Tarihin ortasından geçen bulvar! Yenilendi ama ayağa kalktı mı?

İstanbul’un merkezinde, İstiklal Caddesi’nin birkaç adım ötesinde uzanan Tarlabaşı, bugün hala geçiş güzergahı olarak algılanan bir semt. Oysa bu dar sokakların, cepheleri dökülen apartmanların ve yarım kalmış restorasyonların ardında, Türkiye’nin yakın tarihindeki en kapsamlı kentsel dönüşüm hareketlerinden birinin izleri yatıyor. 1980’lerin ortasında açılan Tarlabaşı Bulvarı yalnızca bir ulaşım projesi değildi; bir mahallenin dokusunu, nüfusunu ve hafızasını ikiye bölen bir cadde oldu. SALT Research arşivinde erişime açılan “Tarlabaşı İstimlakı” belgeleri, bu caddenin nasıl açıldığını adım adım izlemeyi kolaylaştırıyor. Fotoğraflar, kamulaştırma listeleri, parsel haritaları ve yıkım öncesi çekilmiş kareler semtin kaderinin geçmişten beri değişmediğini ortaya koyuyor.
Boşalan binalara, Anadolu’dan gelen göçmenler ve daha sonra Güneydoğu’dan gelen aileler yerleşti. (Salt Galata Arşivi)
SOSYAL FARKLILIK OLUŞTU
1980’lerin İstanbul’u, hızlı nüfus artışı, artan trafik ve küresel şehir olma iddiasıyla şekillenen yeni bir vizyonun etkisi altındaydı. Dönemin belediye başkanı Bedrettin Dalan’ın Paris’teki geniş bulvarları andıran bir hat açma fikri, Beyoğlu’nun arka mahallelerini hedef aldı. Proje kapsamında yüzlerce yapı kamulaştırıldı; kimi kaynaklara göre 300’den fazla bina yıkıldı. Yeni bulvar, tarihi yarımadayı kuzeye bağlayan geniş bir trafik arterine dönüştü. Ancak açılan yol, yalnızca araçların değil, sosyal ayrışmanın da geçişini hızlandırdı. Bir yanda turistik ve kültürel vitrin olarak parlatılan Beyoğlu, diğer yanda hızla yoksullaşan Tarlabaşı oluştu.
MAHALLE İKİYE BÖLÜNDÜ
Yeni bulvarın en önemli etkisi, fiziksel bir sınır yaratması oldu. Yol, mahalleyi ortadan ikiye ayırdı; sokakların doğal akışı kesildi, komşuluk ilişkileri parçalandı. Bir taraf, İstiklal Caddesi’ne yakınlığı nedeniyle yatırım çekmeye başladı; diğer taraf ise giderek yoksullaşan, suç ve göçle anılan bir bölgeye dönüştü. Bu ayrışma, sonraki yıllarda yürütülen dönüşüm projelerinin de zeminini hazırladı.
KENTLEŞMENİN SERT YÜZÜ
Tarlabaşı, 2000’li yıllarda yeniden gündeme geldi. Bu kez yıkımın yerini restorasyon ve lüks konut projeleri aldı. SALT’ın erişime açtığı koleksiyon yalnızca tarih meraklıları için değil, bugünün şehir tartışmaları için de önemli görülüyor. Tarlabaşı istimlakına dair belgeler de İstanbul’un belleğinde uzun süre açık kalan bir dosyayı yeniden gündeme taşıyor.
FİYATLAR ÇAKILDI
Bütün bu nezihleştirme girişimlerine rağmen şu anda Tarlabaşı Bulvarı’nda fiyatlar yerinde sayıyor. Bulvardaki yeni projelerde ilanların neredeyse iki yıldır beklediğini belirten emlakçı Sadettin Çelik, yeni projelerde kira fiyatlarının da bölgedeki konutların fiyatının ciddi ölçüde altında kaldığını söylüyor.
1980’lerdeki yıkımın, kırılgan bir toplumsal doku oluşturduğu belirtiliyor. (Salt Galata Arşivi)
30-70 BİN TL ARASI
Bölgede kiralar yeni projelerde 30-70 bin TL arasında değişirken, satılık konutta ise yine yeni projelerde 10-15 milyon TL arasında fiyatlanıyor. Büyük dönüşüm projeleri nedeniyle beklenti yüksekti. Ancak gelinen durum emlak piyasasının umutlarını boşa çıkardı. Bölgede emlak komisyonculuğu yapan pek çok kişi “Dönüşüm başladığında bazı yatırımcılar ileride Nişantaşı seviyesine yaklaşabilir görüşündeydi” diyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel