1895 soykırım günlükleri, devletten önce sürgün kurgulandı

Modern Siyonizmin kurucusu kabul edilen Theodor Herzl tarafından Avrupa’da geliştirilen ideolojik çerçevenin, Filistin topraklarında demografik dönüşümü hedefleyen sistematik bir programa dönüştüğü; Raşid Khalidi başta olmak üzere akademik kaynaklar ve Birleşmiş Milletler raporlarıyla belgeleniyor. Herzl’in 12 Haziran 1895 tarihli günlüğünde “yoksul Filistin nüfusunu sınırın ötesine doğru yavaşça sürme” planından söz ettiği, bu yaklaşımın sonraki Siyonist liderler tarafından da açıkça benimsendiği ifade ediliyor. İsrail tarihi boyunca Filistin halkına yaşatılan soykırım, yurtlarından sürülme ve yerleşim birimlerinin yıkılarak yasadışı İsrail yerleşimleri kurmaya yönelik tüm insanlık dışı faaliyetler Herzl’in Avrupa’da geliştirdiği fikirlerden doğdu. Zorlu koalisyonlar ülkesi olarak bilinen İsrail’de ise hiçbir hükümet bu fikirleri terk etmedi.


Modern Siyonizmin kurucusu kabul edilen Theodor Herzl’in 1895 günlüklerinde Filistinlileri sürme planını yazması, henüz devlet kurulmadan katliam ve sürgün politikasının zihinde kurgulanıp meşrulaştırıldığını gözler önüne seriyor.

SİYONİST TRANSFER DOKTRİNİ

Siyonist lider David Ben-Gurion 1938’de zorunlu nüfus transferini savunurken, İsrail henüz kurulmadan bölgeden toprak alınmasının yolunu açan Joseph Weitz ise 1947’de Filistinlileri kastederek “tek bir köyleri bile kalmamalı” ifadesini kullandı. Bu yaklaşım, 10 Mart 1948’de kabul edilen ‘Dalet Planı’ ile kurumsal olarak kabul edildi. Plan kapsamında köylerin yok edilmesi, direniş halinde silahlı güç kullanılması ve nüfusun sınır dışına sürülmesi öngörüldü. İsrail’in kuruluş sürecinde faaliyet gösteren Irgun ve Lehi gibi kanun dışı silahlı milis yapılar, bombalama, suikast ve katliamlarla süreci hızlandırdı. Irgun lideri olan ve sonradan ülkenin Başbakanı olarak da görev yapan Manahem Begin komutasındaki güçlerin 1948’de gerçekleştirdiği Deir Yassin Katliamı’nda 100’den fazla sivil öldürüldü. Lehi örgütü ise 1948’de Birleşmiş Milletler (BM) arabulucusu Folke Bernadotte’u suikastla öldürdü. İsrail yönetimi kısa süre sonra Lehi üyelerine af verdi.

750 BİN FİLİSTİNLİ SÜRÜLDÜ

1947–1949 döneminde yaşanan Nakba sürgünü sırasında yaklaşık 750 bin Filistinli yerinden edildi, 600 köy yok edildi ve tarihi Filistin topraklarının yüzde 78’i işgal edildi. BM ve araştırma raporlarına göre bu süreçte kuyular zehirlendi, mülkler yağmalandı ve geri dönüşler sistematik olarak engellendi. Kültürel bilinci silme de bu dönemin bir parçası oldu. Yaklaşık 70 bin Filistin kitabının yağmalandığı, yerleşim yerlerinin haritalardan silindiği ve ekonomik varlıkların el değiştirdiği rapor edildi.

1895 soykırım günlükleri, devletten önce sürgün kurgulandı - Resim : 2
Nakba ve Naksa’da yüz binlerce Filistinlinin doğal yurtlarından sürülmesi ve köylerin yok edilmesi, uluslararası raporlara göre İsrail’in sistematik ve hukuksuz politikalarının en açık örnekleri olarak kayıtlara geçmiş durumda.

NAKSA VE İKİNCİ SÜRGÜN

1967 Altı Gün Savaşı sonrasında yaşanan Naksa sürgünü sürecinde 280 bin ila 325 bin Filistinli yeniden yerinden edildi. İmvas, Yalo ve Beyt Nuba gibi köyler askeri emirlerle tamamen yok edildi. Bu bölgelerin üzerine daha sonra Kanada destekli “Canada Park” inşa edildi. Dönemin askeri operasyonlarında rol alan ve sonradan ülkenin Başbakanlık görevini de üstlenen İzak Rabin’in sürgün emirleri verdiği ve yaklaşık 10 bin kişinin zorla yerinden edildiği de küresel raporlarda belgelendi.

700 BİN YASADIŞI YERLEŞİMCİ

Günümüzde Batı Şeria ve Gazze’de 700 binden fazla yasa dışı İsrailli yerleşimci bulunuyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği verilerine göre bölgede 145’ten fazla İsrail yerleşimi ve yaklaşık 200 devlet destekli karakol yer alıyor. BM raporları, yerleşimlerin uluslararası hukuka göre yasa dışı olduğunu ve savaş suçu kapsamına girdiğini belirtiyor. Aynı raporlara göre Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddeti aylık ortalama 118 olay seviyesine de ulaşmış durumda. İsrail sistematik şekilde ev yıkımları, zorla tahliyeler, inşaat izinlerinin engellenmesi ve hareket kısıtlamaları gibi kanunsuz faaliyetlerine devam ediyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu