Türk Dışişleri Bakanı Fidan, İran gerilimine ilişkin Riyad toplantısına katıldı
Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Suudi Arabistan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek toplantıya Azerbaycan, Bahreyn, BAE, Mısır, Katar, Kuveyt, Pakistan, Suriye ve Ürdün’den de temsilciler katılacak.
Bölgeyi saran ve küresel enerji arzında benzeri görülmemiş bir kesintiye neden olan ABD-İsrail’in İran’la olan savaşında neredeyse üç haftadır gerilimin azaldığına dair çok az işaret var.
Muhafazaya odaklanın
Kaynaklar, Fidan’ın devam eden savaşın diplomatik ve barışçıl yollarla sona erdirilmesi gerektiğini vurgulamasının beklendiğini belirterek, bunun yapılmamasının bölgedeki devletlerarası ilişkilerde uzun vadeli ve geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu.
İran’a komşu olan NATO üyesi Türkiye, savaş başlamadan önce İran ile ABD arasında arabuluculuk yapmaya çalışmıştı.
ABD’yi kınadı ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını uluslararası hukukun ihlali olarak nitelendirerek, İran’ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını kabul edilemez olarak eleştirdi.
Fidan’ın ayrıca Körfez ülkelerini hedef alan son saldırıların kabul edilemez olduğunu ve bölgenin geleceği açısından ciddi riskler oluşturduğunu yinelemesi, gerilimin daha da artmaması için itidalli olunmasının önemini vurgulaması bekleniyor.
Fidan muhtemelen bölgesel aktörlere çatışmanın içine çekilmekten kaçınmaları yönünde çağrıda bulunacak ve daha geniş bir savaşın önlenmesi için dengeli ve temkinli bir yaklaşımın şart olduğunu vurgulayacak.
Türkiye’nin diplomatik rolü
Toplantıda Fidan’ın, krizlerin çözümünde “bölgesel sahiplenmenin” giderek artan önemini vurgulaması ve bölgesel sorunların çözümlerinin giderek bölgesel aktörler tarafından şekillendirilmesi gerektiğini öne sürmesi bekleniyor.
Türkiye’nin istikrarı yeniden tesis etme ve gerilimleri azaltma amaçlı diplomatik çabalara katkıda bulunmaya hazır olduğunu yineleyecek.
Türk dışişleri bakanının ayrıca çatışmanın genişlemesinin enerji güvenliğini, ticaret yollarını ve küresel ekonomik istikrarı ciddi şekilde etkileyebileceği konusunda uyarması bekleniyor.
Güvenlik riskleri, terör endişeleri
Kaynaklara göre Fidan, bölgede güvenlik boşluklarının oluşması riskine işaret ederek, bu istikrarsızlığın terör örgütleri tarafından istismar edilebileceği uyarısında bulunacak.
Kendisi ayrıca, gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemek ve gerilimi azaltmak için uluslararası topluma daha aktif bir rol verilmesi yönünde çağrıda bulunması bekleniyor.
Lübnan, Filistin
Fidan’ın, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarıyla ilgili kaygılarını dile getirmesi ve bu saldırıların ülkeyi parçalanmaya sürükleyebileceği ve geniş çaplı yerinden edilmeyi tetikleyebileceği uyarısında bulunması bekleniyor.
Diplomatik kaynaklara göre, Filistin’deki insani krizin küresel gündemin üst sıralarında tutulmasının öneminin altını çizerek, mevcut tırmanışın uluslararası dikkati Filistin meselesinden uzaklaştırmaması gerektiğini de vurgulayacak.
Toplantı, Orta Doğu’nun son yıllardaki en çalkantılı dönemlerinden biriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşiyor.
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a ortak saldırı başlatması ve aralarında dönemin Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in de bulunduğu yaklaşık 1.300 kişinin öldürülmesiyle Orta Doğu’daki gerilimler arttı.
İran, İsrail’in yanı sıra Ürdün, Irak ve Körfez ülkelerini de hedef alan insansız hava aracı ve füze saldırılarıyla misilleme yaptı; bu ülkelerin ABD askeri varlıklarını hedef aldığını, can kayıplarına ve altyapıya zarar verirken küresel pazarları ve havacılığı sekteye uğrattığını söylüyor.