Etkin pişmanlık ifadelerim doğru değil

İBB davasında 39. gün sona erdi: Murat Kapki: Etkin pişmanlık ifadelerim doğru değil

Bugünkü duruşmada itirafçı ifadesiyle ilgili “Savcılık tarafından yönlendirildim” diyen tutuklu iş insanı Murat Kapki’nin mahkeme sorgusu yapıldı. Ardından Kapki’nin avukatlarının savunmasına geçildi.

ÖNCEKİ DURUŞMADA NELER YAŞANDI?Davanın 15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 38. duruşmasında Murat Kapki savunma yapmış ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkında verdiği ifadelerin tamamen asılsız olduğunu söylemişti. 

Kapki, savcının kendisine “Bize yardımcı olursan senin de lehine olur. Kendini savunmak yerine isim ver” dediğini aktarmıştı. 

Kapki, eski AKP MKYK üyesi Mücahit Birinci’nin vekalet ve 2 milyon 500 bin dolar karşılığında hapisten çıkaracağına ilişkin vaadi hakkında da “Önüme imzalamam için bir kağıt koydu ‘Bunu imzala iki hafta sonraya çıkarsın’ dedi. Okumaya başladım ve İmamoğlu, Ongun ve hatta Özgür Özel ile ilgili, benim hiç duymadığım şeyleri, Hüseyin Köksal’ın ağzından olarak yazmış” ifadelerini kullanmıştı.

CANLI

DURUŞMA SONA ERDİ

20.10 | İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 77’si tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasının 39. celsesi sona erdi. Davaya 20 Mayıs Çarşamba günü devam edilecek.

“HAYATTA RAKİBİNDEN BU KADAR KORKAN KİMSE YOK”

16.55 | Ekrem İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken, diploma davasıyla ilgili istinaf mahkemesine yaptığı başvurunun reddedilmesine ilişkin “Böyle bir hız daha önce görülmedi. Bu jet karar siyasetten âri değildir” diye konuştu.

İmamoğlu, “Bu acele niye? İstinafta daha önce 3 haftada onaylanmış siyasi bir konu yok. Bu büyük bir telaştır. Demek ki birileri yakında seçim ihtimalini düşünüyorlar, İmamoğlu aday olmasın diye acele karar vermeye devam ediyorlar. Hayatta rakibinden bu kadar korkan başka biri yoktur” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu, şöyle konuştu:

“19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız mutlu olsun. Türk gençliği, ne yazık ki baskı altındadır. Ne yazık ki güvencesi yoktur. Bölge İdare Mahkemesi, İstinaf, diplomamın iptaliyle ilgili başvurumu kabul etmemiş. …Mahkemenin asıl başkanını görevden aldılar 3-4 hafta önce. 3-4 haftada bir istinafın karar vermesi, siyasi bir karar vermesi tarihte görülmüş bir şey değil. Yani ‘ahmak davası’ bile üç yıl bekledi, üç yıl. Böyle bir hız daha önce hiç görülmedi. Bu jet karar, siyasetten âri değildir; onu söyleyeyim. ‘Gaye vasıtayı meşru kılar’ anlayışına sahip olanlar, zaten mahkeme dizaynı ile kararı önden belli etmiştir. Tabii ki Danıştay’a gideceğiz. Ama asıl soru: Bu acele niye? Acele ediyorlar. İstinafta üç haftada daha önce onaylanmış siyasi bir konu yok. Bunu tekrar ifade edeyim. Bu, büyük bir telaştır. ‘Demek ki birileri yakında seçim ihtimalini mi acaba düşünüyorlar’ diye hep düşünmeden edemiyorum. Gaye hasıl olsun ama şunu söyleyeyim: ‘İmamoğlu aday olmasın’ diye de acele karar vermeye devam ediyorlar. Bunların ortaya koyduğu iddia çöp olmuştur. Asıl sistem belli olmuştur. Onu söyleyeyim. Bu, utanç vericidir. Yazıklar olsun. Ama söyleyeyim: Hayatta rakibinden bu kadar korkan birisi yoktur. Gün doğmadan neler doğacak. Hepinizi çok seviyorum…”

16.05 |  Murat Kapki’nin avukatlarından Çağan Yazıcı savunma yaptı.

Dosyadaki bilirkişi raporunun müşteki iddialarını doğrulamaya çalıştığını ifade eden Yazıcı, “Belirsizlik iddiası ana ihaleye ilişkin. Biz alt ihale alıcıyız. Müvekkilimin sorumluluğu yok. Bilirkişi, başka firmaların ihaleye belirsizlik nedeniyle giremediğini söylüyor” dedi.

14.15 | Duruşma verilen aranın ardından Murat Kapki’nin avukatı Fikret Araz’ın savunmasıyla başladı.

Avukat Araz, müvekkilinin hakkındaki soruşturmanın olağandışı görünse de Türkiye’de olağan hale geldiğini ifade etti ve “4 bin sayfalık bir iddianame hazırlandı. Kamuoyunda ‘çok şey var’ algısı yaratma çabası maalesef başarılı olmamıştır” dedi. Araz, “Bugün siz yargılıyorsunuz ama yarın başka bir heyet gelirse bizi yargılamayacaktır bile” ifadelerini kullandı. Araz, “Örgütün varlığını kabul etmiyoruz. Böyle bir örgüt yoktur” diye konuştu.

Müvekkilinin kamu görevlisi olmadığını söyleyen Araz, “Biz kabul etmesek de buradaki eylemlerin oluştuğunu varsayalım, dolandırıcılık suçu oluşmuyor. Biz zaten para ödeyen taraftayız” dedi. Araz, “Kamu kurumuna yapılan ödeme rüşvet olamaz. Müvekkilimi ilgilendiren bir durum yoktur” ifadelerini kullandı.

İddianamenin büyük ölçüde etkin pişmanlık ifadeleri ve tanık beyanları üzerine kurulu olduğunu söyleyen avukat Araz, “İsmail Kaan’ı biri çağırıp bu kadar malı niye alıyorsun diye sorsun. Yokmuş gibi davranılması manidar geliyor. Mallar İsmail Kaan değil de başka bir yakını üzerine devredilseydi muhtemelen o da tutuklu olurdu” dedi.

Müvekkilinin tahliyesini ve mal varlığı üzerindeki tedbirinin kaldırılmasını talep eden Aras’ın ardından Kapki’nin bir diğer avukatı Çağan Yazıcı savunmasına başladı.

12.50 | Mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi.

12.40 | Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney Kapki’ye sorular yöneltti.

Kapki ve Güney arasındaki diyalog tutanaklara şöyle yansıdı.

İnan Güney: Öncelikle Murat Bey, hepimize geçmiş olsun diyorum. Ben her gün yüzlerce kilometre yol kat edip burada bizlerle birlikte bu çileyi ortak olan ailelerimize selam yollamak istiyorum. Az önce Sayın Başkanın sorduğu soruyla aslında cevap verdiniz. İnan Güney’in sistemde olduğunu söylemiştiniz. Yine haksız kazançlar elde ettiğini ve Serkan Öztürk’ün İnan Güney’in kasası olduğunu ifade etmiştiniz ve bunların tamamıyla, yönlendirmeyle gerçek olmadığını ifade ettiniz Sayın Murat Kapki. Şimdi bu ifade üzerine bir iddianame inşa edildi İnan Güney adına. Buradan bir varsayımla siz kasa dediniz, Sayın Savcılık Makamı İnan Güney’in 3K şirketin gizli ortağı olduğu yönünde bir varsayıma ulaştı. Bu konuda bir bilginiz, görgünüz, bizimle paylaşmak istediğiniz bir şey var mıdır acaba?

Murat Kapki: İnan Bey, yani ben sizi tanımıyorum zaten, tanışmamıştık da yani. Bilmiyorum. Yani orada sadece diyorum ya siz bir anda çıktınız, yani bana anlatılanlardan dolayı çıktınız. Ben sizle ilgili hiçbir şey bilmiyorum.

İnan Güney: Tamam, teşekkür ediyorum. Bir de dediğim gibi bu ifadelerden yola çıkarak yine benim 3K şirketimin Büyükşehir’den almış olduğu eylem 70, 72 ve 117’deki bir tane pano, iki tane pano, artı dört ya da beş tane panoda müdahil olduğum söyleniyor. Yani eylem 70, 72 ve 117’ye dâhil edildim bu ifade üzerine. Benim eylem 70, 72, 117 ile ilgili ya da Büyükşehir’de herhangi bir birime gidip bir özel şirket için bir pano talebinde bulunduğuma dair bir bilginiz, görgünüz, duyumunuz var mıdır?

Murat Kapki: Yok.

İnan Güney: Teşekkür ediyorum.

12.05 | Savcının ardından tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun sorularına geçildi. İmamoğlu, sözlerine 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı ve Kurban Bayramı’nı kutlayarak başladı. Geçen hafta mahkeme başkanıyla yaşadığı diyaloğa atıf yapan İmamoğlu, “Allah herkesin ailesini esirgesin. Murat Bey’i dinleyince benim feryat denilebilecek bir tavrım oldu. Tonu yüksekti, sizi rahatsız etti” ifadelerini kullandı.

Murat Kapki’nin iddianameye göre bir statüsü olduğunu söyleyen İmamoğlu, “Geçen hafta bir dava vardı, orada yargılanan Hüseyin Gün de örgüt yöneticisi. Adam kendisi söyledi, beni 2 dakika görmüş” dedi. İmamoğlu, Kapki’ye “Hiç birlikte yemek yedik mi, kişisel ticaretimiz oldu mu?” diye sordu. Kapki, “Hayır” yanıtını verdi. İmamoğlu, “Burada örgüt yoktur” ifadelerini kullandı.

“BENİ YÖNLENDİRMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ”

11.45 | Kapki’nin ek savunması bittikten sonra mahkeme sorgusuna geçildi. Kapki’nin verdiği etkin pişmanlık ifadelerini soran mahkeme başkanı, “Doğru değil” yanıtını aldı.

Mahkeme başkanı, Kültür A.Ş.’den yardım kartı istenmesi konusunda soru yöneltti. Kapki, “Zorunluluk değildi. Yardım için istediler” dedi ve AKP’li Zeytinburnu Belediyesi’ne de yardım kartı gönderdiğini ifade etti. Kapki ayrıca, savcıların kendisine Murat Ongun, Fatih Keleş ve Hüseyin Köksal’ın isimlerini verdiğinde itibar ettiklerini savundu.

Mahkeme başkanının ardından duruşma savcısının sorgusu başladı. Savcı, “Kuzeniniz Berat Kapki, 4 taşınmazı kaçırmak için Zeynep Tecer’e verdiğiniz söylüyor” dedi. Murat Kapki, “Yalan söylüyor. Kendisi benim avukatım. Avukat Zeynep’i soruyorsunuz ama İsmail Kaan’ı neden sormuyorsunuz?” diyerek yanıt verdi. Duruşma savcısı bunun üzerine “Daha sorularımı bitirmeden ‘Neden sormuyorsunuz’ diyerek çıkışmayın bana” ifadelerini kullandı.

Kapki, savcıya “Tamamen beni yönlendirmeye çalışıyorsunuz” diyerek tepki gösterdi ve “İsmail Kaan’ı neden sormuyorsunuz?” dedi. Savcının “İmamoğlu İnşaat’tan iki villa aldığınıza dair beyan var” sözlerine Kapki’nin yanıtı “Tek toplu iğne almışlığım yoktur” şeklinde oldu.

11.10 | “Savcılık tarafından yönlendirildim” diyerek itirafçı olmak istemediğini söyleyen tutuklu sanık Murat Kapki, “Bazı hususları atladım” dedi ve 15 dakika ek savunma süresi aldı.

Kardeşi ve eşinin de bu davada sanık oldığunu vurgulayan Kapki, “Kardeşim burada tutuklu. Eşim sanık o yüzden benim o gün verdiğim ifadeler geçersizdir. Bana o gün ‘Roma’yı sen mi yaktın’ deselerdi ‘Evet ben yaktım’ derdim. Ama savcılıkta anlattığım İsmail ile ilgili (İsmail Kaan) hiç işlem yapılmadı” dedi.

Mahkeme başkanının “Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile ilgili verdiğiniz ifadeler doğru mudur” sorusuna Murat Kapki” Değildir başkanım tamamen yönlendirmeyle verilmiş ifadelerdir” şeklinde yanıt verdi.

Kapki ayrıca  TÜRGEV’in yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinde bulunan İsmail Kaan hakkında suç duyurusunda bulunmak istediğini söyledi.

Kapki, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olduğu dönemde yaptığı, “Soruşturmayı ilk Murat Kapki öğrendi” sözlerine atıf yaparak, “Evet bana 2024 yılının ekim ayında Çetin Ayaz adlı bir arkadaş gelerek ‘Şirketlerinle ilgili gizli soruşturma yürütülüyor’ dedi. Ocak ayında, ‘Soruşturmanın neresinde olduğuna bakarız’ diyerek 100 bin dolar istedi. İfademde de söyledim ama kimse Çetin’e sormadı” ifadelerini kullandı.

“İSMAİL KAAN ‘MALLARINI BENİM ÜZERİME GEÇİR’ DEDİ”

Daha sonra İsmail Kaan’la görüştüğünü söyleyen Kapki, “Mallarını benim üzerime geçir. Hiçbir şey yapamazlar. Bende neler var onlarla ilgili” dediğini ve kendisine telefonundan bir şeyler gösterdiğini ifade etti. Savcılığa bunu da anlattığını ifade eden Kapki, “Eşim sanık, kayınpederim sanık, çalışanlarım sanık ama Çetin Ayaz’la İsmail Kaan yok” dedi. Kapki ayrıca, “Bundan önceki vermiş olduğum ifadelerin tamamı, hür irademle değil” diye konuştu.

“15 defa yazdım, İsmail Kaan’ın tek bir ifadesi alınmadı” diyen Kapki, “1 milyon 750 bin dolarıma çöktüğünde babasının söylediği aklıma geliyor. ‘Ben daha fazlasını vererek kurtardım oğlumu’ demiş” ifadelerini de kullandı. İsmail Kaan’ın mahkeme huzurunda dinlenmesini istediğini söyleyen Kapki, “Herhalde çağırabilirsiniz. Kendisinin ve babasının getirilmesini istiyorum. Kimlere para vermiş oğlunu kurtarmak için. Anlatsın” şeklinde konuştu.

10.50 | Sanıklar, avukatları, gazeteciler, izleyiciler ve mahkeme heyeti salondaki yerlerini aldı.Sağlık sorunları yaşayan tutuklu Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy, diğer sanıkların yardımıyla duruşma salonuna giriş yaptı.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden” sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi “müşteki”, 89’u tutuklu, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 402 kişi “sanık” olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan “örgüt” şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı”, tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi” olduğu iddia ediliyor.

İMAMOĞLU’NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, 8 kez “suç gelirlerini aklama”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “irtikap”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “haberleşmenin engellenmesi” suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun’un “rüşvet”, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile “suç gelirlerini aklama” suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin’in “rüşvet”, “zincirleme şekilde rüşvet”, “irtikap” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç gelirlerini aklama”, “evrakta sahtecilik”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma”, 2 kez “irtikap”, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

BİRLEŞEN DOSYA 

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.

İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli’nin “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” ile “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 9 yıl 8’er aydan 31 yıl 8’er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.

Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 kişinin tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu