Yerleşimcilere işkence turu! Eğitim adı altında Filistinlilere zulüm

İsrail’de Filistinli mahkumlara yapılan işkenceler ve insanlık dışı koşullarla gündemden düşmeyen Nitzan Cezaevi’nde gerçekleştirilen son uygulama insanlık onurunun İsrail’de hiçe sayıldığının en çarpıcı örneklerinden biri olarak kayda geçti. İsrail Cezaevleri İdaresi’nin (Israel Prison Service) Nitzan cezaevini Gazze’yi işgal eden yasa dışı Yahudi yerleşimcilere açarak düzenlediği “safari turları”, uluslararası insan hakları örgütlerinin sert tepkisine neden oldu. İsrail medyası ve uluslararası yayın organlarına yansıyan bilgilere göre, ziyaret sırasında Filistinli tutuklular kelepçeli halde yüzüstü yere yatırılarak sergilendi, işgalci yerleşimcilerin gözü önünde dövüldü. Yerleşimcilerin ise bu insanlık dışı görüntüleri “dini eğitim” adı altında gerçekleştirdikleri ortaya çıktı.


Medyaya yansıyan bilgilere göre Nitzan Cezavi’nde mahkumlar kelepçeli halde yere yatırılıyor ve yasa dışı yerleşimcilerin gözü önünde aşağılanarak fiziksel şiddete maruz kalıyorlar.

SİSTEMATİK AŞAĞILAMA TURLARI

İsrail basınında yer alan bilgilere göre İsrail Cezaevleri İdaresi Başkanı Kobi Yaakobi, Gazze’deki yasa dışı yerleşimcilerden yaklaşık 20 kişiyi Nitzan maksimum güvenlikli cezaevine götürdü. Ziyaretin “dini eğitim” adı altında gerçekleştirildiği ve yerleşimcilere “lüks” bir yemek verildiği de aktarıldı. Aynı ziyaret kapsamında Gazze’deki çatışmalarla ilişkilendirilen Filistinli tutukluların bulunduğu koğuşlar gezdirildi. Medyaya yansıyan bilgilere göre bu sırada mahkumlar kelepçeli halde yere yatırıldı ve yerleşimcilerin gözü önünde aşağılanarak dövüldüler. İnsan hakları kuruluşları bu uygulamayı “açık teşhir ve sistematik işkence” olarak tanımlayarak Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nden (OHCHR) insanlık dışı uygulama için soruşturma açılması için taleplerde bulunmaya başladılar.

YER ALTINDAKİ İŞKENCE MERKEZİ

Tel Aviv’in güneyinde yer alan Nitzan Cezaevi’nin Ramla bölümünde bulunan “Rakevet” adlı yer altı bölümü ise insan hakları raporlarında özel olarak vurgulanıyor. Filistinli tutukluların avukatlarının insan hakları kuruluşlarının raporlarında yer alan ifadelerine göre bu bölümde tutulan mahkumların güneş ışığından tamamen mahrum bırakıldığını, ağır işkenceye ve cinsel saldırılara uğradıklarını ve tıbbi bakıma erişimlerinin bütünüyle engellendiğini belirtiliyor. Filistinli avukat Nadia Dakka, “Mahkumların yüzleri yaşadıkları şiddeti açıkça gösteriyor. Birçoğu konuşmaya dahi korkuyor” ifadelerini kullandı. Aynı raporlarda ‘YH’ kod adlı bir tutuklunun çene, kaburga ve omuz kırıklarıyla tedavisiz bırakıldığı, ‘KHD’ kod adlı bir başka tutuklunun ise gardiyanlar tarafından başparmaklarının koparıldığı aktarılıyor.

Yerleşimcilere işkence turu! Eğitim adı altında Filistinlilere zulüm - Resim : 2
Çok sayıda kurum ve kuruluşun yayımladığı bilgilere göre İsrail cezaevlerindeki Filistinli mahkumlar herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın süresiz şekilde hapishanelerde tutuluyorlar.

9 BİN FİLİSTİNLİ TUTUKLU

Filistinli mahkum hakları örgütü Addameer’in verilerine göre İsrail hapishanelerinde halen 9 bin 200’den fazla Filistinli tutuluyor. Bu tutukluların büyük bölümü “idari tutukluluk” kapsamında, yani herhangi bir suçlama veya yargılama olmaksızın süresiz şekilde cezaevinde tutuluyor. Public Committee Against Torture in Israel (İsrail’de İşkenceye Karşı Kamu Komitesi – PCATI) tarafından yayımlanan raporda ise fiziksel şiddet, cinsel saldırı, aç bırakma ve tehditlerin “yaygın ve sistematik” olduğu belirtildi. Filistinli Mahkumlar Vakfı’nın raporuna göre ise cezaevlerinde yanıklara yol açan yeni tür silahlar kullanılıyor ve özellikle Ramazan döneminde tutuklulara yiyecek verilmediği ifade edildi.

IRKÇI HUKUK DÜZENİ

Uluslararası Kızılhaç Komitesi Ekim 2023’ten bu yana cezaevlerine erişiminin engellendiğini belirtirken aynı dönemde İsrail Parlamentosu “terör suçları” kapsamında idam cezasını genişleten yasa tasarısını gündeme aldı. Addameer, söz konusu düzenlemenin yalnızca Filistinlileri hedef aldığını ve “ırkçı bir hukuk düzeninin parçası” olduğunu açıkladı. Batı Şeria’daki Birzeit Üniversitesi’nden Prof. Basil Farraj ise yaptığı değerlendirmede “Rakevet gibi gizli merkezler İsrail’in daha geniş çaplı hapishane sisteminin yalnızca bir parçası. Bu yapı, Filistinlilerin tüm haklarını ortadan kaldıran sistematik bir şiddet düzenidir” ifadelerini kullandı. İsrail’in cezaevi sistemi, 1967’den bu yana işgal altındaki Filistin topraklarında uygulanan geniş çaplı gözaltı ve tutuklama sisteminin bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. İnsan hakları kuruluşları raporlarında da cezaevi sisteminin uluslararası gözlemcilere kapalı “işkence merkezleri” haline geldiği özellikle vurgulanıyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu