ABD ordusu İran çevresine konuşlandı! Artık tüm gözler Trump’ta: Sadece emir bekleniyor

ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını son dönemde dikkat çekici biçimde artırdığı ve İran’a karşı olası bir operasyona hazır olduğu öne sürüldü.

Eski Pentagon yetkilisi Dana Stroul, Fox News’e yaptığı açıklamada, ABD ordusunun Başkan Donald Trump’ın vereceği bir talimat doğrultusunda uzun süreli ve yüksek yoğunluklu bir askeri harekât yürütebilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade etti. Stroul, ABD güçlerinin aynı zamanda bölgedeki müttefikleri İran’dan gelebilecek füze tehditlerine karşı korumaya hazır olduğunu belirtti.

ABD’nin farklı coğrafyalardaki askeri unsurları kısa sürede belirli bir bölgeye kaydırma ve yüksek ateş gücü kullanma yeteneğine sahip olduğunu vurgulayan Stroul, mevcut konuşlanmanın önceki operasyonlara kıyasla daha kapsamlı olduğunu dile getirdi.

HEM SALDIRI HEM SAVUNMA KAPASİTESİ DAHA GENİŞ

Haziran 2025’te İran bağlantılı nükleer hedeflere yönelik gerçekleştirilen sınırlı saldırıları hatırlatan Stroul, o dönemdeki müdahalenin bölgesel savaşı tetiklememeye dönük, hedefi dar bir operasyon olduğunu söyledi. Bugünkü askeri hazırlığın ise hem saldırı hem savunma kapasitesi bakımından daha geniş ve süreklilik arz eden bir yapı sergilediğini kaydetti.

Bu çerçevede özellikle uçak gemilerinin bölgeye sevki stratejik önem taşıyor. USS Gerald R. Ford’un Cebelitarık Boğazı’nı geçerek doğuya ilerlediği, USS Abraham Lincoln’un ise Umman Denizi’nde görev yaptığı belirtildi. Her iki geminin de ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) sorumluluk alanında konuşlandırılmasının planlandığı aktarıldı.

Stroul, gemilerden birinin Doğu Akdeniz’de, diğerinin Basra Körfezi’nde konuşlanabileceğini, bunun operasyonel ihtiyaçlar ve hazır olma durumuna göre şekilleneceğini söyledi.

ABD-İRAN MÜZAKERELERİNİN SÜRMESİ BEKLENİYOR

Öte yandan ABD’nin askeri yığınağı sürerken, Washington ile Tahran arasında dolaylı nükleer temasların Umman’ın arabuluculuğunda 26 Şubat’ta yeniden başlaması bekleniyor.

Stroul, İran yönetiminin bir taraftan askeri kapasitesine ilişkin sert mesajlar vererek caydırıcılık oluşturmaya çalıştığını, diğer taraftan müzakere süreciyle tansiyonu kontrol altında tutmayı hedeflediğini savundu.

İsrail’in geçen yıl İran hava sahasında kısa sürede üstünlük sağladığını ve Tahran’ın bazı güvenlik yetkilileri ile füze kapasitesinin önemli bölümünü hedef aldığını belirten Stroul, ABD’nin de İran’ın nükleer programına ciddi darbe vurduğunu ileri sürdü.

Stroul, son olarak ABD ordusunun askeri hazırlık açısından herhangi bir eksikliği bulunmadığını belirterek, olası bir operasyonun teknik değil, siyasi bir karar meselesi olduğunu ifade etti.

Başa dön tuşu