İsrail’in kültür koloniciliği, Filistin yerleşimine “sanatçı köyü”

İsrail’in 1948’deki kuruluş sürecinde yüz binlerce Filistinlinin zorla yerinden edildiği Nakba döneminde boşaltılan köylerden biri olan Ayn Haud, bugün “Ein Hod” adıyla İsrailli sanatçı kolonisi olarak faaliyet gösteriyor. Hayfa’nın güneyindeki Karmel Dağı eteklerinde bulunan köy, Filistinli sakinlerinin sürülmesinden ve sürgünü canına kıyılmasından sonra korunarak sanat merkezine dönüştürüldü. Filistinli ailelerin yaşadığı taş evler bugün İsrail merkezli galeri, müze, restoran ve kültür alanı olarak kullanılıyor.


1948 Nakba’sında zorla boşaltılan Filistin köyü Ayn Haud’un taş evleri bugün İsrailli sanat kolonisine dönüştürülmüş durumda. (Shutterstock)

1948 NAKBA’SINDA BOŞALTILDI

Filistinli tarihçi Mustafa Kabha’nın değerlendirmesine göre 1948 öncesinde yaklaşık 800 ila 850 Filistinlinin yaşadığı köyde halk tarım, zeytin üretimi, koyunculuk ve kömür üretimiyle geçiniyordu. Köy, Temmuz 1948’de İsrail güçlerinin Hayfa ve çevresindeki Filistin yerleşimlerini ele geçirmesi sırasında boşaltıldı. Filistinli tarihçi Samir Abu al-Hija’ya göre köy halkı özellikle Deir Yasin ve Tantura katliamlarından sonra büyük korku yaşadı. İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalar sonrası halkın büyük kısmı Cenin, Vadi Ara ve Daliyat el-Karmel bölgelerine kaçmak zorunda kaldı. Köyde kalanlar ise İsrail’in katliamında yaşamını yitirdi. Geri dönen Filistinliler İsrail güçleri tarafından evlerine sokulmadı. Filistinliler birkaç kilometre ötede derme çatma yapılarda yaşamaya zorlanırken, boşaltılan taş evler korunarak farklı amaçlarla kullanılmaya başlandı.

FİLİSTİN EVLERİ GALERİ VE MÜZE OLDU

1950’li yıllarda Romanya doğumlu İsrailli sanatçı Marcel Janco’nun bölgeyi ziyaret etmesiyle Ayn Haud’un dönüşümü hızlandı. Janco, Filistin taş evlerini ve doğal yapıyı “sanatçılar için ideal alan” olarak tanımladı. Bunun ardından köy, İsrailli sanatçılar kolonisine dönüştürüldü. Bugün köydeki eski Filistin evlerinin içinde galeriler, kafeler, heykel alanları ve Janco Dada Müzesi bulunuyor. Filistinli sanatçı Yara Mahajneh, Hayfa Üniversitesi’nde yıllarca sanat eğitimi aldığını ancak kendilerine Ayn Haud’un Filistin geçmişinin anlatılmadığını söyledi. Tarihçi Kabha ise durumu “İnsanlığın en yüksek ifade biçimlerinden biri olan sanat, başka bir halkın yok edilen yaşamının kalıntıları üzerinde kullanılıyor” sözleriyle yaşananları eleştiriyor.

İsrail'in kültür koloniciliği, Filistin yerleşimine “sanatçı köyü” - Resim : 2
Ayn Haud’un gerçek sahipleri olan Filistinliler birkaç kilometre ötede, tepelerde, derme çatma yapılarda yaşamaya zorlanıyorlar. (Reuters)

KÖYLERE BASKINLAR DEVAM EDİYOR

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Human Rights Watch ve B’Tselem raporlarına göre İsrailli yasa dışı yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları son yıllarda ciddi biçimde arttı. Özellikle Batı Şeria’da Filistin köylerine yönelik baskınlar, ev yakmalar, zeytinliklerin yok edilmesi, dükkân yağmaları ve silahlı saldırılar uluslararası raporlarda geniş yer buluyor. Raporlarda Filistinlileri topraklarından sürmeye yönelik bu şiddet eylemlerinin çoğu zaman direnişle karşılaştığı, İsrail’in direniş karşısında da orduyu sahaya sürdüğü bilgisinin altı çiziliyor.

GERÇEK SAHİPLERİ EVLERE GİREMİYOR

Human Rigts Watch, Ayn Haud örneğini “İsrail’in kültürel kolonizasyonu” olarak tanımlıyor. İsrail’in yalnızca askeri ve coğrafi kontrol kurmadığı; aynı zamanda Filistin tarihini, yerleşim yerlerini ve kültürel hafızasını yeniden tanımlamaya çalıştığı yönündeki tartışmalar son yıllarda çok sayıda uluslararası raporda vurgulanıyor. Tarihçi Samir Abu al-Hija’nın aktardığına göre bugün birçok Filistinli her gün işe giderken ailesinin eski evinin önünden geçiyor ancak o evlere girmelerine halen izin verilmiyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu