ABD’de Türkiye raporu, Afrika’da etkin ülke durumunda
ABD merkezli düşünce kuruluşu Atlantic Council’in yayımladığı “Redefining power systems: Turkish electric-sector engagement in Africa” (Güç sistemlerini yeniden tanımlama: Türk elektrik sektörünün Afrika’daki girişimi) başlıklı rapora göre Türkiye’nin Afrika’daki varlığı son yirmi yılda büyükelçilikler, THY uçuşları ve diplomatik temasların ötesine geçerek çok katmanlı bir ekonomik ve stratejik ağ haline geldi. Raporda Türkiye’nin enerji, emtia, madencilik ve altyapı alanlarında “sonuç üreten etkin güç” konumuna geldiği ifade edildi.
Atlantik Konseyi ve Ahram Online analizlerine göre Türkiye, Afrika’da Batılı güçlere alternatif bir ortak olarak görülürken, Çin ve ABD dışındaki çok kutuplu dengede de öne çıkan aktörlerden biri haline geldi. (AA)
100 MİLYAR DOLARLIK HACİM
Atlantik Konseyi’nin analizine göre Türk müteahhitlik firmaları 2003’ten bu yana Afrika genelinde 2 binden fazla projeyi tamamladı ve bu projelerin toplam değeri 2024 itibarıyla yaklaşık 100 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin Afrika’daki doğrudan yatırımlarının ise yaklaşık 10 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Verilere göre Türkiye-Afrika ticaret hacmi 2003’te 5,4 milyar dolarken 2025 itibarıyla yaklaşık 40 milyar dolara yükseldi. Bu artış yüzde 700’ü aşarken, 2025’in ilk beş ayında ihracat 8,4 milyar dolar olarak kaydedildi. 2024 genelinde ise ihracatın 19,4 milyar dolara ulaştığı aktarıldı. Atlantik Konseyi raporunda Mısır (3,5 milyar dolar), Fas (3,1 milyar dolar) ve Libya (2,5 milyar dolar) Türkiye’nin başlıca ihracat pazarları arasında gösterildi.
400 MİLYAR DOLARLIK ALAN
Rapora göre Afrika’da yaklaşık 600 milyon insanın elektrik erişimi bulunmazken, kıtanın 2030’a kadar enerji üretimi ve altyapı yatırımları için 400 milyar dolarlık ek kaynağa ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Atlantik Konseyi analizinde Afrika’nın dünya güneş enerjisi potansiyelinin yüzde 60’ına sahip olmasına rağmen küresel kapasitenin yalnızca yüzde 1’ini kullandığı ifade edildi. Raporda Türk EPC (mühendislik, tedarik ve inşaat) firmalarının enerji santralleri, iletim hatları ve altyapı projelerinde rekabetçi kapasiteye sahip olduğu vurgulanırken, bu firmaların Çinli şirketlere alternatif olarak değerlendirildiği de vurgulandı. Kuzey Amerika ve Avrupa merkezli şirketlerin ise sahada kalıcı varlık oluşturma konusunda daha sınırlı kaldığı belirtildi.
Bayraktar TB2 ve Akıncı İHA’larının Mali ve Nijer’de kullanımı ile Türk firmalarının enerji santrali ve iletim hattı projeleri, Türkiye’nin kıtadaki altyapı ve savunma yatırımlarına somut örnek olarak gösteriliyor. (AA)
2025’DE 20 BÜYÜK ANLAŞMA
Rapora göre Türkiye, Afrika ile enerji ve madencilik alanında Ekim 2025 itibarıyla 20 ortaklık anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaların Etiyopya, Gine, Nijer ve Sudan gibi ülkelerde yoğunlaştığı ve özellikle erken aşama keşif faaliyetlerini kapsadığı belirtildi. Analize göre bu adımlar Türkiye’nin yalnızca ticari değil, aynı zamanda enerji güvenliği ve sanayi politikası açısından kritik bir strateji izlediğini ortaya koyuyor. Türkiye’nin de 2024-2028 Kalkınma Planı’nda kritik minerallerin önceliklendirildiği ifade edildi.
AFRİKA’DA SAVUNMA SANAYİ ETKİSİ
TRENDS Research & Advisory tarafından yayımlanan analizlere göre Türkiye, Afrika’nın en büyük insansız hava aracı tedarikçisi konumunda yer alıyor. Baykar üretimi Bayraktar TB2 ve Akıncı sistemlerinin Mali, Nijer, Burkina Faso, Etiyopya, Libya, Somali, Çad ve Senegal’de aktif olarak kullanıldığı belirtildi. Ahram Online’ın analizine göre Türkiye’nin savunma modeli yalnızca ürün satışını değil, eğitim, lojistik ve istihbarat desteğini de kapsıyor. Bu durum Türkiye’yi “silah tedarikçisinden güvenlik aktörüne” dönüştüren bir yapı oluşturuyor. Naval News gibi denizcilik yayın organlarının değerlendirmelerine göre özellikle Sahel bölgesinde ABD ve Fransa’nın askeri varlığının gerilemesiyle birlikte Türkiye’nin etkisi de artış gösterdi. Mali, Nijer ve Burkina Faso’nun oluşturduğu Sahel İttifakı’nın Türkiye ile savunma iş birliğini derinleştirdiği ifade ediliyor. Rapora göre Türkiye’nin Afrika’daki varlığı artık yalnızca diplomatik temsil sayısı veya uçuş ağıyla değil; enerji santralleri, maden sahaları, iletim hatları ve savunma sistemleri üzerinden ölçülüyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel