48 yıldır aynı meydanda

48 yıldır aynı meydanda

Bu katliamlarla 12 Eylül darbesine giden yolun kapısı aralandı. Faşist darbe ise ülkenin bugün içine sürüklendiği karanlığın temel tuğlalarını döşedi. 1993 Sivas ve 1995’deki Gazi katliamları ile bugünkü rejimin önü açıldı.

Gençlik hareketi ve üniversitelerin çatışma alanlarına dönüştürülmek istenmesi, 12 Eylül’den sonra YÖK’ün kurulmasından başlayarak OHAL’de akademisyenlerin KHK’lerle ihraç edilmelerine ve rektörlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından atanmasına kadar vardı. Diğer katliamlar gibi 16 Mart Katliamı’nın da sorumluları hesap vermedi. Katliamın ardından açılan dava “zamanaşımı” kararıyla düşürüldü, sanıklar ise cezasızlıkla ödüllendirilerek yaşananların üzeri örtülmek istendi. Ancak aradan geçen 48 yılda yaşanan her şey yurttaşların hafızlarında ilk günkü canlılığıyla kaldı. Bugün gelinen süreçte öğrenciler geçmişten aldıkları mirasla mücadeleyi sürdürüyor. Beyazıt Meydanı, 48 yıl önceki kararlı mücadelenin devam ettiği yer olarak karşımıza çıkıyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptali ve ardından operasyonla gözaltına alınmasıyla başlayan 19 Mart süreci, tüm ülkede son yılların en büyük gösterilerinin yaşanmasına neden oldu. Bu sürece damgayı vuran ise gençlerdi. 19 Mart günü İstanbul Üniversitesi’nde polis barikatını aşan öğrencilerle başlayan eylemler, kısa sürede farklı üniversitelere yayıldı. Protestolar, operasyon gerekçesinin ötesine geçerek tüm haksızlıklara karşı büyüyen bir itiraza dönüştü. Beyazıt Meydanı geçmişin izleriyle öğrencilerin seslerini çıkardıkları en önemli sembol mekanlardan birisi olmayı sürdürüyor.

***

CEZASIZLIK SÜRDÜ

16 Mart Katliamı hakkında gerçekleştirilen soruşturma kapsamında dönemin Ülkü Ocakları İstanbul İl Başkanı Orhan Çakıroğlu, Mehmet Gül, dönemin MHP İstanbul İl Başkanı Kazım Ayaydın ve Ahmet Hamdi Aksoy gözaltına alındı. Saldırıyla bağlantısı olduğu tespit edilen Sıddık Polat ise Elazığ’da gözaltına alındı. 17 kişinin yargılandığı davada yalnızca Polat hakkında 11 yıl hapis cezası verilirken bu karar daha sonra Askeri Yargıtay tarafından bozuldu. Öğrencilerin üzerine bombayı atan Zülküf İsot daha sonra katliamı kendisinin gerçekleştirdiğini ve polis aracıyla üniversiteye geldiğini anlattı. İsot, itirafçı Lütfi Aktı tarafından öldürüldü. İtirafçı Ali Yurtaslan ise öğrencilerin üstüne atılan bombayı Abdullah Çatlı’nın temin ettiğini öne sürdü.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu