Yayılmasından korkuluyor! Kültürel miras tehdit altında
Son haftalarda Orta Doğu’da tırmanan askeri gerilim, yalnızca askeri ve sivil hedefleri değil, insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen UNESCO Dünya Mirası alanlarını da etkiledi. İran ve Lübnan’da bulunan çok sayıda tarihi yapı ve arkeolojik alanın saldırılar nedeniyle hasar gördüğü bildirildi. özellikle İran’ın başkenti Tahran ve tarihi kent İsfahan ile Lübnan’ın Sur kentindeki bazı UNESCO alanları askeri saldırılardan doğrudan ya da dolaylı biçimde etkilendi. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), İran’daki çatışmaların kültürel miras üzerindeki etkisine ilişkin “derin endişe” duyduğunu açıkladı. UNESCO yetkililerine göre ülkede Dünya Mirası Listesi’nde bulunan en az dört alan hasar gördü.
Söz konusu yapıların yalnızca ulusal değil, “insanlığın ortak mirası” olduğu belirtiliyor.
HASAR TESPİT RAPORU
Hasar gören yapılar arasında şu önemli alanlar yer alıyor:
Gülistan Sarayı (Tahran): Yakın çevredeki hava saldırılarının oluşturduğu basınç ve enkaz nedeniyle sarayın pencereleri, aynalı dekorasyonları ve bazı yapısal unsurları zarar gördü.
Çehel Sotun (Kırk Sütun) Sarayı (İsfahan): Safevi dönemine ait bu önemli yapı, patlamaların etkisiyle freskler, sütunlar ve tavan bölümlerinde hasar aldı.
İsfahan Ulu Camii: Yüzyıllara yayılan mimari gelişimi temsil eden cami, patlama dalgalarından etkilendi.
Ali Kapu Sarayı ve Nakş-ı Cihan Meydanı çevresi: Bölgedeki saldırılar sonucu kapı, pencere ve süslemelerde tahribat meydana geldi.
Horramabad Vadisi’ndeki tarih öncesi alanlar: Binlerce yıllık insan yerleşimine ışık tutan arkeolojik bölgeler de saldırıların etkisi altında kaldı.
LÜBNAN DA TEHLİKEDE
İranlı yetkililer, söz konusu yapıların yalnızca ulusal değil, “insanlığın ortak mirası” olduğunu vurgulayarak uluslararası topluma tepki çağrısında bulundu. Çatışmaların bölgeye yayılmasıyla birlikte Lübnan da etkilenirken, ülkenin güneybatısındaki Sur kentinde bulunan ve UNESCO listesinde yer alan Tyre (Sur) Arkeolojik Alanı’nda da füze saldırıları sonucu maddi hasar oluştuğu bildirildi.
KORUMA ÇAĞRISI
UNESCO, çatışma taraflarına kültürel miras alanlarının koordinatlarını ilettiğini ve bu alanların hedef alınmaması gerektiğini vurguladı. Kurum, 1954 tarihli Lahey Sözleşmesi ve 1972 Dünya Mirası Sözleşmesi uyarınca kültürel varlıkların korunmasının uluslararası yükümlülük olduğunu hatırlattı. Uzmanlara göre, savaş sırasında kültürel mirasın kasten hedef alınması “savaş suçu” kapsamında değerlendiriliyor. Saldırılar sonrası İran’da bazı tarihi yapılara, savaş zamanında korunması gereken kültürel varlıkları işaret eden “Blue Shield” (Mavi Kalkan) sembolleri yerleştirilmeye başlandı.
Kültürel varlıkları işaret eden “Blue Shield” (Mavi Kalkan) sembolleri yerleştiriliyor.
KİM KORUYACAK?
Blue Shield International Başkanı Peter Stone, kültürel mirasın korunmasının insan kimliğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, bu tür kayıpların yalnızca fiziksel değil, toplumsal hafıza açısından da yıkıcı sonuçlar doğurduğunu ifade etti. UNESCO, Orta Doğu’da artan askeri gerilimin yalnızca mevcut hasarla sınırlı kalmayabileceği, daha fazla kültürel alanın risk altında olduğu uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre, çatışmaların uzaması halinde, yalnızca İran ve Lübnan’daki değil, bölgedeki diğer tarihi kentler ve arkeolojik alanlar da benzer tehditlerle karşı karşıya kalabilir.
[email protected]
Kaynak: Web Özel