ABD, Castro’ya dava açtı. Dünya ise ABD’den davacı

ABD’nin eski Küba lideri Raul Castro hakkında dava açması Latin Amerika’da yeni tepki dalgası yarattı. Havana, Washington’u “siyasi manipülasyon” ve “askeri müdahaleye zemin hazırlama” girişimiyle suçladı. ABD ise dava ile eş zamanlı olarak uçak gemileri ile Küba’yı ablukaya almaya başladı. ABD’nin davası akıllara Washington’ın onlarca yıldır Latin Amerika’da yürüttüğü askeri müdahaleler, ambargolar ve gizli operasyonları da getirdi. Birleşmiş Milletler, Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) ve çok sayıda Latin Amerika ülkesi geçmişte Washington’a karşı defalarca hukuki süreç başlattı, yaptırım politikalarını kınadı ve ABD’yi uluslararası hukuku ihlal etmekle suçladı. ABD, Küba’ya karşı dava açsa da dünya ABD’ye dava açıyor.


ABD’nin Küba politikaları her yıl BM tarafından kınanmasına karşın, Donald Trump hükümeti eski Küba lideri Raul Castro’ya dava açtı. (Shutterstock)

MÜDAHALEYE ZEMİN HAZIRLIYOR

ABD Adalet Bakanlığı’nın eski Küba lideri Raul Castro hakkında 1996’daki “Brothers to the Rescue” uçaklarının düşürülmesi nedeniyle dava açtığını duyurması Latin Amerika’da geniş yankı yarattı. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada suçlamaları “hukuki temeli olmayan siyasi manevra” olarak tanımladı ve Küba’nın “meşru müdafaa hakkını kullandığını” savundu. Küba hükümeti açıklamasında ABD’nin yıllardır Küba hava sahası ihlalleri konusunda uyarıldığını ve Washington’ın bölgedeki askeri operasyonlarının uluslararası hukuku sistematik biçimde ihlal ettiğini vurguladı. Verili tarih ise ABD’nin davasına karşın çok sayıda bağımsız ülkenin Washington’a dava açtığını gözler önüne seriyor.

ABD MAHKUM EDİLDİ

ABD’ye karşı açılan en önemli davalardan biri 1984 yılında Nikaragua tarafından Uluslararası Adalet Divanı’na taşındı. “Nicaragua vs. United States” davasında Managua hükümeti, Washington’ı Contra gerillalarını desteklemek, limanları mayınlamak ve egemenlik ihlali gerçekleştirmekle suçladı. Uluslararası Adalet Divanı 1986 yılında verdiği kararda ABD’nin uluslararası hukuku ihlal ettiğine hükmetti. Mahkeme, Washington’ın Nikaragua’nın iç işlerine yasa dışı müdahalede bulunduğunu belirtti ve tazminat ödemesi gerektiğini açıkladı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da (BMGK) daha sonra çok sayıda oturumda ABD’nin Nikaragua politikasını eleştiren kararları destekledi.

BM HER YIL KINIYOR

BM, 1992’den bu yana her yıl ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik ambargoyu kınayan kararlar alıyor. BM kayıtlarına göre 2025 yılında yapılan oylamada 187 ülke ambargonun kaldırılması yönünde oy kullandı. ABD ve İsrail ise karara karşı çıkan az sayıdaki ülke arasında yer aldı. Küba Dışişleri Bakanlığı’na göre ABD yaptırımları ülkeye on milyarlarca dolarlık ekonomik zarar verdi. Washington’ın finans, enerji, sağlık ve gıda sektörlerini hedef alan yaptırımları dünya ölçeğinde “ekonomik savaş” olarak tanımlıyor. Amerikan Devletleri Örgütü (OAS) içinde de yıllar boyunca Washington’ın Küba politikalarına yönelik ciddi tartışmalar yaşandı. 2009 yılında OAS, 1962’de Küba’ya uygulanan üyelik yasağını kaldırdı.

ABD, Castro'ya dava açtı. Dünya ise ABD'den davacı - Resim : 2
ABD’nin müdahaleleri dolayısıyla çok sayıda Latin Amerika ülkesinde Washington’a karşı dava açılmış durumda. Birleşik Devletler ayrıca Uluslararası Adalet Divanı’nda da yargılanarak suçlu bulundu. (USMC)

LATİN AMERİKA ABD’DEN DAVACI

ABD’ye yönelik suçlamalar yalnızca Küba ve Nikaragua ile sınırlı kalmadı. Venezuela, özellikle Hugo Chavez ve Nicolas Maduro dönemlerinde Washington’ı darbe girişimleri, ekonomik sabotaj ve yaptırımlarla suçladı. 2002’de Hugo Chavez’e karşı gerçekleştirilen kısa süreli darbe girişimi sonrasında Venezuela hükümeti ABD destekli müdahale iddialarını gündeme taşıdı. WikiLeaks belgeleri ve ABD Kongresi kayıtları da Washington’ın Venezuela’daki muhalif yapılarla yoğun temaslarını ortaya koydu. Bolivya’da Evo Morales hükümeti 2008 yılında ABD Büyükelçisi Philip Goldberg’i “iç işlerine müdahale” suçlamasıyla sınır dışı etti. Morales ayrıca ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi DEA’yı ülkedeki siyasi süreçlere müdahale etmekle suçladı.

KITANIN KURULUŞLARI ABD’YE KARŞI

Şili’de ise 1973’te Salvador Allende hükümetine karşı gerçekleştirilen askeri darbe yıllardır ABD müdahaleciliğinin sembollerinden biri olarak görülüyor. ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı CIA’nın darbeye ilişkin belgeleri daha sonra kamuoyuna açıklandı. Şili’de sivil toplum kuruluşlarının ABD’ye karşı açtıkları dava uluslararası mahkemelerde halen sürüyor. CELAC (Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu), ALBA ve UNASUR gibi bölgesel birlikler son yıllarda ABD yaptırımlarına ve müdahalelerine karşı çok sayıda ortak açıklamalar yaptı. Özellikle Küba, Venezuela ve Nikaragua’ya yönelik yaptırımlar çok sayıda Latin Amerika hükümeti tarafından “egemenlik ihlali” olarak değerlendirildi.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu