İBB davasında 41. gün: 9 kişi tahliye edildi
İBB davasında 41. gün: 9 kişi tahliye edildi
Bugünkü duruşmada, gözaltındaki ifadelerini savcılık yönlendirmesiyle verdiğini söyleyen tutuklu iş insanı Murat Kapki’nin kardeşi Serdar Kapki’nin savunmasına devam edildi.
KİMLER TAHLİYE EDİLDİ?
Sanık ve avukat savunmalarının ardından Savcı, İBB çalışanı Yazılım Mühendisi Iraz Bayrak, CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğan, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş’in oğlu Mustafa Keleş, eski Zabıta Daire Başkanı Engin Ulusoy ve Kültür A.Ş. çalışanı Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye talep etti.
Mahkeme heyeti, tutukluluk incelemesi yapmak üzere duruşmaya ara verdi. Verilen aranın ardından tahliyesi talep edilen 5 ismin yanı sıra Ekrem İmamoğlu’nun “kasası olmakla” suçlanan çocukluk arkadaşı Seza Büyükçulha, İSKİ Planlama Şube Müdürü Ahmet Şahin, Dilek İmamoğlu’nun abisi Cevat Kaya ve İBB Avrupa Yakası Zabıta Müdürü Hakan Aplak hakkında tahliye kararı verildi.
Bir sonraki tutukluluk incelemesi 18 Haziran’da yapılacak.
Bir önceki değerlendirme 30 Nisan’da yapılmıştı ve 15 kişi tahliye edilmişti. Mahkeme 2 Nisan’daki oturumda da 18 kişinin tahliyesine karar vermişti.
CANLI |
16.45 | Davanın 41. celsesi sona erdi.
16.40 | “YARGILAMAYI SANDIKTA SİZ YAPACAKSINIZ”
Tahliye kararlarının ardından söz alan Ekrem İmamoğlu, “Bayramınızı tebrik ediyorum. Emekliye, işçiye, gazeteciye bayram yaşatmıyorlar ama Alican Uludağ kurtuldu çok mutluyum. Mahkemelerde yargılama yok yargılamayı siz sandıkta yapacaksınız” şeklinde konuştu.
16.35 | Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy ve Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya ve Hakan Aplak’ın tahliyesine hükmetti.
Mahkeme, bir sonraki tutukluluk incelemesinin 18 Haziran’da yapılacağını duyurdu.
15.45 | Mahkeme heyeti, tutukluluk incelemesi yapmak üzere duruşmaya ara verdi.
15.30 | “ÖZGÜR ÖZEL CAN YOLDAŞIMDIR”
Savcının tahliye talebinden sonra söz alan Ekrem İmamoğlu, “İnşallah güzel olacak bekliyoruz sonucu. Birlikte olmak, dayanışmak ve güçlü olmak zorundayız. Özgür Özel can yoldaşımdır genel başkanımızdır. Onu çok seviyorum” dedi.
Söz alan Murat Kapki ise “Maalesef itirafçı olmadığımız için bizi bırakmıyorlar. İtirafçılığımdan dönmemiş olsaydım bugün tahliye olurdum” ifadelerini kullandı.
15.25 | İBB davasında duruşma savcısı, tutuklu sanıklar Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy ve Gökhan Köseoğlu hakkında tahliye kararı verilmesini talep etti
14.30 | Duruşma verilen aranın ardından yeniden başladı. Şeyhmus Sarıboğa’nın avukatı Fulya Dağlı, müvekkilinin savunması için söz aldı.
Dağlı, “Duruşma savcısı 16 milyonun belediye başkanına ‘haddini bilmezse haddini bildireceğini’ söyledi. Heyetiniz Adem Soytekin’in ifadesini öne çekip tahliye etti. Soruşturmanın savcısı Adalet Bakanı oldu. Biz davanın siyasi olduğunu söylemiştik” dedi.
Müvekkilinin aslı astarı olmayan iddialarla suçlandığını, beyanla tutuklandığını ifade eden Dağlı, “Bu iddianamede gördüğümüz şema örgüt şeması değil etkin pişmanlıkçılaştırma şeması” ifadelerini kullandı. Dağlı, “Müvekkilimi bu iddianameyle yargılayamazsınız. Çünkü Ekrem İmamoğlu suç örgütünün ispat edilmesi gerekiyor” dedi.
12.55 | Mahkeme başkanı duruşmaya ara verdi. Duruşma aranın ardından Sarıboğa’nın avukatlarının savunmasıyla devam edecek.
12.30 | “ETKİN PİŞMAN İFADESİ VER TAHLİYE OLURSUN”
Duruşma, tutuklu Şeyhmus Sarıboğa’nın savunmasıyla devam ediyor. Daha önce Murat Kapki’nin talimatıyla bankalara giderek tahsil edilen paraları elden teslim aldığını iddia ederek “etkin pişmanlık” hükümlerinden faydalanmak istediğini söyleyen Sarıboğa, önceki ifadelerini iradesi dışında verdiğini kaydetti.
Şeyhmus Sarıboğa, şu ifadeleri kullandı: “Avukat Selcan Akar başka birini tahliye ettirdiğini o yüzden cezaevine geldiğini söyledi. Bana da ‘Murat Kapki hakkında bir şey söyle seni de tahliye ettireyim’ dedi. Ben de ‘işlediğim bir suç yok’ diyerek kovdum onu. Benden sonra da ailemi aramış. İrademle oynandığı için önceki ifadem geçersizdir.”
Sarıboğa, “Yargılanmaktan hiç çekincem yok ama tutuksuz yargılanmak istiyorum. Bu nedenle sizlerden tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum sayın başkan” sözleriyle savunmasını tamamladı.
“KABURGAM KIRILDI”
Şeker hastası olduğunu, iğnesi ve ilaçları verilmediği için düşerek kaburgasını kırdığını anlatan Sarıboğa, “Daha önce verem geçirdim. Şeker hastasıyım. Çok sık hastalanıyorum. Ocak ayında bir gün gözüm karardı düştüm kaburgam kırıldı” dedi.
Selcan Akar’ın kendisini sürekli “etkin pişmanlık” ifadesi vermeye zorladığını iddia eden Sarıboğa, “Selcan Akar beni sürekli etkin pişmanlık ifadesi vermeye zorladı. Ben suç işlemedim. İfademe bile girmedi. Avukatlığımı yapan onun ofisinde çalışan birisi” şeklinde konuştu.
12.12 | Serhat Kapki’nin diğer avukatı Ziya Ergin, müvekkilinin savunması için söz aldı. Avukat Ergin, müvekkilinin abisi Murat Kapki itirafçı olsun diye rehin alındığını söyledi. Ergin, “Müvekilim ile Murat Kapki arasındaki ilişki örgüt değil, kardeş ilişkisidir” dedi.
Tutuklama nedenlerini gösteren bir somut delilin söz konusu olmadığını savunan Ergin, tüm tutuklu sanıkların tahliye edilmesini talep etti.
11.20 | Serhat Kapki’nin avukatı Uğur Özdoğan, müvekkilinin savunması için söz aldı. Özdoğan, “Bu ana kadar kimse Serhat Kapki’ye ‘Bu örgüte üye misin?’ diye sormadı. Serhat Kapki, Murat Kapki’nin kardeşi olduğu için tutuklu” dedi.
Güngör Gürman’ın ifadeye çağrıldığını ve Serhat Kapki’nin adını verdiği için tutuklandığını söyleyen Özdoğan, daha sonra Gürman’ın savcılığa giderek ifadesini baskı altında verdiğini söylediğini ve avukatsız ifade vermek istediğini aktardı.
Özdoğan, “Aynı avukat için itirafçı olması için baskı yaptığına ilişkin diğer sanıkların beyanları var. Bu kişi Selcan Akar” dedi. Özdoğan, “Ceza yargılamasında kişi değil eylem yargılanır. İddia edilen eylemin olup olmadığına bakılır. Sonrasında bu eylem suç mu değil mi diye bakılır. Müvekkil hakkında bu ilke işletilmiş olsaydı kendisi çoktan tahliye edilmiş olurdu” ifadelerini kullandı.
Özdoğan, soruşturmayı yapanların metne yalnızca “işlerine gelen ifadeleri” koyduğunu söyledi. Avukat Özdoğan, “3 kere, 4 kere ifade vermiş insanlar var. Sanki bir kere ifade vermişler de anlattıkları sırf bundan ibaretmiş gibi yazılmış olması yalnızca bizden değil, mahkemeden de delil saklamaktır” dedi.
11.00 | Duruşma mahkeme heyeti ve sanıklar ve avukatların salona girmesiyle başladı.
DÜNKÜ DURUŞMADA NE OLMUŞTU?
Dünkü duruşmada, tutuklu sanık Serhat Kapki’nin savunmasının alınmasına geçildi.
Sanık Kapki, diğer tutuklu sanık olan iş insanı Murat Kapki’nin ağabeyi olduğunu söyledi.
İddianamede anlatıldığı gibi sahte fatura almadığını ve hakkında verilen ifadelerin doğru olmadığını savunan Kapki, “Kasadan para alarak ağabeyime götürdüğüm iddiaları doğru değildir. Ağabeyime parayı banka yoluyla göndermişimdir” ifadesini kullandı.
Kapki, hakkında “rüşvet verme”, “örgüte yardım etme” ve “kara para aklama” suçlamalarının olduğunu anımsatarak, “Sanıklarla gözaltındayken tanıştım. Reklam işinde ağabeyimle beraber çalıştım. Herhangi bir örgüte üye değilim. Sahte fatura konusunda yapılmış somut bir iddia bulunmamaktadır.” diye konuştu.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden” sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor.
Ayrıca iddianamede, 16 kişi “müşteki”, 89’u tutuklu, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 402 kişi “sanık” olarak bulunuyor.
İddianamede yer alan “örgüt” şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı”, tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi” olduğu iddia ediliyor.
İMAMOĞLU’NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, 8 kez “suç gelirlerini aklama”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “irtikap”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “haberleşmenin engellenmesi” suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun’un “rüşvet”, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile “suç gelirlerini aklama” suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin’in “rüşvet”, “zincirleme şekilde rüşvet”, “irtikap” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç gelirlerini aklama”, “evrakta sahtecilik”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma”, 2 kez “irtikap”, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
BİRLEŞEN DOSYA
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in de arasında bulunduğu 7 isim hakkında hazırlanan iddianamede bu davayla birleştirilmişti.
İddianamede, tutuklu İnan Güney, İsmail Akkaya, Seyhan Özcan ile tutuksuz sanıklar Veysel Eren Güven, Sabriye Akkaya, Mehmet Akif Bulut ve Deniz Göleli’nin “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmamakla birlikte yardım etme” ile “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 9 yıl 8’er aydan 31 yıl 8’er aya kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor.
Yargılama sürecinde birleşen dosyadakilerle birlikte 33 kişinin tahliyesiyle davada 77 tutuklu sanık bulunuyor.