‘Casusluk’ davasında tutukluluğa devam: İddianame çöktü

‘Casusluk’ davasında tutukluluğa devam: İddianame çöktü

KÖTÜ BİR KURGU

Duruşmada söz alan İBB Başkanı İmamoğlu, mütalaaya tepki gösterdi. İmamoğlu, “İddia makamı ne yazık ki siyasi bir iktidara bağlı ofis gibi çalışmaktadır. Bu dava siyasidir. İktidarını korumak isteyen zihniyet ve yargıdaki aparatlarıyla hazırlanmış kötü bir kurgudur. Aslında bu işin aylar öncesinden nasıl tasarlandığını, nasıl planlandığını, kapalı kapılar ardında nasıl konuşulduğunu; hatta bazı insanların nasıl korkutulmak için aracılar tarafından korkutularak ‘Casusluk da hazırlanıyor’ diye temmuz aylarında konuşulduğunu dinledik, dinlemeye devam ediyoruz” dedi.

SAHTE BELGELERLE DOLU

Mütalaaya karşı söz alan TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ, 12 Eylül mahkemelerinde yargılandığına dikkat çekerek o dönem dahi böyle bir iddianamenin olmadığını vurguladı. Yanardağ, “Bu beşinci sınıf kumpasın iki hedefi var; bir Tele1’e el koymak beni ve arkadaşlarımızı susturmak ve esas olarak da Sayın Ekrem İmamoğlu’nu kuşatmak, 2019 ve 2024 seçimlerini lekelemek, paralize etmek. Ama yapamayacaklar. Mümkün değil, bu olmayacak. Adaletin olmadığı yerde toplumsal bir barış olmaz. Amerikancı bir iktidar, emperyalist işbirlikçiler, bu ülkenin solcularını casuslukla suçlamaya kalkıyor. Bu iddianame gerçek anlamda bile siyasi bir savunmayı hak edecek bir iddianame değil. Dili bile bozuk. Sahte belgeler var” ifadelerini kullandı.

Yanardağ’ın ardından Necati Özkan da savunma yaptı. Özkan, “Çıkar amaçlı bir iddianame var karşımızda. Bu çıkar da Ekrem İmamoğlu’nu içeride tut, Merdan Yanardağ’ın malına el koy. Özeti bu başka bir şey yok” dedi. İddianameyi “çıkarcı” olarak niteleyen Özkan, “Bu iddianame ideolojik değil; tamamen pragmatist, yani çıkar amaçlı bir iddianamedir. Türkçesiyle söyleyeyim: Bu bir ‘çıkar iddianamesidir’” ifadelerini kullandı.

‘NASIL BİR CASUSUM?’

Özkan’ın ardından Hüseyin Gün’ün savunması alındı. Herhangi bir örgüte yardım etmediğini ve kimseye ‘casusluk’ iftirası atmadığını vurgulayan Gün, İmamoğlu’nu yüz yüze üçüncü kez gördüğünü, hiçbir irtibatı ya da mesajlaşması olmadığını da belirterek “Nasıl bir casusum ben?” diye sordu.

Örgüt üyesi sorusuna “Etkin pişmanlıktan yaralanmak istediği için” cevap vermediği şeklinde yorumlar yapılan Hüseyin Gün kürsüye çıktı ve “Ben bir örgüt yöneticisi değilim. Örgüt kurmadım. Bir örgüt üyesi de değilim” dedi. Gün söyle konuştu: “Şimdi iddianamede yazıyor; yok İsrail, yok İngiltere, yok Amerika. Yani benim yatırımlarımın olduğu ülkelere göre ben hem MOSSAD’mışım, hem CIA’ymişim hem de MI6. Nasıl oluyor bu? Peki, arkamdaki diğer 3 saygın isimle ne alaka? Ne iddianamede bu çözüldü ne de ben, 10,5 aydır tecrit altında olmama rağmen çözebildim. Sayın Başkan, burada olmayan bir şey var edilmeye çalışılıyor.”

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu