Avrupa Amerikan teknolojisinden kurtuluyor: iOS’suz Android’siz telefon duyuruldu

Jolla aslında yeni bir şirket değil. On yılı aşkın süredir, Google’ın Android’i ve Apple’ın iOS’u tarafından domine edilen mobil yazılım pazarına alternatif olarak Sailfish OS adlı işletim sistemini geliştiriyor. Bu sistem Linux tabanlı ve doğrudan Android koduna dayanmıyor.

Şirket, ilk Jolla Phone modelinin piyasaya sürülmesinden yaklaşık 13 yıl sonra aynı isimle yeni bir cihazla yeniden akıllı telefon pazarına dönüyor. Yeni model özellikle dijital egemenlik ve kullanıcı verilerinin kontrolü gibi konulara odaklanıyor.

Yeni Jolla Phone’un fiyatı yaklaşık 649 euro ve cihaz Aralık 2025’te tanıtıldıktan sonra 10 binden fazla ön sipariş aldı. İlk teslimatların 2026 yazında başlaması planlanıyor.

Android ve iOS’a alternatif bir sistem

Telefonun en önemli özelliği, Google servislerine bağlı olmayan bir işletim sistemi kullanması. Sailfish OS, Android’in açık kaynak koduna dayanmıyor ve bu nedenle Google ekosisteminden bağımsız bir yazılım mimarisi sunuyor.

Buna rağmen kullanıcıların uygulama sorunu yaşamaması için sistemde Android uygulamalarını çalıştırabilen bir uyumluluk katmanı bulunuyor. Ancak bazı uygulamaların sorunsuz çalışmama ihtimali de bulunuyor.

Avrupa’da üretilen bir telefon

Yeni model, Finlandiya’nın Salo kentinde üretiliyor. Bu şehir, geçmişte Nokia telefonlarının üretildiği yer olarak biliniyor.

Jolla’nın CEO’su Sami Pienimäki’ye göre Avrupa’da kullanıcılar giderek daha fazla “Avrupa teknolojisi” görmek istiyor ve büyük Amerikan teknoloji şirketlerine bağımlılığı azaltma eğilimi güçleniyor.

Donanım özellikleri

Yeni Jolla Phone orta segment özelliklere sahip:

MediaTek Dimensity 7100 5G işlemci
8 veya 12 GB RAM
256 GB depolama ve microSD desteği
6,36 inç AMOLED ekran
50 MP ana kamera ve 13 MP ultra geniş kamera
5.500 mAh batarya
Cihazın arka kapağı değiştirilebilir ve batarya kullanıcı tarafından çıkarılabiliyor.

Niş ama farklı bir yaklaşım

Jolla Phone’un geniş kitlelere hitap eden bir ürün olması beklenmiyor. Ancak proje, Google ve Apple ekosistemlerine alternatif arayan kullanıcılar için önemli bir seçenek olarak görülüyor.

Uzmanlara göre bu tür girişimler, Avrupa’da teknolojik bağımsızlık ve veri egemenliği tartışmalarının giderek daha fazla gündeme gelmesiyle birlikte daha fazla ilgi çekmeye başladı.

Başa dön tuşu