Bu dava baştan sona siyasidir

Bu dava baştan sona siyasidir

TALEPLERİ SIRALADI

Mahkeme, kimlik tespitlerinin ardından iddianamenin özetinin okunmasıyla başladı. İlk savunmayı Aykut Erdoğdu yaptı.

Aykut Erdoğdu’nun avukatı Hüseyin Ersöz de savunma yaptı. Erdoğdu’nun tutuklanmasında itirafçı beyanına itibar edildiğini söyleyen Ersöz, “AİHM yeterli değil’ diyor, heyet bunu göz önüne almalı” ifadelerini kullandı. Suç örgütü lideri olarak yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesinin, itirafçı Yıldız’ın beyanlarını yalanladığını hatırlatan Ersöz, “Ertan Yıldız’ın beyanlarına itibar edilemeyeceğini bir başka itirafçı Aziz İhsan Aktaş ortaya koymuştur” dedi. Ertan Yıldız’ın rüşvet iddiasında Mustafa Canlı’nın ismini verdiğini ve kendisi COVID’den öldüğünü hatırlatan Ersöz, Ertan Yıldız’ın ‘doğrulanamayacak iddiaları’ dile getirdiğini söyledi.

Ersöz, “Her dava gününde tutukluluk incelenmesi mümkündür. Tutukluluk hallerinin devam edip etmeyeceği, söylediğiniz nisan başındaki ara karara bırakılmamalı. Özellikle savunmalarını tamamlayan sanıklar göze alınarak haftalık tutukluluk incelenmesini talep ediyorum” dedi.

Ersöz, diğer taleplerini ise şöyle sıraladı:

• Aile görüşü de ara karar olarak alınmalı

• Duruşma günleri haricinde açık ve kapalı görüşler yapılmalı

• Basın mensuplarına ayrılan alan yetersiz, önlerinde masa bile yok. Avukatlardan boşalan alana geçirilebilirler.

BİR YILDIR TECRİTTEYİM

İmamoğlu daha sonra söz alarak kürsüye geldi. Mahkemenin kendisini dinlememesinin Türk yargısına ve kanunlara uygun olmadığını söyleyen İmamoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:  “Az önce iddianamenin özetini okudunuz, her satırda ismimin geçtiği özeti aktardınız. Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli siyasi davalardan biri başlatılıyor.

“Burada ‘Sizi dinlemiyorum’ ya da ‘Size söz hakkı vermiyorum’ demenizin yüce Türk yargısına, kanunlara uygun olmadığını düşünüyorum. Burada avukatlarımın ‘bir seslensin’ demesi de budur. Kısıtlamayı anlatmam, talebimi anlatmam için. Benim burada camide miting yapanlar gibi miting yapacak halim yok. Ben dertliyim üç bin yılla yargılanıyorum. Bu iftiraname üzerinden baskı altında bir sistemle karşı karşıyayız. Ben size güvenmek istiyorum. Ben ilk seçimde iktidar olacak partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Ben bir yıldır 12 metrekarede tecrit altındayım.

Bırakın Ekrem İmamoğlu’nu ilk dinlemeyi, son dinlemeyi arada bile dinlemeniz gerekir. Ekrem İmamoğlu olarak savunmaların başında, ortasında, sonunda, karar zamanında çoklu savunma hakkım olduğunu düşünüyorum.” İmamoğlu, şöyle devam etti: “Ben ilk seçimde bu iktidarı değiştirecek bir partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Kararı siz vereceksiniz ama o karar sizinle gelecek zaten hep sizinle olacak. Ben sizin takdir yetkinizi elinizden zaten alamam. O karar nereye gitseniz sizinle olacak.” Geçen ay Adalet Bakanı olarak atanan ancak öncesinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Akın Gürlek’i de eleştiren İmamoğlu, “Asrın yolsuzu dedi bize o siyasetçi görünümlü başsavcı. Böyle bir şey olabilir mi? Ne yaşıyoruz biz? Asrın arsızı bu, asrın arsızı” dedi. “Bu iddianamenin adı iftiranamedir” diyen İmamoğlu, “15 yıllık belediyeciliklerinde ne yapmışlarsa İmamoğlu’na mal etmişlerdir. Ben 8-9 duruşmaya geldim. Her zaman geldim konuştum. Dün söz hakkı vermediniz. Ben belediye başkanıyım. Ben bir dahaki seçimlerde cumhurbaşkanı adayıyım” ifadelerini kullandı. İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Meselenin özü siyasidir. Başsavcı gibi görünen siyasinin ‘ahtapotun kolları’ diyerek Ankara’ya nasıl selam çaktığı ortadadır. Seçim iptal etmekle olmuyor, tutuklayarak olur demiş. Siyasi bir karardır bu. ‘Başarılı olursan bakan olursun’ denmiştir.”

Mahkeme başkanı, arife gününe (20 Mart) kadar savunmaların süreceğini, nisan ayının sonunda ara karar verileceğini söyledi.

***

ADİL YARGILAMA HAKKIMIZ

Davaya verilen arada X hesabından paylaşım yapan Dilek Kaya İmamoğlu duruşmaların TRT’den yayınlanması yönündeki taleplerini yineledi ve “Kendimize güvenimiz tam. Duruşmalar TRT’de canlı yayınlansın, millet her şeyi kendi gözüyle görsün, süreç açıklıkla yürüsün. Adil ve şeffaf yargılama hepimizin hakkıdır” dedi.

***

İKİNCİ GÜN DE GERİLİMLE BAŞLADI

Duruşmayı takip etmek isteyen avukatların salona kimlik kontrolüyle alınmak istenmesi tartışma yarattı. İtirazların ardından mahkeme heyeti avukatların sözlü beyanla salona girmesine izin verdi. CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal duruşma salonunun önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, “Avukatsız yargılama, yargılama değildir. Otoriter bir rejim uygulamasıdır. Yassıada uygulamaları neyse, bugünkü uygulama da aynı zihniyettir” dedi. Avukatların ve tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından bu kez “sandalye” polemiği yaşandı.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu