Bolivya halkı ayakta! Neoliberal sömürüye isyan

Bolivya’da Devlet Başkanı Rodrigo Paz Pereira hükümetine karşı başlayan eylemler ülkenin dokuz idari bölgesine yayıldı. La Paz, Oruro, Potosi, Chuquisaca, Cochabamba ve Santa Cruz’da ulaşım büyük ölçüde durdu. Uzun yıllarıdr Latin dünyasındaki gelişmeleri sahadan takip eden gazeteci Giorgio Trucchi’nin aktardığı bilgilere göre ülke genelinde iş bırakma eylemleri, yol kapatmalar ve kitlesel gösteriler dört haftadır aralıksız sürüyor. Trucchi’ye göre protestolar yalnızca ekonomik taleplerle sınırlı değil; “Bolivya halkı neoliberalizmin geri dönüşüne ve doğal kaynakların çok uluslu şirketlere açılmasına karşı ayakta.” Paz hükümeti ise protestolara karşı güvenlikçi çizgiyi sertleştirirken, olağanüstü hal ve askeri müdahale tehditlerinde bulunuyor.


Bolivya halkı, Rodrigo Paz hükümetinin neoliberal politikalarını dört haftadır sokaklarda protesto ediyor. Paz ise tehditler yağdırmaya devam ediyor. (Rueters)

YERLİ TOPLULUKLAR AYAKTA

Trucchi’nin analizine göre protestolara Bolivya İşçi Merkezi (COB), Birleşik Köylü İşçileri Konfederasyonu (CSUTCB), yerel konseyler, yerli topluluklar, öğretmenler, madenciler ve sağlık çalışanları katılıyor. Protestoların merkezinde Rodrigo Paz hükümetinin uygulamaya koyduğu neoliberal “kemer sıkma programı” bulunuyor. Trucchi’nin aktardığına göre 5503 sayılı kararnameyle yakıt sübvansiyonları azaltıldı, kamu harcamaları kesildi, maaşlar donduruldu ve kamu istihdamı sınırlandırıldı. Aynı süreçte büyük toprak sahiplerine ve ulusötesi sermayeye yeni imtiyazlar tanındı. Protestolar sırasında şu ana kadar 150’den fazla kişinin gözaltına alındığı, en az 50 kişinin yaralandığı ve bir protestocunun yaşamını yitirdiği bildirildi. COB lideri Mario Argollo, CSUTCB yöneticisi David Quispe ve El Alto’daki “Kızıl Ponçolar” hareketinin liderlerinden Winston Genio hakkında ise “ayaklanma” ve “kamu düzenini bozma” suçlamalarıyla yakalama kararı çıkarıldı.

LİTYUM ÜZERİNDE KÜRESEL MÜCADELE

Bolivya dünyanın en büyük lityum rezervlerinden birine sahip ülkeler arasında yer alıyor. Elektrikli araç bataryaları ve enerji dönüşümü açısından kritik görülen lityum rezervleri nedeniyle ülke küresel güç mücadelesinin merkezine yerleşmiş durumda. Haber Global Web Özel’e gelişmeleri değerlendiren Trucchi, Paz hükümetinin büyük servet vergisini kaldırdığını, IMF ve çok taraflı finans kuruluşlarından milyarlarca dolarlık kredi talep ettiğini ve hidrokarbon ile madencilik alanlarını yeniden yabancı şirketlere açmaya başladığını ifade ediyor. Evo Morales döneminde kamulaştırılan enerji ve doğal kaynak politikalarının bugün tersine çevrilirken protestocular ise lityum, bakır, kalay, altın ve nadir toprak elementlerinin yeniden çok uluslu şirketlerin kontrolüne bırakılmasına karşı çıkıyor.

Bolivya halkı ayakta! Neoliberal sömürüye isyan - Resim : 2
Bolivya halkı ülkenin maden ve yeraltı kaynaklarının ABD merkezli çokuluslu şirketlere açılması yönündeki adımlardan vazgeçilmesini de talep ediyor. (US. Emb. Bolivia)

PERDENİN ARKASINDA ABD VAR

Bolivya’daki kriz Latin Amerika’da ABD müdahaleciliği tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı. Evo Morales sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’nin DEA ve Güney Komutanlığı desteğiyle kendisine yönelik operasyon planladığını iddia etti. Trucchi’ye göre sekiz Latin Amerika ülkesinin Paz hükümetine destek açıklaması yapması da Washington’a yakın yeni bölgesel bloklaşmanın işareti durumunda. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da protestocuları “suç örgütleri ve uyuşturucu bağlantılı yapılar” şeklinde tanımlayarak perde arkasındaki ABD etkisini gözler önüne seriyor. Bolivya medyasındaki bilgilere göre bu durum halkın ABD karşısındaki tarihsel hafızasının yeniden canlanmasını da sağlıyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu