Tutukluluğuma devam denildi!
Tutukluluğuma devam denildi!
Yaklaşık 15 dakika kamera karşısında bekledikten sonra hâkim cübbesini giyip yerine oturdu. “Diyeceğin var mı?” diye sordu. “Evet, var,” dedim ve şunları söyledim:
“Gördüğüm kadarıyla kıdemli bir yargı mensubusunuz. Beni tutuklattıran savcı ile tutuklayan sulh ceza hâkiminin hukuksuz bir karara imza attığını vurgulamak istiyorum. Bir aydır cezaevinde olmama neden olan suç iddiasının yatarı yok, bunu en iyi siz biliyorsunuz. Kaldı ki bu suçun unsurları da oluşmuş değil, bunu da en iyi siz biliyorsunuz. Bu suç iddiasının gerçekleşmesi için neredeyse 6-7 Eylül olayları gibi veya Madımak Katliamı gibi bir olayın yaşanması, halkın korku ve endişe içinde paniğe kapılarak sokaklara inmesi gerekiyor. Benim tamamı gerçek olan haberlerimin hangisinde böyle bir olay yaşandı?
Kaldı ki ne delil karartma ne de kaçma şüphem var. Kaçmak istesem kaçardım. Defalarca yurtdışına gittim, geri dönmezdim. Ancak benim bu ülkede gazetecilik yapmak gibi bir derdim var. Burada hayatımdan bir ay çalındı. Sizin bu hukuksuzluğa ortak olmamanızı talep ediyorum. Yatarı olmayan bir suç iddiası ile beni cezaevinde tutmaya devam mı edeceksiniz? Vereceğiniz karar ile basın tarihine geçeceksiniz. Bu hukuksuzluğa ortak olmayın.”
Bu sözlerim karşısında sulh ceza hâkimi, “Evet, kıdemli bir yargı mensubuyum. Savcı tutukluluğunun devamını talep etmiş. Ben de bu yönde, yani tutukluluğunun devamına karar veriyorum” dedi.
İşte bağımsız ve tarafsız yargı! Sadece gazetecilik yaptığım için cezaevindeyim. Tek suçum bu! Ancak benim sesim duvarları aşacak. Ben gazeteciyim!
Sincan 2 No’lu L Tipi Kapalı Cezaevi, A-10 Koğuşu