Cephe genişliyor

Cephe genişliyor

İran halkına birlik çağrısı yapan Hamaney, “Düşman üzerinde baskı kurmak için Hürmüz Boğazı kapalı kalmalı. Bölgedeki tüm ABD üsleri derhal kapanmalı. Komşularımızla dostuz ancak bu üsleri hedef almaya devam edeceğiz” dedi. Savaşta yalnız olmadıklarını savunan Hamaney, Yemen, Lübnan Hizbullahı ve Irak’taki direniş gruplarının İran’ın yanında durduğunu belirterek “Direniş Cephesi” vurgusu yaptı.

Çatışmaların 13’üncü gününde İsrail, İran’ın başkenti Tahran’a yönelik “büyük çaplı bir saldırı dalgası” başlattı.

KÖRFEZ’DE GEMİLERE SALDIRI

İran’ın ABD ve İsrail bağlantılı gemilerin trafiğine kapattığı Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere ve limanlara yönelik saldırılar sürüyor. Uzun bir savaşa hazır olduğunu ilan ederek petrol tanklerlerini vuran İran, dün de Körfez ülkelerindeki enerji tesislerini hedef aldı.

Savaşın başladığı 28 Şubat’tan bu yana saldırıya uğrayan gemi sayısının 14’e çıktığı aktarıldı. Savaş sona erene kadar Körfez’den petrol ihracatına müsaade etmeyeceğini duyuran İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nda uyarıları dikkate almayan ABD’ye ait bir petrol tankerini vurduğunu duyurdu.

IRAK LİMANLARI KAPATTI

Irak’ın Basra limanında iki petrol tankerine düzenlenen saldırıda bir mürettebat hayatını kaybetti. İki tankerden birinin patlaması üzerine Irak hükümeti, ülkedeki tüm petrol limanlarının kapatıldığını bildirdi. Körfez’de gerilim tırmanırken İran’a yakın Şii grupların olduğu Irak ve Lübnan da savaşın birer cephesi haline geldi. Irak’ta Anbar, Musul, Babil ve Kerkük’teki Haşdi Şabi üsleri onlarca kez hedef alındı. ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılarda en az 30 kişinin öldüğü belirtildi.

Şİİ GRUPTAN COLANİ’YE UYARI

İran’a yakınlığıyla bilinen Irak İslami Direnişi bileşenleri, Suriye’deki HTŞ yönetiminin Lübnan sınırına askeri yığınak yapmasını “düşman Siyonist-Amerikalılar ile koordinasyon” olarak niteleyerek Ahmed Şara yönetimini tehdit etti. Açıklamada Suriye’nin Lübnan topraklarına yönelik herhangi bir hamlesini “Direniş Ekseni’ne savaş ilanı” olarak kabul edeceğini duyuruldu.

İtalya Savunma Bakanlığı ise Irak’ın Erbil kentinde bulunan İtalya’ya ait askeri üsse önceki gece saatlerinde füzenin isabet ettiğini duyurdu. Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralının olmadığı belirtildi.

Beyrut’ta yerinden edilenlerin kaldığı sahilde en az 8 kişi yaşamını yitirdi.

∗∗∗

İSRAİL ORDUSU KARADAN İLERLİYOR

İsrail savaş uçakları Lübnan’ın başkenti Beyrut’un yanı sıra doğu ve güneyindeki çok sayıda bölgeyi hedef alırken İsrail ordusunun kuzey cephesine büyük takviye güçler sevk ettiği bildirildi. Hizbullah’ın İsrail’e 100 füze fırlatmasının ardından önceki gece İsrail uçakları, Beyrut’un güneyini bombaladı. Son saldırılarda en az 8 kişi ölürken 30’dan fazla kişi yaralandı. Lübnanlı yetkililer, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında 687 kişinin hayatını kaybettiğini, 1800’e yakın kişinin yaralandığını aktardı. Lübnan Ulusal Haber Ajansı, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki bazı noktalarda karadan işgal için ilerlediğini, bölgede 18 askeri mevzi kurduğunu bildirdi. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise Lübnan hükümetini Hizbullah’ın saldırılarını engelleyememesi durumunda işgali genişletmekle tehdit etti. Orduya Lübnan’daki operasyonlarını genişletme talimatı veren Katz, “Toprağı biz alır, işimizi kendimiz hallederiz” dedi.

∗∗∗

TRUMP: PETROL FİYATLARI ABD’YE KAZANDIRIYOR

ABD Başkanı Donald Trump, “petrol fiyatları yükseldiğinde ABD’nin çok para kazandığını” söyledi. ABD’nin açık ara dünyanın en büyük petrol üreticisi olduğunu vurgulayan Trump, kendisi için daha büyük öneme sahip olan konunun ise “kötü bir imparatorluk” olarak nitelendirdiği İran’ın nükleer silahlara sahip olmasını engellemek olduğunu kaydetti.

∗∗∗

ROMANYA ÜSLERİNİ ABD’YE AÇTI

Romanya, ABD’nin Ortadoğu’daki askeri operasyonlarına destek vermek amacıyla Karadeniz kıyısındaki askeri üslerini Amerikan savaş uçakları ve destek ekipmanlarının kullanımına açmaya hazırlanıyor. Karar kapsamında ABD’nin Mihail Kogălniceanu Hava Üssü ile ülkenin orta kesimlerinde yer alan Câmpia Turzii Hava Üssü’ne yaklaşık 500 asker ve tanker uçak konuşlandırması planlanıyor.

∗∗∗

İRAN VE İSRAİL SONUNA KADAR GİTMEK İSTİYOR

Dr. Ezgi UZUN TEKER – Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi

İran’da savaş, yakın zamanda bitecek gibi gözükmüyor. ABD ve İsrail stratejisini askeri tesislerden sivil ve enerji altyapısına kaydırdı. Özellikle elektrik şebekesinin hedeflenmesi, sistemi felç ederek halk üzerinden hükümeti köşeye sıkıştırmayı amaçlıyor.

Bu savaş birkaç seviye halinde devam ediyor. Önce liderlik kadrosunu hedef alan “decapitation” süreciyle başladı, sonra askeri tesislerle devam etti, şimdi ise sivil altyapı hedefte. Ancak liderlik kadrosunu ortadan kaldırdıklarını iddia etseler de aslında bu tam olarak gerçekleşmiyor. Aynı durum askeri yapılar için de geçerli. Mesela Fordo nükleer tesisini vurduklarında, orada yüksek miktarda zenginleştirilmiş uranyumun toprak altında kaldığını söylediler ama anladığımız kadarıyla o uranyum çoktan oradan kaçırılmıştı. Bu belirsizlikler nedeniyle ABD “rejim değişikliği” ile “içeriden birileriyle uzlaşma” arasında gidip gelen, savaşın seyrine göre sürekli strateji değiştiren bir tutum sergiliyor.

SAVAŞ KOŞULLARI LİDERİ BELİRLEDİ

Ancak Mücteba Hamaney’in dini lider seçilmesi de bu savaş koşullarının bir sonucu, kısa vadede rejimi kurtarmak için bir devlet refleksi. Devlet, bu koşullar altında çok daha güvenlikçi bir yapıya büründü. İran’ın tam bir “güvenlik devletine” dönüştüğünün en somut kanıtı. İbrahim Reisi, halk yönetimi deneyimi kazanması için cumhurbaşkanlığına getirilmiş ve rehberliğe öyle hazırlanmıştı. Mücteba’nın ise halk nezdinde yönetsel bir geçmişi yok. O, Beyt-i Rehberi (Rehberlik Ofisi) üzerinden Devrim Muhafızları ve güvenlik bürokrasisiyle sistemi perde arkasından yöneten isimdi.

Onun seçilmesi, sistemin sırtını tamamen askeri güce dayadığı bir “askeri teokrasiye” geçişi simgeliyor. Devrim Muhafızları, siyasi güçleri artsa da teokratik imgeyi korumak istiyor ve bu yüzden Mücteba gibi şahin bir figürde uzlaştılar. ABD’nin ve İsrail yaptığı hesap hatası da burada gibi gözüküyor. Devrim Muhafızları ideolojik bir çözülme yaşamadı, bu nedenle de kısa vadede bir ateşkes beklemek zor.

Dr. Ezgi UZUN TEKER

DAHA KATI BİR İRAN GELEBİLİR

İsrail, Suriye ve Lübnan’da olduğu gibi İran’ın askeri kapasitesini tamamen yok etmek istiyor. “Rejim kaldığı sürece bu tehdit bitmez” düşüncesiyle sonuna kadar gitmek niyetindeler. ABD ise kara harekâtı gibi çok maliyetli seçenekler ile rejimi devirme ve “zayıf bir İran bırakma” stratejisi arasında kararsız. Şu an sahada silahlı grupların içeride karmaşa çıkarma safhasına geçtiğini duyuyoruz. Bu süreçten, nükleer anlaşmaları tamamen reddeden, daha da katılaşmış ve nükleerleşmiş bir İran çıkabilir ki bu, Batı’nın planladığının tam tersi bir sonuç doğurabilir.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu