ABD’nin eski sistemlerine elveda! Türkiye gökyüzünü tahkim ediyor

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattıkları saldırı ile Orta Doğu’yu yangına çeviren savaş, Türkiye’nin hava savunma mimarisini de yeniden tartışmaya açtı. Türkiye’nin envanterinde bulunan hava savunma sistemleri ise büyük ölçüde NATO altyapısı ve ABD menşeli platformlara dayanıyor. Ancak 2000’li yılların ortasından itibaren hem teknolojik bağımlılığı azaltmak hem de giderek artan füze ve hava tehditlerine karşı daha güçlü bir savunma kalkanı oluşturmak amacıyla yerli ve milli sistemlerin geliştirilmesine hız verildi. Bugün Türkiye’nin hava savunma kapasitesi, eski nesil sistemlerden modern yerli platformlara uzanan çok katmanlı bir yapıya doğru evrilirken, “Çelik Kubbe” projesinin ise 2030 yılına kadar tam kapasiteyle devreye girmesi hedefleniyor.


Bofors L70 uçaksavar sisteminin yerini ASELSAN tarafından geliştirilen KORKUT kundağı motorlu hava savunma sistemi almaya başladı.

İLK SİSTEM HERCULES

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterinde uzun yıllar boyunca yüksek irtifa hava savunma görevini üstlenen tek sistem, ABD menşeli Nike Hercules füzeleri oldu. 1959 yılında geliştirilen bu sistemler, özellikle Sovyet bombardıman uçaklarına karşı NATO ülkelerinde geniş çapta kullanıldı. Türkiye’deki Nike Hercules bataryalarının temel görevi İstanbul ve Boğazlar bölgesinin hava savunmasını sağlamak olarak belirlenmişti.

ARTIK SİPER KORUYACAK

Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte bu sistemlerin bakım ve idamesi giderek zorlaştı. Teknolojik olarak eskimeye başlayan Nike Hercules bataryalarının sayısı zaman içinde azaltıldı. İstanbul çevresindeki son hava savunma mevzileri 2007 yılında hizmet dışı bırakıldı. Bu sistemlerin yerini alması planlanan modern çözüm ise Türkiye’nin yerli uzun menzilli hava savunma sistemi olarak geliştirilen SİPER projesi.

HAWK MODERNİZASYONU

Türkiye’nin orta irtifa hava savunma kapasitesinin bel kemiğini ise uzun yıllar boyunca MIM-23 HAWK sistemleri oluşturdu. Mobil bir orta irtifa hava savunma sistemi olan HAWK füzelerinin yaklaşık 40 kilometre menzile sahip olduğu biliniyor. ABD’nin 2001 yılında envanterden çıkardığı HAWK sistemleri Türkiye tarafından tedarik edilerek kapsamlı bir modernizasyon programından geçirildi. Türkiye bu kapsamda 8 adet atış ünitesi, 24 füze bataryası, 175 adet MIM-23B Hawk füzesi ve 8 adet MPQ-64 Sentinel 3D radarını envanterine kattı.

ABD'nin eski sistemlerine elveda! Türkiye gökyüzünü tahkim ediyor - Resim : 2
Milli imkanlarla geliştirilen sistemler, atış testlerinde tam isabet sağlıyor.

KISA MENZİLDE HİSAR-A

Kısa menzilli hava savunma alanında ise uzun yıllar boyunca İngiltere merkezli BAE Systems tarafından geliştirilen Rapier sistemi kullanıldı. Türkiye, yaklaşık 5 kilometre irtifa ve 8 kilometre menzile sahip olan Rapier sistemlerinden toplamda 86 lançer ve 983 füze tedarik etti. Ancak bu sistemler de zaman içinde teknolojik olarak eskidi ve yerlerini ASELSAN ve ROKETSAN tarafından geliştirilen yerli HİSAR-A hava savunma sistemlerine bırakmaya başladı.

STİNGER’IN YERİNE SUNGUR

Türkiye’nin en yaygın kullanılan kısa menzilli hava savunma sistemlerinden biri ise Stinger füzeleri oldu. Stinger, özellikle omuzdan atılabilen MANPADS sınıfındaki sistemler arasında dünyanın en yaygın kullanılan platformlarından biri olarak biliniyor. Yaklaşık 8 kilometre menzile sahip olan bu sistemler Türkiye’de kara birliklerinin ve kritik tesislerin savunmasında kullanıldı. Ancak Stinger sistemlerinin yerini alması amacıyla tamamen yerli olarak geliştirilen SUNGUR hava savunma füzeleri Türk ordusunun envanterine girmeye başladı.

S-400’LER HANGARDA

Türkiye’nin gündemine giren en tartışmalı sistemlerden biri ise Rusya’dan satın alınan S-400 hava savunma sistemi oldu. Türkiye 2019 yılında Rusya ile yaptığı anlaşma kapsamında S-400 sistemini envanterine kattı. Toplam dört batarya ve yaklaşık 128 ila 144 hazır füze ile birlikte 48 yedek füze içeren bu sistemler Türkiye’ye teslim edildi. Ancak NATO altyapısıyla uyumlu olmadığı gerekçesiyle S-400 sistemleri NATO hava savunma ağına entegre edilmedi ve bağımsız bir sistem olarak konuşlandırıldı.

ABD'nin eski sistemlerine elveda! Türkiye gökyüzünü tahkim ediyor - Resim : 3
İngilizlerin eski nesil Rapier sisteminin yerini (fotoğraftaki) HİSAR-A alacak.

“ZAAFİYET YOK”

Emekli Hava Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla ise, “Türkiye’nin hava savunmasında büyük bir zaafiyet yok” derken, “Türkiye çok doğru bir adım atarak, kendi özgün hava savunma sistemleri (HSS) kurmak için 2024 yılında Çelik Kubbe projesini başlattı. 2030 yılına kadar büyük oranda hazır olacağını değerlendirdiğim Türk Çelik Kubbesi, katmanlı ve çepeçevre özgün hava savunma yetenekleriyle Türk hava sahasında tam bir koruma kalkanı olarak görev yapacak. Bu mimarinin içinde İHTAR erken uyarı sistemleri, lazer tabanlı GÖKBERK platformu, KORKUT yakın hava savunma sistemi, HİSAR-A+ ve HİSAR-O+ orta menzil sistemleri ile birlikte uzun menzil görevini üstlenecek SİPER hava savunma sistemi bulunuyor.” dedi.

AESA NEFES ALDIRACAK

Türkiye’nin yerli radar teknolojileri konusunda büyük bir atılım içinde olduğunu da vurgulayan Dr. Fazla, şunları söyledi: “ASELSAN özellikle taktik hava savunmasından uzun menzilli erken ihbar ve güdümlü füze atış kontrolüne sahip çok fonksiyonlu radarlara kadar uzanan geniş bir radar ailesi geliştirme konseptini hayata geçirirken, çalışmalar da aralıksız sürdürülüyor. ALP serisi AESA radarları, sayısal hüzme oluşturma mimarisi sayesinde düşük görünürlüklü hedefleri ve balistik füzeleri uzun menzilden tespit edebilen ileri teknoloji sistemler olarak öne çıkıyor.”

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Başa dön tuşu