Solda Melenchon veya Autain için bir olasılık
Solda Melenchon veya Autain için bir olasılık
Boyun Eğmeyenler Fransa’nın (LFI) uzun süredir lideri olan Jean-Luc Mélenchon, parti yetkilileri tarafından onaylandıktan sonra, 3 Mayıs’ta cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını açıkladı. “Gelecek durumla yüzleşmek için LFI’’nin “en iyi hazırlanmış” üyesi olduğunu iddia eden Mélenchon, özellikle dünyada “genel bir savaş tehdidi” karşısındaki deneyimini vurguladı.
Böylece, cumhurbaşkanlığına dördüncü kez aday oluyor. 2022’teki seçimlerinde, oyların yüzde 22’sini alarak ilk turda üçüncü sırada yer almasına rağmen, ikinci tura katılma hakkını 420 bin oy farkla kaybetti. Eski senatör, milletvekili ve Avrupa Parlamentosu üyesi, son cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra “geri çekileceğini ancak emekli olmayacağını” açıklamıştı.
Medyadaki açıklamasına rağmen, 2024 Avrupa Parlamentosu, genel seçimler ve 2026’da yapılan yerel seçimlerin kampanyalarına katıldı. Bir yıl önce, LFI’den ayrılan Ekolojik ve Sosyalist Cumhuriyet İttifakı’nın Seine-Saint-Denis Milletvekili Clémentine Autain, cumhurbaşkanlığı için aday olduğunu açıkladı. Autain ve Melenchon’un tek başına ikinci tura kalma şansı hiç yok. Birbirlerinin lehine adaylıktan çekilmeleri durumunda, ikinci tura kalma olasılığı yüksektir.
SOSYALİST PARTİ’DE HOLLANDE FORMÜLÜ
3 Mayıs’ta Boyun Eğmeyenler (FLI) adına Mélenchon’un adaylığını açıklaması, Sosyalist Partisi (PS) içinde, cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili tartışmaları beraberinde getirdi. Sorunlar hiç bitmediği gibi her kafadan bir ses çıkıyor. Avrupa Parlamentosu üyesi ve Halk Meydanı (PP) partisi eş-başkanı Raphaël Glucksmann, seçim kampanyasına çoktan başladı. 11 Ekim’de birleşik solun yapacağı ön seçime katılmak istemiyor. FLI ile herhangi bir ittifakı kesin bir dille reddediyor.
Belediye seçimleri sırasında, Sosyalist ve FLI adaylarının listelerinin birleştirilmesini bile kınamıştı. PS içinde, isyan bir türlü durmuyor. PS Genel Sekreteri Olivier Faure’nin başkanlık ettiği parti ikiye bölünmüş durumda. PS içinde önemli bir kesim, Yeşiller’den (EELV) Marine Tondelier, Ayakta (D) hareketinden François Ruffin ve Sonrası (A) Hareketi’nde Clémentine Autain gibi isimlerin oluşturduğu birleşik solun; 11 Ekim’deki ön seçimlere katılmaktan yana tavır alıyor..
Diğer bir kesim ise, PS Grup Başkanı Boris Vallaud’un “anti-Faure” çizgisini benimsiyor. Bu 11 Ekim’deki ön seçimlere katılmadan, “inandırıcı ve harekete geçiren bir proje” oluşturarak kampanyada etkili olmayı savunuyor. Bu iç muhalefetin yanı sıra, PS Genel Sekreteri Faure ise, eski Cumhurbaşkanı François Hollande’ın olası adaylığı formülü üzerinde duruyor.
KOMÜNİST PARTİSİ’NDE İLERLEME VAR
Komünist Partisi (PCF), Boyun Eğmeyenler’in (FLI) lideri Mélenchon’un adaylığına karşı çıkan eski milletvekili ve PCF Genel Sekreteri Fabien Roussel’i; 2027’deki Cumhurbaşkanlığı seçimi için aday gösterdi. Roussel’de, 11 Ekim’de yapılacak solun ortak çözüm ön seçimlerine şimdilik katılmayı reddetti. Bir süre sonra yapılacak kongrede, parti üyelerine bir proje sunacaktır.
Bir komünistin aday olmasını içtenlikle savunan Roussel, 9 Mayıs’ta PCF Ulusal Konseyinin (CN) toplantısında, cumhurbaşkanlığı seçimi için aday gösterildi. PCF Genel Sekreterlik görev süresi de dolan Roussel, bu göreve yeniden aday olmaya ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde komünistleri temsil etmeye hazır olduğunu belirtti. Bu adaylık, “3-5 Temmuz’da Lille’de yapılacak PCF’nin Genel Kongresi’nde komünistlerin yapacağı seçime bağlı olacaktır” dedi.
PCF Genel Sekreteri Roussel, “Komünistler karar verirde beni tekrar seçerse, tüm enerjimi bu seçimi kazanmaya harcayacağım” dedi. “Aşırı sağın ikinci tura kalmasını engellemek için, elden gelen her şeyi yapacağını dile getirdi”. Tüzüğe göre, CN 5-6 Eylül’de olacak Genel Sekreter seçimi için, adayları arasında seçim yapmak üzere, üyelerin oy kullanmasını organize etmekle sorumludur.
AŞIRI SAĞDA LE PEN VEYA BARDELLA KESİN
Anketlerde favori olan ve 2017 ile 2022’de Macron’a karşı iki kez cumhurbaşkanlığı finalisti olan aşırı sağcı, ırkçı ve faşist Marine Le Pen; Ulusal Birlik Partisi’nin (RN) “meşru adayı” olarak görülüyor. Ancak, 31 Mart 2025’te, RN milletvekillerinin yardımcılarının yargılandığı davada; Paris Ceza Mahkemesi tarafından mahkum edilmesinden sonra, aday olma olasılığı biraz azaldı.
Ulusal Meclis’teki RN milletvekillerinin lideri, “siyasi bir karar” olarak nitelendirdiği karara itiraz etmeye karar verdi. Karar Temmuz 2026’da açıklanacak olsa da, partisinin doğal adayı olmaya devam ediyor. Temyizde adaylığının geçersiz sayılması halinde, ırkçı ve faşist RN Başkanı Jordan Bardella’nın; Le Pen’in yerini alarak Cumhurbaşkanlığı yarışında ön plana çıkması bekleniyor.
Bardella, 3 Mayıs’ta adaylığını açıklayan Melenchon’nun rakibinin RN olacağını söylemesi üzerine, onda devlet başkanı olmak için gerekli temel bir nitelik olan “soğukkanlılık” eksik dedi. “Soğukkanlı olmayan, sürekli bağırıp çağıran, (…) saçma-sapan konuşarak herkese faşist diyorsa, erkek ve kadınlara hakaret ediyorsa, çevresinde şiddet yanlısı militanları varsa, o zaman Fransızları bir araya getirmek ve ortalığı hafifletmek için itibarını yitirmiş demektir” diye ekledi.
MERKEZ SAĞDA PHILIPPE VEYA ATTAL’IN ŞANSI YÜKSEK
Merkez sağdan, 2017’den beri Macron’un koalisyon ortağı Demokratik Hareket (MoDem), cumhurbaşkanlığı için, bir aday göstermiyor. Eski başbakan ve üç kez aday olan François Bayrou, 31 Mart’ta “başkanlık seçiminde aday olmayacağını” açıkladı. Eylül 2025’te, güvensizlik oyu ile görevinden ayrılan Bayrou, Pau’daki belediye seçiminde de yenilgiye uğradı. Cumhuriyetçiler (LR) başkanı Bruno Retailleau, aday olmasına karşın seçilme şansı en düşük adaylardan biridir.
Cumhurbaşkanı Macron’un partisi Rönesans’ın Ulusal Konseyi, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimleri için parti genel sekreteri ve eski başbakan Gabriel Attal’ı aday gösterdi. Bu kararın parti üyeleri tarafından onaylanması gerekiyor. Aralık 2024’ten beri lideri olduğu Rönesans partisi, Attal’ın cumhurbaşkanı seçilmesi için, seçim öncesinde ön kampanyasını tüm hızıyla sürdürüyor. Siyasi arenadaki varlığını güçlendiren Attal, 30 Mayıs’ta bir miting düzenleyecektir.
Fransızların en sevdiği siyasetçi eski başbakanı Edouard Philippe, kendi partisi Ufuklar’dan (H) cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını koydu. Adaylığını Le Havre belediye seçimlerinde zafer kazanmasına bağlayan Philippe, sağ ve merkez partilerin ön seçimine katılmayı reddediyor ve gelecek haftalarda açıklanması beklenen birleştirici bir program vaat ediyor. Merkez sağdaki bu iki eski başbakan arasında, şimdilik bir saldırmazlık anlaşması yürürlükte gibi görünüyor.
Ancak, ikinci tura kalmaları için, ikiside birbirinin lehinde çekilme karar almaları gerekiyor. Attal, France info’da şunları söyledi: “LFI ile RN’in ikinci tura kalmasını önlemeye kararlıyız, bu Fransız halkı için gereklidir. Birleşik bir cephe oluşturmayı haklı çıkaracak olan şey, LFI ile RN arasında gerçekten bir ikinci tur seçimi riski olup olmadığıdır. Bunu Fransa için istemiyorum.”
Kampanya sözcüsü, milletvekili Prisca Thevenot ise “İşlerin nasıl gelişeceğini göreceğiz ve sorumluluklar üstleneceğiz”diyerek kampanyadaki çabalarını koordine etmek için, merkezdeki üç parti – Rönesans, Ufuklar ve MoDem – arasında irtibat komiteleri kurulduğunu belirtti. Eğer, aşırı solda Melenchon veya Autain bir sürpriz yapmazsa, merkez sağdan Philippe veya Attal ile aşırı sağdan Le Pen veya Bordella’nin ikinci tura kesin olarak kalma şansları vardır.