Türkiye, İsrail’in Gazze’ye giden yardım filosuna düzenlediği baskına ilişkin iddianameyi tamamladı
Türk Savcılar, Netanyahu ve diğer 34 üst düzey siyasi ve askeri şahsiyeti soykırım, insanlığa karşı suç, işkence, yağma ve hukuka aykırı tutuklama suçlamalarıyla şüpheli olarak adlandırdı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in İstanbul başsavcılığı döneminde başlatılan dava, iddianamenin kabul edilmesinin ardından adli aşamaya geçti.
Savcıya göre Sumud Filosu’na yönelik operasyon münferit bir eylem değil, İsrail devletinin en üst düzeylerinde gerçekleştirilen “planlı, organize ve ortak bir eylem”di.
Uluslararası bir sivil girişim olarak tanımlanan filo, Gazze’ye insani yardım taşıyorken İsrail güçleri tarafından durduruldu. Silahlı personel gemilere çıktı, hareketlerini zorla durdurdu ve gemideki sivilleri gözaltına aldı.
Kurbanların İsrail’e götürüldüğü, bir süre alıkonulduğu ve daha sonra sınır dışı edildiği bildirildi. İddianamede yer alan ifadelerde fiziksel şiddet, aşağılayıcı muamele ve uzun süreli baskı anlatılıyor.
Savcılar, eylemlerin sistematik olduğunu söyleyerek, kırıklar da dahil olmak üzere yaralanmalara dikkat çekti ve muamelenin Türk yasalarına göre işkence anlamına geldiği sonucuna vardı.
İddianamede ayrıca, İsrail tarafından zorla alındığı ve iade edilmediği iddia edilen, ağır yağma suçlamalarına temel oluşturan insani yardım malzemelerine ve kişisel eşyalara el konulması da ayrıntılarıyla anlatılıyor. Gemi ekipmanında da hasar olduğu belirtildi.
Savcılar, filo baskınını Gazze’deki daha geniş çaplı soykırımla ilişkilendirdi ve bunun, temel ihtiyaçlardan mahrum bırakma ve zorla yerinden etme de dahil olmak üzere sivilleri hedef alan daha geniş bir eylem modelinin parçası olduğunu öne sürdü.
Bu temelde şüpheliler bireysel suçların yanı sıra insanlığa karşı suçlar ve soykırımla ilgili hükümler kapsamında da suçlanıyor.
İddia makamı, Türkiye’nin temel hak ihlallerini nerede meydana gelirse gelsin, özellikle de vatandaşları etkilendiğinde soruşturma sorumluluğunu vurguladı.
Zanlıların yurt dışında olduğu göz önüne alındığında savcılar, duruşmanın kaçak prosedürlerle devam etmesini ve onların gıyabında davanın devam etmesine izin verilmesini talep etti.