İktidarın görmediği 13 milyonluk ordu

İktidarın görmediği 13 milyonluk ordu

İş bulmaktan ümidini kesenler, eksik istihdam edilenler ve potansiyel işgücü rakamları dahil edildiğinde, işsizlik oranı yeniden yüzde 30 bandının üzerine çıkarak rekor tazeledi.

Bugünün BirGün’ü

RESMİ VERİLERLE YALAN

TÜİK’in aylık işgücü istatistiklerine göre, 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı Mart ayında bir önceki aya göre 96 bin kişi azalarak 2 milyon 873 bin kişiye düştü. Bu veriler ışığında dar tanımlı resmi işsizlik oranı 0,3 puanlık bir azalışla yüzde 8,1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı ise bir önceki aya göre 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişi, istihdam oranı ise yüzde 48,5 olarak kayıtlara geçti.

Ancak bu “pembe tablo”, TÜİK’in kendi verileri içinde yer alan atıl işgücü oranlarıyla sarsıldı. Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan geniş tanımlı işsizlik oranı, Mart ayında yüzde 31,5’e fırladı. Bu rakam, en son Haziran 2025’te görülen tarihi zirvenin yeniden yakalandığı anlamına geliyor. Dar tanımlı işsizlik ile geniş tanımlı işsizlik arasındaki makasın bu denli açılması, yapısal bir krizin işareti olarak değerlendiriliyor.

13 MİLYONA ULAŞTI

DİSK-AR tarafından yapılan hesaplamalar, durumun vahametini daha net ortaya koyuyor. Geniş tanımlı işsiz sayısı, son bir yılda 1 milyon 185 bin kişi artarak toplamda 12 milyon 850 bin kişiye ulaştı. Bu devasa artışın temel sebebi; iş aramaktan umudunu kesen ancak çalışmaya hazır olan ümitsizler ve haftalık 40 saatten az çalışıp daha fazla çalışmak isteyenlerin sayısındaki patlama.

Verilere göre, haftalık 40 saatten az çalışan ve ekonomik nedenlerle tam zamanlı bir iş arayışında olan “zamana bağlı eksik istihdam edilenler”in sayısı, son bir yılda 3,5 milyondan 4,5 milyona çıktı. Bu 1 milyon 77 bin kişilik artış, çalışanların mevcut gelirleriyle geçinemediğini ve ek iş ya da daha uzun mesailere muhtaç kaldığını kanıtlıyor. Öte yandan çalışmaya hazır olduğu halde iş aramayan “potansiyel işgücü” sayısı da 5,4 milyonu aşmış durumda.

İŞSİZLİK FONU TALAN EDİLİYOR

Ekonomik krizin faturası işsize kesilirken, sosyal devlet koruması da sınıfta kalıyor. İŞKUR’un Mart 2026 İşsizlik Sigortası Bülteni verilerine göre, bu ayda işsizlik ödeneğinden faydalanabilenlerin sayısı yalnızca 526 bin 826 kişiyle sınırlı kaldı.

Resmi işsiz sayısının 2,8 milyon olduğu bir ortamda, işsizlerin sadece yüzde 18,3’ü bu ödenekten yararlanabildi. Geriye kalan 2,3 milyon işsiz, yani her 10 işsizden 8’i, hiçbir gelir desteği almadan yaşam savaşı veriyor. İşsizlik Sigortası Fonu’nun katı yararlanma koşulları, fonun asıl amacından uzaklaştığı eleştirilerini de beraberinde getiriyor.

***

GIDA ENFLASYONU TAM GAZ DEVAM

Çalışma hayatındaki bu yıkıma, mutfaktaki yangın eşlik ediyor. Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) verilerine göre, Mart ayında durağanlaşan gıda enflasyonu Nisan ayında yeniden atağa kalktı. Nisan ayında aylık gıda enflasyonu yüzde 3,59 olarak hesaplanırken, yıllık gıda enflasyonu yüzde 34,3’e ulaştı.

Taze ürünler dışında ise balık, sirke ve tavuk eti fiyatlarındaki tırmanış dikkat çekti. İşsizliğin rekor kırdığı, çalışanların ise eksik istihdamla boğuştuğu bu dönemde, temel gıda maddelerine ulaşım her geçen gün daha da zorlaşıyor. Türkiye, bir yanda artan işsizlik öte yanda kontrol edilemeyen enflasyon kıskacında 2026 yılının en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor.

Özellikle taze sebze ve meyve grubundaki fiyat artışları dudak uçuklattı.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu