Uzmanlardan İstanbul için kuraklık uyarısı

64 yılın en düşük yağış ortalaması: Uzmanlardan İstanbul için kuraklık uyarısı

”YÜZDE 70’LERE ÇIKMIŞ OLMASI LAZIM”

Prof. Dr. Tecer, şöyle konuştu: “Barajlardaki doluluk oranlarımız da ocak ayında yüzde 28 civarındaydı. Aralıkta biraz daha düşüktü. Şubat ayında da yüzde 44 civarında oldu. Dolayısıyla bizim yaz aylarını sıkıntısız bir şekilde geçirebilmemiz için, nisan sonunda, barajlardaki doluluk oranlarımızın yüzde 70’lere çıkmış olması lazım. Aksi takdirde biz bu yazı da çok ciddi bir kuraklıkla, çok ciddi bir susuzluk sorunu ile karşı karşıya kalarak geçirmek durumunda kalacağız. Biliyorsunuz; yaz aylarında hem su tüketimi daha fazladır hem de buharlaşma çok daha fazladır. Yüzde 20 buharlaşmada kaybolduğunu düşünürsek ki geçen sene yüksek sıcaklıklar nedeniyle bu buharlaşma kaybı yüzde 25’lere kadar ulaşmıştı. Dolayısıyla yağmurların dörtte birini buharlaşma nedeniyle kaybedeceğiz demektir. Önümüzdeki mart ve nisan ayında mevsim normallerinin üzerine çıkacak bir yağış gelmezse, düşmezse bu bölgeye ve Türkiye’ye ciddi anlamda, Marmara Bölgesi’nde özellikle İstanbul’da yaz aylarını su sıkıntısıyla, susuzlukla boğuşarak geçirmek zorunda kalacağız.”

”ASIL BESLEYECEK YAĞIŞ ŞEKLİ KAR”

Prof. Dr. Tecer, “Yağışın şiddeti ve yağma miktarı önemli. Eskiden normal yağış seviyeleri vardı ama şimdi bardaktan boşanırcasına dediğimiz şekilde yağmur yağıyor. Bir aylık, belki 6 aylık yağış bir anda boşalıyor. Bu büyük oranda yüzeysel akışta derelere, derelerden de denizlere akıyor. Dolayısıyla barajlarda bir beslenmeye dönüşmüyor. Aynı zamanda yer altı sularına ulaşacak kadar bir sızıntı zamanını kaçırmış oluyoruz. Evet, bir miktar yer altı suları beslemiş olabilir ama kaçak suları dediğimiz, yüzeysel akışa geçen sular ne yazık ki toprakta yeteri kadar emilerek ya da barajları doldurarak istifade edeceğimiz şekilden uzak hale geliyor. Bu dönemde kar yağışının olması gerekiyordu. Asıl barajları ve yer altı sularını dolduracak, besleyecek yağış şekli kar yağışıdır. Ne yazık ki bu bölgede, İstanbul ve Trakya Bölgesi’nde yeteri kadar kar yağışı olmadı. Bu da yer altı sularının ve barajların yeteri kadar dolmamasının sebeplerinden bir tanesi” dedi.

”SUSUZLUKLA PERİŞAN OLACAĞIMIZ DÖNEMLERE ÇOK ADAYIZ”

Prof. Dr. Tecer, “Özellikle büyük şehirlerde; İstanbul ve diğer büyük şehirlerde sitelerde kullanılan sular, sulama suları ya da gri su dediğimiz kullanım alanlarına göre değişen suların mutlaka ve mutlaka yağmur hasadıyla elde edilmiş olması gerekiyor. Bir mevzuat değişikliği olduğu sanıyorum bu son zamanlarda. Ama uygulamaya geçilmesi lazım. Yağan yağmurların sele dönüşüp, akıp gitmesine seyirci kalamayız, kalmamalıyız. Bunun dışında kişisel olarak suyu da tasarruflu kullanmamız gerekiyor. Bunu herkes söylüyor, her zaman söylüyoruz ama artık bu bizim bir yaşam biçimimiz olması lazım. Çünkü ciddi anlamda susuzlukla boğuşacağımız, susuzlukla perişan olacağımız dönemlere çok adayız. Çünkü ocak ve şubatta yağan yağışlar, ne yazık ki bizim algıladığımız gibi; ‘Oh, şükürler olsun, bu sene yağış bol’ diyebileceğimiz bir sezon olmadı. Mevsim normallerinin altında bir yağış oldu. Hızlı ve ani yağışlar şeklinde bu yağışlar gerçekleşti. Dolayısıyla hızlı akışa geçerek biz bunları kaybettik ne yazık ki” diye konuştu.

BirGün'e Omuz Ver BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu