim mekanizmasının bulunmaması ve uzun süredir kalıcı bir belediye saymanının görev yapmaması da eleştirilen konular arasında. Bölge Hükümeti, yaşanan sorunların yalnızca Brüksel’deki belediyelerin karşı karşıya bulunduğu genel mali sıkıntılarla açıklanamayacağını belirterek, Saint-Josse Belediyesi’nde yapısal yönetim problemlerinin bulunduğu ifade ediyor.

EMIR KIR’IN SAVUNMASI YETERLI GÖRÜLMEDI

Saint-Josse Belediye Başkanı Emir Kır ise son dönemde yaptığı açıklamalarda belediyenin mali durumunun kontrol altında olduğunu ve gerekli önlemlerin alındığını savundu. Ancak Brüksel Bölge Hükümeti bu açıklamaları yeterli bulmadı. Kayyum ataması, Belçika yerel yönetim tarihinde son derece nadir görülen bir müdahale olarak tarihteki yerini aldı.

EMİR KIR KİMDİR?

1968 yılında Belçika’nın Charleroi kentinde doğan Emir Kır, 1960’lı yıllarda Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinden Belçika’ya göç eden maden işçisi bir ailenin çocuğudur. Siyasi kariyerine Fransızca konuşan Sosyalist Parti (PS) bünyesinde başlayan Kır, 2012 yerel seçimlerinde Saint-Josse-ten-Noode Belediye Başkanı seçilerek Belçika siyasi tarihinde bir ilk oldu. 2012 seçimlerinde hem Fransızca konuşulan Belçika’nın ilk Türk kökenli belediye başkanı hem de Brüksel Bölgesi’nin yabancı kökenli ilk belediye başkanı oldu.

2018 ve 2024 yerel seçimlerinde de koltuğunu koruyan Kır, 2020 yılında, Türk aşırı sağ milliyetçi çevreleriyle ilişkileri nedeniyle eleştirilen bazı temaslarının ardından üyesi olduğu Sosyalist Parti’den ihraç edildi ve o tarihten bu yana bağımsız belediye başkanı olarak görevini sürdürmekteydi.

KARARIN SIYASI YANKILARI: ASIRI SAGA KOZ

Belçika’daki Türk toplumunun en görünür siyasi figürlerinden biri olan Emir Kır hakkında alınan bu karar sadece mali ve idari sonuçlar doğurmakla kalmayacak, bu gelişme aynı zamanda Belçika siyasetinde yeni tartışmaları da beraberinde getirecektir.

Önümüzdeki günlerde hazırlanacak denetim raporları ve uygulanacak mali iyileştirme planları, Saint-Josse Belediyesi’nin geleceği açısından belirleyici olacak. Ancak şimdiden görünen o ki, Belçika yerel yönetim tarihinde nadiren karşılaşılan bu karar uzun süre kamuoyunun ve siyasi çevrelerin gündeminde kalmaya devam edecek.

Emir Kır, 2012 seçimlerinde hem ilk Türk kökenli belediye başkanı hem de Brüksel Bölgesi’nin yabancı kökenli ilk belediye başkanı olmuştu. Öyle görünüyor ki başkanlığını yaptığı belediyeye kayyum atanan Belçika’daki ilk Türk siyasetçi olarak da tarihe geçecektir.

Göçmen kökenli bir belediye başkanının mali usulsüzlük ve kötü yönetim iddialarıyla gündeme gelmesi, Avrupa’da halihazırda yükselişte olan merkez sağ ve aşırı sağ partilerin eline güçlü bir siyasi koz vermiş durumda. Göç ve entegrasyon karşıtı söylemleri siyasi gündemlerinin merkezine oturtan sağcı partiler bu durumu kendi politik tezlerini destekleyen örnekler olarak kamuoyuna sunmaktan çekinmeyeceklerdir. Bu nedenle yaşanan gelişmelerin yalnızca yerel yönetim boyutunda değil, Avrupa’daki göç ve kimlik tartışmaları açısından da sonuçları olacaktır. Sağ partilerin önümüzdeki dönemdeki seçim kampanyalarında ve göç politikalarına ilişkin tartışmalarda bu durumu gündeme getirmesi sürpriz olmayacaktır.

*Vrije Universiteit Brussel (VUB)

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu