Bilgi bizimdir bizim kalacak
Bilgi bizimdir bizim kalacak
Kararın ardından öğrenci, emekçi, mezun ve sendika üyelerinin de olduğu çok sayıda kişi kampüs önünde bir araya geldi. Kampüsün girişi zincirle kilitlenirken üniversitenin kapatma kararını protesto etmek isteyen öğrencilerin kampüse girişi engellenmek istenildi. Öğrencilerin tepkisi üzerine, kampüse girişlere izin verilirken mezunlar da uzun direnişin ardından “Mezun içeri polis dışarı” sloganlarıyla içeri alındı. Eylemde “Ne kayyımın ne AKP’nin, kampüsler bizimdir” pankartı taşınırken öğrenciler sık sık “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” ve “Devlet elini okulumdan çek” sloganları attı.
SARAY DURMUYOR
Bilgi Üniversitesi müzik bölümü öğrencisi Batın Kılıç, ‘‘Bu stratejik olarak bayram öncesinde CHP’ye olan ‘post-modern darbe’ etrafında aynı anda bilerek gerçekleştirilmiş olaylar. Bu ikisinin arasındaki çok açıkça bir bağ var ve ikisinin de tek nedeni tek adam rejimidir” dedi.
Okullarını bırakmamak için bir araya geldiklerini ifade eden Kılıç, “Kendi irademizi ortaya koyacağız ve bunların düzelmesini sağlayacağız. Eğitim hakkımız öyle bir anda gelip elimizden alınamaz. Bu kabul edilemez, biz öğrenciler olarak bunu kabul etmiyoruz ve bunun karşısında duruyoruz. Özerk bir üniversite istiyoruz. Buradaki kayyumların gitmesini istiyoruz. Bilgi Üniversitesi’nin yaşamasını istiyoruz. Mücadeleye devam edeceğiz’’ ifadelerini kullandı.
DAYANIŞMA KAZANDIRIR
Öğrenciler yaptığı açıklamada, “Bu okulu var eden, kampüsleri kampüs yapan bizleriz. Bu okulun öğrencileri 19 Mart’tan bu yana bir araya geldiğinde neler başarabileceğini yönetime göstermiştir. Binlerce öğrencinin eğitim hayatına tek bir imza ile müdahale edebilen bu sistem her gün sömürü çarkını tüketmeye ant içmiş. Okulumuzun kapısına kilit vurmanıza izin vermeyeceğiz” denildi.
Öğretmen Sendikası Bilgi Üniversitesi Temsilcisi İdil Işık, “Bu dayanışma bize bir kez daha göstermektedir ki üniversiteler yalnızca kampüslerden, binalardan ibaret değildir. Üniversiteler saraylardan, patronlardan, holdinglerden ya da siyasi iktidarın keyfi kararlarından büyüktür. Bizler bu anti-demokratik, tepeden inme, hukuksuz tasfiye girişimini kabul etmiyoruz” dedi.
Eğitim Sen İstanbul 6 No’lu Şube Başkanı Burak Çetiner ise şöyle konuştu: ‘‘Akademisyenler de, idari personel de, üniversite çalışanı da bir geleceksizliğe hapsedilmek isteniyor. Burada toplanan binlerce öğrenci, binlerce akademisyen, sendikacı beraber durarak, dayanışmayla o kapıya vurulan kilidi kaldırdı. Bu yol, bu dayanışma bize hangi yoldan yürümemiz gerektiğini gösteriyor. Üniversite bileşenleri, akademisyenler, üniversite çalışanları, öğrenciler omuz omuza dayanışmayla durduğu zaman fiili meşru mücadeleyle bu mücadeleyi sürdürebiliriz.”
∗∗∗
SÜREÇ NASIL İŞLEDİ?
7 Haziran 1996’da Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından sivil bir girişim olarak kurulan üniversite, uzun yıllar bu yapıyla Türkiye yükseköğretiminde yer aldı. Ancak kurum, 2019 yılında Can Holding tarafından devralındı. Devir sonrası Mütevelli Heyeti Başkanlığına Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can geldi. Yönetim kademelerinde holding temsilcileri ağırlık kazandı. Yeni yönetimle birlikte bazı üst düzey idari personelde değişikliğe gidildi. Üniversite, holding yapısına daha entegre bir yönetim modeline geçti. Ancak İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyetlerinin durdurulmasına giden süreç, 2025 yılının son aylarında başladı.
Eylül 2025’te, üniversiteyi bünyesinde barındıran şirketin bağlı olduğu Can Holding’e yönelik kapsamlı bir adli operasyon düzenlendi. “Suç örgütü kurmak”, “kara para aklama” ve “dolandırıcılık” gibi iddialarla yürütülen soruşturmalar kapsamında holdinge ait 121 şirkete TMSF tarafından el konuldu. Can Holding’e yönelik operasyonun ardından, üniversitenin kurucu vakfı olan Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı’na da kayyum atandı. Holdinge yönelik ikinci dalga operasyonda üniversitenin rektörü Prof. Dr. Remzi Sanver de tutuklandı.
2025 yılındaki TMSF el koyma kararlarına kadar Can Holding bünyesinde faaliyet gösteren üniversite, son aylarında devlet tarafından atanan kayyım heyeti tarafından idare ediliyordu.
Bilgi’nin internet sitesine göre, üniversite, sekiz fakültesi, üç enstitüsü ve üç meslek yüksekokulunda lisans, lisansüstü, önlisans öğretimi verilen 150’yi aşkın program sağlıyordu.
∗∗∗
GARANTÖRÜ MİMAR SİNAN
Kapanma kararının ardından en büyük endişeyi 20 bini aşkın mevcut öğrenci yaşadı. Ancak Yükseköğretim Kurulu (YÖK) mevzuatı, vakıf üniversitelerinin faaliyet izninin kaldırılması durumunda öğrencilerin mağduriyetini önleyecek net bir ‘garantör üniversite’ mekanizmasına sahip.
İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencileri, resmi garantör okul olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde eğitimlerine devam edecek.
∗∗∗
KAOSUN SORUMLUSU YÖK’TÜR!
Üniversiteye ilişkin verilen kapama kararlarına eğitim meslek örgütleri de tepki gösterdi. Eğitim Sen’den yapılan açıklamada, kararın yükseköğretimin piyasalaştırılması ve sermayenin ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirilmesinin sonucu olduğunu belirtildi. Açıklamada, “Bu basit bir idari tasarruf ya da mali başarısızlık olarak geçiştirilemez. Bu karar; yükseköğretimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp şirket mantığıyla piyasanın vahşi koşullarına terk eden neoliberal politikaların kaçınılmaz bir sonucudur” denildi. Eğitim İş’ten yapılan açıklamada ise eğitim-öğretimden siyasi partilere kadar toplumsal hayatı oluşturan tüm alanların, siyasi iktidarın “keyfi yönetimine” mahkûm edildiği vurgulandı. Açıklamada, “Alışkanlık haline getirilen kayyum politikaları, artık siyaset alanını da aşarak eğitim kurumlarını yutmaya başlamıştır. Yükseköğretim alanında yaşanan bu kaosun tek sorumlusu; eğitimi ticarileştiren siyasi iktidar ve akademik özerkliği yok ederek bu düzene çanak tutan YÖK’tür. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yaşanan kriz; eğitimi ticari faaliyet, öğrenciyi müşteri, akademisyeni ise güvencesiz bir şirket çalışanı olarak gören zihniyetin sonucudur” denildi.
∗∗∗
BİR KARAR, BİRÇOK SORU İŞARETİ
• Öğrenciler eğitimine herhangi bir engel olmadan devam edebilecek mi?
• Öğretim görevlileri kapatma kararıyla birlikte işten çıkarılacak mı?
• Üniversitenin kampüsleri boşaltılacak mı?
• Eğer üniversite garantörü olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’ne taşınacaksa, üniversitenin kapasitesi onlarca bölüm, fakülte ve yaklaşık 20 bin öğrenciye yetebilecek mi?
• Bilgi Üniversitesi’nin kampüslerinin akıbeti ne olacak?
• Öğrenciler üniversiteye ödemeye yapmaya devam edecek mi?
• Öğrenciler mezun olması durumunda diplomalarını hangi üniversiteden alacak?
• Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde olmayan fakültelerin öğrencileri ve öğretim görevlileri ne yapacak?