Orhan Gazi Erdoğdu ve Ulaş Yılmaz savunma yaptı

İBB davasında 18. gün: Orhan Gazi Erdoğdu ve Ulaş Yılmaz savunma yaptı

DURUŞMADAN |

21.00 | Hem “casusluk” hem İBB Davası’ndan tutuklu bulunan eylem 13 ve 16 kapsamında savunma yapan İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü Melih Geçek, “Hüseyin Gün. Hüseyin Gün kim ki ben ona bağlıyım? Ben Hüseyin Gün’ü hayatımda bir defa gördüm; başka hiçbir temasım yok. Hayatımda sadece bir defa gördüğüm, beni beceriksiz ve işe yaramaz olarak nitelendiren ve bir daha hiçbir zaman temasta bulunmadığım bir vatandaşın, iddia edilen örgütte benim yöneticim olduğu ifade ediliyor. Bu nasıl bir örgüt? Altı yıldır hiçbir temasta olmadığım bir yöneticinin emrinde çalışmışım. Başkanım, burada hukuk derslerinde gördüğümüz gibi, örgütlerde gizlilik olması gerekir. Sanırım örgütün gizlilik ayağını doldurmak için Hüseyin Gün diye bir kişi uydurulmuş” dedi.

17.10 | Yusuf Utku Şahin’in savunmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi. Dava, Şahin’in hakim, savcı ve avukat sorgusuyla devam edecek.

16.15 | “Şüpheden ne zamandan beri savcılık, mahkeme yararlanıyor?”

Ulaş Yılmaz’ın avukatı Enes Ermaner: “Müvekkilimin neden tahliye edilmesi gerektiğini size izah etmeye çalışacağım. Şimdi demişsiniz ki; ‘suçun vasıf ve mahiyeti.’ Sayın Başkan, burada 89 kişi hakkında tek bir karar vermişsiniz, bunu anlıyorum. Ama bu karar benim müvekkilimi de dahil ettiği için buna dair bir eleştiride bulunmak zorundayım. Siz daha 2 gün önce bu ‘Eylem 13’ çıktığında dediniz ki —bakın onu da direkt not almıştım, notumu açacağım— Emrah Yüksel çıktığında; “Şu 13 nolu eylemi şöyle güzel güzel anlat da en zorlandığımız eylem; sıralamayı ona göre belirledik zaten” dediniz. Dolayısıyla burada zorlandığınız, yani bilmediğinizi varsaymak zorunda olduğum bir eylemde, suçun vasıf ve mahiyetini müvekkilim aleyhine değerlendirdiniz. Kaldı ki eğer zaten anlamadığınız ve zorlandığınız bir eylemse, orada ne var demektir Sayın Başkan? Şüphe var demektir. Şüpheden ne zamandan beri savcılık yararlanıyor? Şüpheden ne zamandan beri mahkeme yararlanıyor? Hukukun en temel kuralıdır; şüpheden sanık yararlanır. Eğer Eylem 13 kapsamında şüpheniz varsa, bu kapsamdaki herkesi geçen hafta tahliye etmek zorundaydınız. Ama siz bunun yerine Emrah Yüksel pazartesi günü savunmaya geldiğinde “Emrah anlat da dinleyelim” dediniz. Umarım anlamışsınızdır.”

15.35 | Aykut Erdoğdu ve mahkeme başkanı arasında “yemek” diyaloğu

Söz alan Aykut Erdoğdu ve mahkeme başkanı arasında şu diyalog yaşandı:

Aykut Erdoğdu: Söz verdiğiniz için çok teşekkür ederim Sayın Başkan. Duruşma tutanakları şu açıdan önemli. Ben mesela burada ifade verdiğimde, Savcı Bey’in veya sizin… Cevap veremediğim bir soru oldu mu? Olmadı. Manşetten şu bilgi girdi: “Aykut Erdoğdu sorulara cevap veremedi!” Oysa ki duruşma tutanağı olsaydı…

Mahkeme Başkanı: Aykut Bey, o SEGBİS kısmını sanırım yükledik herhalde şimdi sistemde olması lazım.

Aykut Erdoğdu: Şunu söylemek istiyorum. Günübirlik… Bu önemli…

Mahkeme Başkanı: O şimdi o zabıttan alınan bir husus değil. Basın…

Aykut Erdoğdu: Anladım. Sadece şunu anlatmak istiyorum Sayın Başkan: Bizi korumak için -bu Türkiye’nin en önemli davası- gerekli zabıt kâtibi sayısı hemen arttırılarak, günübirlik yüklerseniz, bizi bu iftiralara karşı… Sadece benim sorunum değil. Bir sürü arkadaşta var. Bir de son; bütün televizyon kanallarının birçoğu, Sabah… “Aykut Erdoğdu, yemekler konusunda yalan söyledi. Yemek veriliyordu” diye. Günah, bize günah. Şu güne kadar yemek veriliyor muydu bize? Dün Sayın Başsavcı geldi, yemek verildi.

Mahkeme Başkanı: Evet. Teşekkür ederiz.

15.00 | Ulaş Yılmaz’ın avukatı Hüseyin Ersöz savunma yapıyor. Ersöz, USOM raporuna iddianamede 3 farklı tarih atıldığını söyledi. Ersöz, “USOM tarafından hazırlanan ve güvenilirliğinden şüphe duyulan raporda dahi İstanbul Senin uygulamasında Google kodlarının yer aldığına ilişkin bir tespit yer almamaktadır” dedi.

USOM’un siber saldırganların Dark Web’de satışa sundukları veriye erişimleri olduğu ve karşılaştırma yaptıklarını söyleyen Ersöz, “Bu durumda Tuncay Beşikçi’nin tespit ettiği söz konusu sızıntıların eski tarihli MySpace ve Collections sızıntılarına ait olduğu bulgusuna USOM’un neden varamadığı, daha doğrusu bunu neden incelemediği anlaşılamamıştır” ifadelerini kullandı.

12.50 | Yılmaz’ın savunması bittikten sonra Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı Necati Özkan söz aldı. Yılmaz’a “Herhangi bir geliştirme sürecinde bir dahlimin olduğunu gördünüz mü?” diye sordu. Yılmaz, “Görmedim” dedi. Özkan’ın “Hüseyin Gün’ü tanır mısınız?” sorusuna ise Yılmaz, “Sunumu için siz davet etmiştiniz. Projesi tırttı. Türkiye’de aynı şekilde daha ucuza yapabileceğimizi söyledik” yanıtını verdi. Bunun üzerine Özkan, “Sepetledik adamı” dedi.

12.15 | İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz’ın savunmasına başlandı.

Yılmaz savunmasına, “Kamuya verilen zararı kendi varlığına verilmiş bir zarar olarak düşünen biriyim” diyerek başladı.

“Ben herhangi bir kişisel verinin usulsüz bir şekilde elde edilmesine, kaydedilmesine, işlenmesine ve yayılmasına neden olmadım. Hiçbir örgütün üyesi değilim” ifadelerini kullanan Yılmaz, haklılığını ispatlaması gerekenin savcılık makamı olduğunu ancak bu külfeti de kendisinin yüklenmek zorunda kaldığını söyledi.

CEZAEVİNDE YAŞADIKLARINI ANLATTI 

Yılmaz cezaevinde yaşadıklarını da şöyle anlattı:

“Bizim bölümden iki kişi öldü. İyi ki ben geldiğimde götürülmüştü, soğuk algınlığından. Sonra da bir gün geldiler, ‘Eşyasını teslim edin’ dediler. Koğuşun kapısına çöp poşetiyle eşyaları konuluyor. Diğer kişi benim elimde öldü; kalp krizi geçirdi, dilini yuttu, morardı, damarları şişti. Şimdi yapabileceğimiz şey dilini çıkarmak, çıkarmaya çalışmak. Butona hızla basıp kapıyı yumruklayarak bu demir kapının ardından birilerinin gelmesini istemek. Önümüzde öldü adam. Götürdüler. Çok cazip şunlar bunlar… Bir süre sonra çöp poşetiyle eşyaları kapıya koyduk. Biz bunları niye yaşıyoruz? Bu bana ne öğretecek? Sayın Savcım, bu bize neyi öğretiyor? Ben niye gittim bu kadar kamuyla ilgili şeyi öğrendim? Ben niye bu kadar konuyla ilgili şeyler çalıştım, ettim? Ne öğretecek bize bu? İBB çalışanlarına ne öğretecek? Allah kimseyi düşürmesin. İki ay sonra şey oldu. Bu çok rencide edici, çok kırıcı bir şey. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin bu muameleyi hak ettiğini düşünmüyorum. 10 kişi şurada yatar mı? Ve çoğu hasta. Yaşlıları biz koruyoruz cezaevinde. Duşlarını yapamıyorlar, ilaçlarını alamıyorlar.”

12.05 | Erdoğan’ın avukatı Egemen İnaltay savunmasına başladı. Müvekkilinin 68 yaşında olduğunu ifade eden avukat İnaltay, Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi’nin adli bir birim olmadığını, danışmanlık yaptığını, USOM’la neden çalışıldığının soru işareti yarattığını belirtti. Etkin pişmanlıktan yararlanan kişilerin ifadelerini dikkate alınmaması gerektiğini de vurgulayan avukat İnaltay, “Baskı altında ifade verildiğini düşünmekteyiz” dedi.

10.45 | Tutuklu sanıklar alkışlarla salona girdi. Duruşma, CHP Bilgi İşlem Sorumlusu Orhan Gazi Erdoğdu ve avukatlarının savunmasının alınmasıyla devam ediyor. Erdoğdu’nun ardından İBB Dijital Yayınlar Koordinatörü Ulaş Yılmaz’ın savunmasına geçilecek.

11 yıldır CHP’de bilgi işlem sorumlusu olarak görev yaptığını söyleyen Erdoğdu, savcılıkta eski İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı Naim Erol Özgüner’e veri gönderip göndermediğinin sorulduğunu ifade etti. “Veri göndermedim, gönderemem zaten çünkü öyle bir veri yok” diyen Erdoğdu, “İddianame geldiğinde şoke oldum. Olmayan şeyi nasıl göndermişim de ikrar etmişim” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, savcılıkta 35 saatlik açlık ve susuzluğun sonunda ifade verdiğini, 2,5 yıl önceki bir hadiseyi hatırlamasının beklendiğini söyledi. Cezaevinde olduğu için oğlunun nikahını ertelediklerini de ifade eden Erdoğan, “Sizin kararınızla bunu gerçekleştirmeyi bekliyoruz. Tahliyemi talep ediyorum” dedi. İBB Başkan Danışmanı Necati Özkan, Erdoğan’a “Sizinle ne zaman tanıştık? 10 kampanyada bilgi işlem sorumlusuydunuz, sizden veri talep ettim mi?” diye sordu. Erdoğan’ın yanıtı “Hayır” oldu.

Öte yandan geçtiğimiz hafta tahliye edilen isimler arasında yer alan İBB Zabıta Daire Başkanlığı Anadolu Yakası Zabıta Müdürü Nazan Başelli de İBB davasını takip etmek üzere duruşma salonuna geldi.

 İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı “ihbar eden” sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı “suçtan zarar gören” sıfatıyla yer alıyor.

Ayrıca iddianamede, 16 kişi “müşteki”, 89’u tutuklu, 7’si firari, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 407 kişi “sanık” olarak bulunuyor.

İddianamede yer alan “örgüt” şemasında, tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun “örgüt elebaşı”, tutuklu Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile Murat Gülibrahimoğlu’nun da “örgüt yöneticisi” olduğu iddia ediliyor.

İMAMOĞLU’NUN 2 BİN 430 YIL 6 AYA KADAR HAPSİ İSTENİYOR

İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun “suç işleme amacıyla örgüt kurmak”, “kişisel verilerin kaydedilmesi”, “kişisel verileri ele geçirme ve yayma”, “suç delillerini gizleme”, “haberleşmenin engellenmesi”, “kamu malına zarar verme”, “rüşvet”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”, “irtikap”, “kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık”, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama”, “ihaleye fesat karıştırma”, “çevrenin kasten kirletilmesi”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet” ve “Maden Kanunu’na muhalefet” suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İddianamede, Keleş’in 48 kez “rüşvet”, “rüşvet alma”, “rüşvet verme”, 55 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 39 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, 8 kez “suç gelirlerini aklama”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma”, “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet”, “irtikap”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ile “haberleşmenin engellenmesi” suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

Ongun’un “rüşvet”, 53 kez “ihaleye fesat karıştırma”, 33 kez “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme”, “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ile “suç gelirlerini aklama” suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız’ın “rüşvet”, “ihaleye fesat karıştırma”, “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık” suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.

İddianamede, Soytekin’in “rüşvet”, “zincirleme şekilde rüşvet”, “irtikap” ve “suç gelirlerini aklama” suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu’nun “kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık”, “suç gelirlerini aklama”, “evrakta sahtecilik”, “Maden Kanunu’na muhalefet”, “Orman Kanunu’na muhalefet”, “çevre kirliliğine neden olma” ve “Vergi Usul Kanunu’na muhalefet” suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gün’ün “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme” suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.

İddianamede, yakalandıktan sonra işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili bilgi veren sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez “rüşvet alma”, 2 kez “irtikap”, “kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın ise 7 kez “rüşvet alma” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından toplam 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu