İtalya’dan Hürmüz mesajı: Askeri misyon gündemde değil

İtalya’dan Hürmüz mesajı: Askeri misyon gündemde değil

Bu AB Liderler Zirvesi’nin, uluslararası gündemin karmaşık ve önemli bir anında yapıldığını belirten Meloni, Orta Doğu’daki krizi, çok taraflılık alanındaki kriz durumunu, kendilerini endişelendiren enerji güvenliği konusunu, göç hususunu ve Ukrayna Savaşı bağlamındaki konuları değerlendirdiklerini aktardı.

Meloni, AB ülkelerinin bu çatışmaya doğrudan dahil olmadıklarını, bunun yerine diplomatik bir yol inşasından ve gerilimin düşürülmesinden yana olduklarını dile getirdi.

Başbakan Meloni, Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere olarak Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için “koşullar uygun olduğunda uygun çabalarla katkı sağlamaya hazır olduklarına” dair dün gün içinde yaptıkları ortak açıklamaya ilişkin “zorlama bazı yorumlar” gördüğünü ifade etti.

Meloni, “Şunu açıkça belirtmek istiyorum: Hiç kimse Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı kırmak için askeri bir misyon düşünmüyor. Kendimize sorduğumuz soru şudur: Koşullar uygun olduğunda ancak makul bir şekilde çatışma sonrası aşamada taraflarla açıkça mutabakat halinde, seyrüsefer özgürlüğünü garanti altına almak ve savunmak için nasıl bir katkı sunabiliriz?” diye konuştu.

Başbakan Meloni, Orta Doğu’daki krizin muhtemel etkilerinden olabilecek göç konusunda da benzer görüşlere sahip ülkeler olarak zirve toplantısından önce bir araya geldiklerine işaret ederek, İtalya ve Danimarka olarak, 2015’teki göç krizinden ders çıkaran bir Avrupa’nın dış sınırlarını güçlendirip potansiyel bir krizi önlemesi gerektiği hususunun zirve sonuçlarına dahil edilmesini teklif ettiklerini söyledi.

MELONİ “ESNEKLİK” İSTEDİ

AB Liderler Zirvesi’nde Rusya-Ukrayna savaşında Kiev’e olan desteğin yinelendiğini dile getiren Meloni, bununla beraber, görüşmelerin büyük bir kısmının, Macaristan’ın Ukrayna’ya yönelik 90 milyar avroluk kredi üzerindeki vetosu etrafında döndüğünü aktardı.

Meloni, bazı basın yayın organlarında, zirve sırasında kendisinin, Macaristan Başbakanı Viktor Orban’a anlayış gösterdiği şeklinde çıkan haberleri yalanlayarak, şunları kaydetti:

“Yabancı büyükelçilerle konuşmadım, bir yerlerde okuduklarımı söylemedim. Durumun çözülebileceğine inanıyorum. Ancak siyasi bir anlaşmaya ve her iki taraftan da esnekliğe ihtiyaç var. Bence bir tarafta Drujba Boru Hattının yeniden açılması, diğer tarafta ise Orban’ın 90 milyar dolarlık fonu serbest bırakması, hatta kabul etmese bile izin vermesi mümkün. Bu yüzden çağrım, her iki tarafın da esnek olması yönündedir. Sonuçta Ukrayna için bu paraya ihtiyacımız var ve bu blokajı kaldırmak istiyoruz.”

***

ORTAK AÇIKLAMA YAPILMIŞTI

Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere, Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazır olduklarını bildirmişti.

Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, Hollanda ve İngiltere liderleri, Hürmüz Boğazı’na yönelik ortak açıklama yapmıştı.

Açıklamada, “İran tarafından Körfez’de silahsız ticari araçlara yönelik son saldırıları, petrol ve doğal gaz tesisleri başta olmak üzere sivil altyapılara yönelik saldırıları ve Hürmüz Boğazı’nın İran Silahlı Kuvvetleri tarafından kapatılmasını şiddetle kınıyoruz.” ifadesine yer verilmişti.

Bölgedeki saldırılardaki tırmanıştan endişe duyulduğuna işaret edilen açıklamada, “İran’ı tehditlerini, mayın döşeme operasyonlarını, insansız hava aracı ve füze saldırılarını, ticari seyrüsefere yönelik boğazı tıkayan tüm girişimlerini durdurmaya ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 2817 no’lu kararına uymaya çağırıyoruz.” denilmişti.

Açıklamada, seyrüsefer özgürlüğünün uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri olduğu vurgulanarak, İran’ın eylemlerinin etkisinin dünyanın her yerinde hissedildiği savunuldu.

Küresel denizcilik taşımacılığına yönelik bu tür dış müdahalelerin ve enerji tedarik zincirlerinin aksatılmasının dünya barışı ve güvenliği için tehdit oluşturduğu belirtilen açıklamada, bölgedeki petrol ve doğal gaz tesisleri dahil sivil altyapılara yönelik saldırılara ara verilmesi istenmişti.

Açıklamada, “Boğazda seyrüsefer güvenliğini sağlamak için uygun çabalara katkı sağlamaya hazırız. Hazırlık planlamasına katkı sağlayan ülkelerin taahhüdünü memnuniyetle karşılıyoruz.” ifadeleri kullanılmıştı.

Uluslararası Enerji Ajansının (IEA) koordineli bir şekilde petrol rezervlerinin kullanımına izin vermesinin memnuniyetle karşılandığı aktarılan açıklamada, enerji pazarının istikrara kavuşması için üretici ülkelerle birlikte çalışarak üretimin artırılması dahil farklı tedbirler alınacağı kaydedildi.

Açıklamada, tüm ülkelerden uluslararası hukuka uyması istenmişti.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu