Yeni küresel merkez! ‘Orta Güçler’in gözdesi Türkiye

Fransa’da geçen hafta gerçekleştirilen 8. Paris Barış Forumu’na küresel sistemin dönüşümü ile ilgili tartışmalar damgasını vurdu. Foruma “Küresel Güney” olarak adlandırılan ülkelerin liderleri katılırken, 80 yıldır devam eden İkinci Dünya Savaşı sonrası uluslararası sistemin sona erdiği tartışmaları öncelikli gündem oldu. Katılımcılar tek kutuplu ve iki kutuplu sistemlerin devrinin geri dönülmez bir şekilde sona erdiğinin ve “orta güçler” olarak adlandırılan ülkelerin öneminin arttığının altını çizdi. ABD merkezli düşünce kuruluşu Küresel İlişkiler Enstitüsü Direktörü Constantinos Filis, forumun ardından kaleme aldığı analizde Türkiye’nin bu gruptaki en önemli ülke olduğunu belirtti.


Analizde Fransa için “Hem doğrudan etki alanı hem de Batı ile geri kalan dünya arasında olası bir arabulucu rolü üzerinden daha büyük bir güç alanı kazanabilir” deniliyor.

TÜRKİYE VE SAFE BÜTÇESİ

Birleşik Krallık ve Türkiye’nin, Avrupa’nın savunma ve güvenlik mimarisinde belirleyici müttefikler olarak öne çıktığını vurgulayan Filis, şunları kaydediyor: “Türkiye’nin yakın zamanda açıkladığı Eurofighter alımı, konsorsiyumu oluşturan ülkeler için ekonomik ve stratejik bir katkı sağlamış; yaklaşık 20 bin kişilik istihdamı desteklemiş ve Ankara’yı bu ülkelerle daha da yakınlaştırmıştır. Türkiye ayrıca, Yunanistan üzerindeki diplomatik baskı yoluyla AB’nin SAFE programına katılımı veya savunma iş birliği mekanizmalarına erişimi konusunda esneklik sağlanmasını hedeflemekte; Atina’nın veto gücünün aşılmasını amaçlamaktadır.”

METEOR FÜZELERİ NE OLACAK?

Filis değerlendirmesinde “Fransa’ya dönecek olursak, son derece hassas Meteor füzelerinin satışına onay verilmesi, ikili ilişkiler açısından kritik bir önem taşımaktadır. Zira Türkiye’nin Eurofighter tedariki kapsamında bu sistemleri de talep ettiği bildirilmektedir. Ankara’nın kaybettiği stratejik alanları telafi etme çabası, ABD ile savunma alanında yaşanan zorluklar ve İsrail ile olan ilişkiler nedeniyle oluşan güvensizlik, Türkiye’nin Avrupa savunma tedarikine yönelimini güçlendirmektedir” ifadelerini kullanıyor.

AVRUPA SINIRLARI HEDEF

Diğer küresel gelişmelerin yer aldığı analizde şunlar kaydediliyor: “Avrupalılar, Rusya, Çin ve Amerika Birleşik Devletleri arasında şekillenen üçlü rekabetin ortasında olduklarının giderek daha fazla farkına varmaktadır. Bu güçler farklı alanlarda rekabet etmektedir: Rusya jeopolitikte, Çin ekonomik alanda, ABD ise ticaret ve küresel etki alanında öne çıkmaktadır. Amerikan birliklerinin Doğu Avrupa’dan, özellikle Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Slovakya’dan olası çekilmesi ve Rusya’nın hibrit saldırılarla Avrupa’nın sınırlarını test etmesi, Avrupa açısından endişe verici bir güvenlik ortamı yaratmaktadır.”

Yeni küresel merkez! 'Orta Güçler'in gözdesi Türkiye - Resim : 2
Filis: Türkiye, Yunanistan’a baskı yaparak AB’nin SAFE programına katılımına izin vermesini sağlamaya çalışıyor.

ABD NE YAPACAK?

“ABD’nin 2008’den bu yana stratejik odağını Çin ve Hint-Pasifik bölgesine kaydırdığı görülmektedir. Bu eğilim bu kez daha belirgin hale gelmiş ve Avrupa’nın kendi savunma ve güvenliğinden daha fazla sorumluluk alması gerektiğini ortaya koymuştur. Ancak Avrupalı ülkeler, kırılgan sosyal uyumlarını riske atmamak adına, devam eden veya donmuş çatışmalara doğrudan müdahil olma konusunda temkinli davranmaktadır. Gazze’de Avrupa güçlerinin geniş çaplı bir konuşlanması olası görünmezken, Ukrayna’da da sınırlı askeri katkı dışında geniş bir Avrupa askeri varlığına yönelik isteklilik düşüktür. Almanya’nın Litvanya’ya 3 bin–5 bin asker konuşlandırma kararı ise dikkat çekici bir gelişme olup Avrupa’da yeniden silahlanma tartışmalarını da beraberinde getirmiştir.”

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu