Türkiye’de durum ne? Hava kirliliği konuşmaya engel

Türkiye’de özellikle büyük şehirlerde giderek artan hava kirliliği ve dünya genelinde yapılan yeni bilimsel araştırmalar, gebelik döneminde kirli havaya maruz kalmanın bebeklerin gelişimi üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini ortaya koyuyor. King’s College London tarafından yürütülen yeni bir çalışma, anne karnında hava kirliliğine maruz kalan bebeklerde dil ve motor becerilerde belirgin gecikmeler görüldüğünü gösterdi.


Araştırma 2015-2020 yılları arasında doğan 498 bebek üzerinde gerçekleştirildi.

498 BEBEK İNCELENDİ

Araştırma, Londra’daki St Thomas’ Hospital’da 2015-2020 yılları arasında doğan 498 bebek üzerinde gerçekleştirildi. Bilim insanları, gebelik sürecindeki hava kirliliği maruziyetini özellikle azot dioksit (NO₂) ve ince partikül maddeler (PM2.5 ve PM10) üzerinden analiz etti. Sonuçlara göre, özellikle gebeliğin ilk üç ayında yüksek kirliliğe maruz kalan bebeklerin 18 aylıkken dil gelişiminde daha düşük performans gösterdiği tespit edildi.

İLK BİN GÜN!

Çalışma ayrıca prematüre doğan bebeklerde bu etkinin daha belirgin olduğunu ortaya koydu. Bu grupta hem motor becerilerde hem de dil gelişiminde gerileme daha fazla gözlemlendi. Araştırmacılar, yaşamın ilk 1000 gününün beyin gelişimi açısından kritik bir dönem olduğunu vurgulayarak, hava kirliliğinin bu süreçte önemli bir çevresel risk faktörü olduğuna dikkat çekti.

YOĞUN BÖLGELER

Ekip, Londra genelindeki trafik yoğunluğu ve hava kalitesi verilerini kullanarak annelerin yaşadığı bölgelerdeki maruziyet düzeylerini modelledi. Analizler, daha yüksek kirliliğe maruz kalan bebeklerin gelişim testlerinde ortalama 5 ila 7 puan daha düşük sonuçlar aldığını ortaya koydu. Araştırmacılar, ölçülen bazı kirlilik seviyelerinin yasal sınırlar içinde olmasına rağmen Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği güvenli limitlerin üzerinde olabileceğini belirtti. Bu durum, özellikle büyük şehirlerde yaşayan anne adayları için önemli bir sağlık riski olarak değerlendiriliyor.

TÜRKİYE’DE DE AYNI SORUN

Türkiye’de ise hava kirliliği özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük metropollerde ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Resmi ölçümler ve uluslararası raporlar, bu şehirlerde partikül madde (PM10 ve PM2.5) değerlerinin yılın birçok döneminde Dünya Sağlık Örgütü sınırlarının üzerine çıktığını gösteriyor. Trafik yoğunluğu, sanayi bölgeleri ve ısınma kaynaklı emisyonlar kirliliğin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.

HALK SAĞLIĞI SORUNU

King’s College London araştırmasının bulguları Türkiye gibi yüksek kentleşme ve yoğun trafik baskısı yaşayan ülkeler için kritik bir uyarı niteliği taşıyabilir. Hava kirliliğinin azaltılması ve özellikle gebelik döneminde temiz hava erişiminin sağlanması, uzun vadeli halk sağlığı açısından öncelikli adımlar arasında gösteriliyor. Son yıllarda yapılan farklı uluslararası çalışmalar da hava kirliliğinin yalnızca beyin gelişimiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda düşük doğum ağırlığı, erken doğum riski ve ilerleyen yaşlarda astım ve bağışıklık sistemi problemleriyle de ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor.

Türkiye'de durum ne? Hava kirliliği konuşmaya engel - Resim : 2
Hava kirliliği özellikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük metropollerde ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor.

KALABALIK ŞEHİRLER

Özellikle şehir merkezlerinde yaşayan hamile kadınlarda uzun süreli partikül madde maruziyetinin plasenta fonksiyonlarını etkileyebileceği ve bu durumun fetüsün oksijen ve besin alımını dolaylı olarak azaltabileceği belirtiliyor. Bilim insanları, bu nedenle hava kalitesinin iyileştirilmesinin yalnızca çevresel bir hedef değil, doğrudan nesiller arası sağlık belirleyicisi olduğunu vurguluyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu