Batı’nın Mali yalanı

Batı’nın Mali yalanı

BİR VEKALET SAVAŞI

Fransa’nın eski sömürgesi üzerindeki devam eden tahakkümüne karşı kitlesel protestoların ortasında, Fransa tarafından desteklenen Cumhurbaşkanı İbrahim Keïta rejimi 2020’de geniş halk desteği gören bir darbeyle devrilmişti.

Mali Dışişleri Bakanı Abdoulaye Diop, daha sonra kurulan askeri hükümetin 2022’de Fransız askerlerini ülkeden kovmasından bu yana Fransa’nın istihbarat toplamak ve terör gruplarına havadan silah indirmek için Mali hava sahasını ihlal ettiğini BM Güvenlik Konseyi’ne yazdığı bir mektupla bildirdi. Ancak kanıtları sunmak için talep ettiği acil toplantı BM tarafından reddedildi.

Daha sonra komşu Burkina Faso ve Nijer tarafından da benzer iddialar ortaya atıldı. Zira buralarda da Fransa destekli rejimler kitlesel protestolar sırasında darbelerle devrilmiş ve yerlerini Fransız birliklerini sınır dışı eden halk desteğine sahip askeri yönetimlere bırakmıştı.

Fransa bu iddiaları reddetse de, müttefiki Ukrayna’nın askeri istihbarat sözcüsü Andriy Yusov 2024 yılında verdiği bir röportajda, Mali’de saldırılar düzenlemeleri için silahlı Tuareg gruplarına “sadece bilgi değil, gerekli istihbarat ve desteği” sağladıklarıyla açıkça övündü. Le Monde gazetesi ayrıca Ukraynalı yetkililerin silahlı Tuareg ayrılıkçılarına İHA kullanım eğitimi verdiğini de bildirmişti. 25 Nisan saldırılarını başlatmak üzere El Kaide ile koalisyon kuranlar da işte bu ayrılıkçılardı. Oynanan bu dış kaynaklı oyunların halk tarafından açıkça görülmesiyle birlikte, ülkenin egemenliğini savunan hükümet popülaritesini korumayı başardı.

HALKIN DESTEĞİ SÜRÜYOR

Ancak Traoré burada, “Artan fiyatlar halkta yorgunluk yaratıyor. Hükümete destek sürüyor ama bu destek, askeri alanda alınacak sonuçlara ve tedarik krizinin iyi yönetilmesine bağlı” ifadesiyle önemli bir uyarıda bulunuyor.

Bu askeri sonuçları elde etmek için planlanan karşı saldırı halihazırda devam ediyor. Hükümet, 25 Nisan’daki büyük saldırıdan birkaç gün sonra Nijer sınırı yakınlarında bulunan Menaka’yı IŞİD bağlantılı gruplardan geri aldı. Militanlar, Mali ordusunun El Kaide ve Tuareg ayrılıkçılarıyla çatışmasını fırsat bilerek kasabayı işgal etmişti. Ancak elde tuttukları mevzileri koruyamayarak, Afrika Kolordusu’nun desteğini alan Mali ordusunun 29 Nisan’da kente girmesiyle kaçmak zorunda kaldılar. Ardından 6 Mayıs’ta hükümet, Gao bölgesinin Nijer sınırındaki Labezanga şehrini de geri alarak; Mali ordusuna yardım eden Nijer ve Burkina Faso ile olan kritik koridorları yeniden açtı.

OYUNU DEĞİŞTİRECEK HAMLE

Kukla hükümetleri devirip birliklerini kovduktan sonra Fransa’dan gelen ortak tehditlerle karşı karşıya kalan üç eski Sahel sömürgesi, Sahel Devletleri İttifakı (AES) adında askeri ve siyasi bir blok oluşturmak üzere birleşmişti.

Traoré’nin aktardığına göre, bu üç ülkenin Aralık 2025’te kurduğu 5.000 askerlik ortak güç, Nisan 2026’da 15.000’e çıkarıldı. Bu güç sadece güneydoğudaki üçlü sınır bölgesinde değil, Mali’nin kuzeydoğusundaki Kidal bölgesinde de aktif rol oynuyor.

2013 yılında Fransız birlikleri tarafından ayrılıkçılara teslim edilen Kidal, Fransız askerlerinin ülkeden kovulmasından bir buçuk yıl kadar kısa bir süre sonra (2023 yılında) Mali ordusu tarafından geri alınmıştı. Ancak 25 Nisan saldırılarının ardından ayrılıkçılar şehrin kontrolünü yeniden ele geçirdi.

Buna rağmen AES ortak gücü, şehrin stratejik ya da lojistik açıdan çok büyük bir öneme sahip olmaması nedeniyle Kidal’da kanlı bir şehir savaşına girmekten kaçındı. Traoré bunun yerine ordunun, teröristlerin ikmal yollarını “boğmak için nokta hava saldırıları düzenlediğini” ve örgütün “karayolu ikmal hatlarının kesilmiş durumda” olduğunu belirtiyor.

Traoré’ye göre, AES ortak gücünün ilk büyük ortak operasyonu olan bu karşı saldırı başarısız olursa tüm konfederasyon projesi zayıflayacak. Ancak askeri ittifak sağlam durmayı başarırsa, bu sadece Sahel bölgesi için değil, tüm Afrika için oyunun kurallarını değiştiren tarihi bir dönüm noktası olacak.

Kaynak: peoplesdispatch.org

Çeviren: Atahan UĞUR

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu