Denizde gerilla savaşı… İran’ın ‘sivrisinek filosu’ ABD’ye nasıl meydan okuyor?

ABD Başkanı Donald Trump geçtiğimiz günlerde İran donanmasının “tamamen yok edildiğini” öne sürdü. Ancak Batılı uzmanların “sivrisinek filosu” olarak adlandırdığı küçük ve hızlı saldırı tekneleri, Hürmüz Boğazı’nda küresel ticareti tehdit etmeyi sürdürüyor.

Uzmanlara göre İran, bu düşük maliyetli ancak etkili deniz stratejisiyle dünya ekonomisi üzerinde baskı oluşturarak Washington’u geri adım atmaya zorlamayı hedefliyor.

SİVRİSİNEK FİLOSU NEDİR?

İran’ın küçük ve hızlı saldırı teknelerinden oluşan filosu, 1980’lerde İran-Irak Savaşı sırasında oluşturuldu. Özellikle “Tanker Savaşı” döneminde Basra Körfezi’nde yaşanan çatışmalar, İran’ın geleneksel donanmasının ağır kayıplar vermesine yol açtı.

Bunun ardından Tahran yönetimi, kendisinden teknolojik olarak üstün donanmalara karşı koyabilmek için sürat teknelerine dayalı yeni bir savaş doktrini geliştirdi.

SADECE SÜRAT TEKNELERİNDEN OLUŞMUYOR

BBC Türkçe’nin haberine göra; İran’ın askeri stratejisi yalnızca küçük teknelerden ibaret değil. Füze sistemleri, insansız hava araçları, deniz mayınları, kıyı füze rampaları ve bölgedeki vekil güçlerin saldırıları da bu doktrinin önemli parçaları arasında yer alıyor.

Nükleer İran’a Karşı İttifak bünyesinde görev yapan uzman Saeid Golkar’a göre Devrim Muhafızları tarafından yönetilen bu yapı, klasik deniz savaşları için değil; “taciz etmek, sürü saldırıları düzenlemek ve düzen bozmak” amacıyla tasarlandı.

DENİZDE GERİLLA SAVAŞI TAKTİĞİ

Uzmanlar İran’ın stratejisini “denizde gerilla savaşı” olarak tanımlıyor. İran, ABD Donanması ile doğrudan çatışmaya girmek yerine vur-kaç saldırıları, mayınlar, dronelar ve küçük teknelerle rakibin maliyetini artırmaya çalışıyor.

Bu tekneler çoğu zaman makineli tüfekler, roketler ve gemisavar füzelerle donatılıyor. Bazılarının ise eski balıkçı teknelerinin dönüştürülmüş versiyonları olduğu belirtiliyor.

RADARLARDA SON ANDA GÖRÜLÜYORLAR

Sivrisinek filosunun en dikkat çekici özelliklerinden biri, teknelerin su seviyesine çok yakın hareket etmesi. Bu nedenle radar sistemleri tekneleri çoğu zaman çok yaklaştıklarında tespit edebiliyor.

Uzmanlar etkili takip için sürekli insansız hava araçları, helikopterler ve devriye uçaklarıyla gözetim yapılması gerektiğini belirtiyor.

1000’E YAKIN TEKNE OLDUĞU TAHMİN EDİLİYOR

Filonun gerçek büyüklüğü tam olarak bilinmiyor. Çünkü teknelerin önemli bölümü İran’ın güney kıyılarındaki mağaralarda, koylarda ve yer altı tünellerinde gizleniyor.

Ancak uzman tahminlerine göre İran’ın elinde 500 ila 1000 arasında sürat teknesi bulunuyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDA TRAFİK ÇÖKTÜ

İran’ın saldırıları ve tehditleri, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini ciddi şekilde etkiledi.

Gerçek zamanlı izleme verilerine göre boğazdan günlük geçen gemi sayısı yaklaşık 60’tan 10’a kadar düştü. İngiliz Donanması da bölgedeki deniz trafiğinin savaş öncesi seviyelerin yüzde 90’dan fazla altında olduğunu açıkladı.

PETROL FİYATLARINDA TARİHİ SIÇRAMA

Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol sevkiyatındaki düşüş, küresel enerji piyasalarını da sarstı. Bazı analistler yaşananları tarihin en büyük petrol arz şoklarından biri olarak değerlendiriyor.

Uzmanlara göre İran’ın amacı, küresel enerji akışını riske atarak ABD ve Batılı ülkeler üzerinde ekonomik baskı oluşturmak.

MAYIN TEHDİDİ BİLE YETERLİ OLUYOR

Uzmanlar, deniz mayını tehdidinin bile ticaret yollarını yavaşlatmaya yettiğini belirtiyor. Çünkü mayınlı bölgelerin temizlenmesi oldukça uzun ve maliyetli bir süreç gerektiriyor.

Bu durum sigorta maliyetlerini artırırken, bazı şirketlerin bölgeden tamamen kaçınmasına yol açıyor.

Başa dön tuşu