GENAR Raporu: 65 Yaş Üstünün %21.6’sı Gıdadan Kısıyor –
Gözden Kaçırmayın
İhracatçıdan Torba Yasaya Tepki: “Zararına Üretim Yaparken Vergi İndirimi Teselli Etmiyor”Türkiye’nin daralan ekonomisinin toplum üzerindeki etkileri, GENAR araştırma şirketi tarafından AK Parti için hazırlanan Nisan 2026 tarihli kapsamlı raporla gözler önüne serildi. Araştırmanın en çarpıcı bulgusu ise ekonomik baskının artık lüks harcamaları değil, temel insanı ihtiyaçları tehdit eder boyuta ulaşması oldu.
ANKARA – Türkiye genelinde Nisan 2026 döneminde yapılan saha çalışması, ekonomik daralmanın sosyal maliyetinin en kırılgan gruplar üzerinde yoğunlaştığını ortaya koydu. Besti Karalar imzalı ve Haber Merkezi tarafından servis edilen rapora göre, harcama kısıtlamaları sosyal yaşamla sınırlı kalmayarak gıda gibi temel ihtiyaç alanlarına kaydı.
### Temel İhtiyaçta Tehlikeli Sınır
Araştırmanın en dikkat çeken verisi, 65 yaş üstü nüfusun yüzde 21.6’sının gıda harcamalarında kısıntıya gittiğinin tespit edilmesi oldu. Bu bulgu, ekonomik krizin derinleştiği dönemlerde yaşlı nüfusun korunmasızlığına işaret ediyor.
Konuya resmi verilerle bakıldığında durumun büyüklüğü daha net anlaşılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2020’de 7 milyon 953 bin olan 65 yaş ve üzeri nüfus, 2025 itibarıyla yüzde 20.5 artışla 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. GENAR’ın bağımsız araştırma metodolojisiyle elde ettiği bu sonuç, yaklaşık 2 milyon yaşlı bireyin temel gıda tüketiminde tasarrufa gitmek zorunda kaldığını gösteriyor.
Uzmanlar, gıda harcamalarındaki kısıntının arkasındaki en büyük etkenin enflasyonist baskı olduğunu belirtiyor. Nitekim TradingEconomics ve TÜİK verileri ışığında, 2026 yılı Nisan ayında Türkiye’de gıda maliyetlerinin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 34.55 arttığı görülüyor. Genel enflasyonun üzerinde seyreden gıda enflasyonu, sabit gelirli emeklilerin alım gücünü eriten ana faktör olarak raporda kendine yer buldu.
### Siyasi Tercihler ve Liderlik Güveni
Ekonomik verilerin yanı sıra raporda Türkiye’nin iç siyaset durumu da analiz edildi. Katılımcılara “Bugün seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?” sorusu yöneltildi. Nisan 2026 sonuçlarına göre siyasi parti tercihleri şu şekilde oluştu:
**AK Parti:** yüzde 35.3
**CHP:** yüzde 30.3 (Bir önceki aya göre düşüş gözlendi)
**DEM Parti:** yüzde 9.5
**MHP:** yüzde 8.7
**İYİ Parti:** yüzde 6.0
Anket sonuçları, 5 siyasi partinin seçim barajını aştığını gösterirken, seçmenin siyasete ilgisinin yüksek olduğu ancak erken seçim beklentisinin bulunmadığına dikkat çekti. CHP içinde son yaşanan olayların oyları etkilediği gözlemlenirken, bölgedeki gerilimlerin liderlik faktörünü ön plana çıkardığı ve AK Parti’nin makası açtığı değerlendirmesi yapıldı.
“Kriz dönemlerinde ülkeyi kim yönetsin?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 56.8’i Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı işaret etti.
### Ekonomide “Bekle-Gör” Stratejisi
Raporda, Mart 2026’da yıllık enflasyonun yüzde 30.9’a gerilemesi gibi makro düzeydeki olumlu gelişmelere rağmen, toplumun ekonomi yönetimine güveninde temkinli bir seyir izlendiği vurgulandı. Nisan ayında ekonomi yönetimine duyulan güven endeksinde 2.29 puanlık bir artış yaşansa da, jeopolitik belirsizliklerin sonucu olarak toplumda “bekle-gör” stratejisinin hakim olduğu tespit edildi.
Hane halkının finansal durumuyla ilgili veriler de ekonomik baskıyı teyit eder nitelikte:
Tasarruf yapamayanların oranı yüzde 58.1 gibi yüksek bir seviyede seyrederken, tasarruf eğiliminde altın liderliğini koruyor. Dövize yönelimde de kıpırdanma olduğu tespiti dikkat çekti.
Editör Yorumu
GENAR’ın bu kapsamlı raporu, sadece siyasi bir tercih ölçümü değil, aynı zamanda Türkiye’nin sosyo-ekonomik röntgeni olarak okunmalı. Enflasyonun yüzde 30.9 bandına gerilemiş olması kağıt üzerinde olumlu görünse de, gıda enflasyonunun yüzde 34.55 seviyesinde seyretmesi, halkın cebindeki gerçek alım gücünü farklı bir hikaye anlatmaya zorluyor. Özellikle 65 yaş üstü nüfusun beşte birinin gıdadan kısması, ekonomik politikaların “fiyat istikrarı” odaklı olmasının yanı sıra, “gelir adaleti” ve “sosyal güvenlik” boyutlarının da acilen güçlendirilmesi gerektiğini gösteriyor. Tasarruf yapamayan hanelerin yüzde 58 gibi yüksek bir oranı teşkil etmesi, orta vadede iç talebin daralma riskini beraberinde getiriyor. Siyasi tercihlerde AK Parti’nin liderlik güveninde öne çıkması, seçmenin kriz dönemlerinde deneyimli liderlik arayışını teyit ederken; CHP’deki düşüş ve diğer partilerin stabil seyri, muhalefetin ekonomik söylemlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğine işaret ediyor. Nisan ayı verileri, ekonominin sadece rakamlardan ibaret olmadığını, her yüzde puanın milyonlarca insanın sofrasındaki ekmekle doğrudan ilişkili olduğunu bir kez daha hatırlattı.