Eşit işe eşit ücret istiyoruz

İtalyan Lisesi öğretmenleri İtalya Başkonsolosluğu önünde: “Eşit işe eşit ücret istiyoruz”
“Bugün burada sadece bir ücret uyuşmazlığını konuşmuyoruz. Bugün burada, yıllardır okulun dört duvarı arasında saklanan, üzerimizden yürütülen o ‘ikiyüzlü’ düzeni ve utanç verici çifte standardı tüm çıplaklığıyla ifşa ediyoruz! Okul yönetimi, grevimizi ‘öğrencileri mağdur eden bir eylem’ gibi göstermeye çalışarak kamuoyunu yanıltmaya yelteniyor. Buradan okul yönetimine en gür sesimizle sesleniyoruz: Bize sakın mağduriyet edebiyatı yapmayın! Eğer okul yönetimi öğrencilerin mağduriyetini gerçekten dert etseydi, aylardır süren bu takvimi bilir, önlemini alır ve çözüm masasına ciddi bir irade koyardı. Onlar hiçbir şey yapmadı. Öğretmenlerin en temel anayasal hakkı olan grevi engellemek için içeride herkese baskı yaptınız. Ama hesaplarınız tutmadı. Grev kırıcılığıyla, baskıyla süreci yönetemeyeceğinizi anladığınızda ise iş işten geçmişti. Bugün bu sınıflar boşsa, bunun tek sorumlusu süreci ciddiye almayan, öğretmenlerinizi bir değer olarak görmeyen sizlersiniz.”
Öğretmenlerin son güne kadar beklediğini ancak uzlaşma için kimsenin el uzatmadığını söyleyen Karakurt, aslında bugün iki grevin yaşandığını belirterek “Bir grev dışarıda onurluca yapılırken, diğeri içeride yıllardır sessizce yapılıyor. Nasıl mı? İtalyan öğretmenlerin devamsızlık oranları öyle bir boyuta ulaşmıştır ki; bizim bugün 17’nci gününe giren grevimiz, onların yıllık devamsızlık sürelerinin yanına bile yaklaşamamaktadır. İtalyan meslektaşlarının devamsızlığı nedeniyle boş geçen her dersi, ‘öğrencilerimiz mağdur olmasın’ diyerek biz Türk öğretmenler doldurduk. Onların yıllara yayılan o konforlu ve ‘sessiz grevinin’ faturasını, bizler kendi emeğimizle, kendi sağlığımızla ödedik” dedi.
MAĞDURİYET MASALINA SIĞINIYORLAR
Okul yönetimine seslenen Karakurt, yıllarca adaletsizliği Türk öğretmenlerin sırtlarında taşıdığını belirterek konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Şimdi mi aklınıza geldi öğrenci mağduriyeti? Onlar derse girmediğinde sınıflara biz koştuk, okulu ayakta tutan taşıyıcı kolonlar biz olduk. Ama hak dağıtmaya gelince; İtalyan meslektaşının 6’da 1’i kadar maaşı bize, aile yardımının gasp edilmesini bize reva gördünüz. İtalyan öğretmenin aldırışsız devamsızlığına ‘hoşgörü’ gösterenler, biz yasal hakkımızı istediğimizde ‘mağduriyet’ masalına sığınıyorlar. Bu ikiyüzlülük artık duvara toslamıştır.
“BİR MİLİM GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”
Aynı zamanda Milli Eğitim Bakanlığımızı ve Dışişleri Bakanlığımızı bir kez daha göreve çağırıyoruz” diyen Karakurt, son olarak şunları kaydetti: “Kendi toprağımızda bir yabancı kurumun yasaları çiğneyip öğretmenini ezmesine izin vermeyiniz. Türk öğretmeninin arkasında Türkiye Cumhuriyeti’nin kararlı sesini duymak istiyoruz. Sendikamızın tüm kurumsal gücüyle bugün bu kapıdayız. 17 gündür bir milim eğilmedik! Biz o boş dersleri artık karşılıksız doldurmuyoruz. Onların yarattığı o derin boşlukları artık biz kapatmıyoruz. İtalyan mevzuatındaki haklarımız eksiksiz teslim edilene kadar buradan bir milim geri adım atmayacağız. Direne direne kazanacağız.”