Yıkılma korkusu

Yıkılma korkusu

Son olarak önceki gün Boğaziçi Üniversitesi’ne yurt açılışı için gelen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı protesto ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınan 2 öğrenci Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne getirildi. Savcılık ifadesi tamamlanan iki öğrenci tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Öğrenciler çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.

ÜNİVERSİTE ABLUKAYA ALTINA ALINDI

Adliye önünde Boğaziçi Üniversitesi Öğrenci Temsilciliği Kurulu adına okunan açıklamada rektörlüğün talimatıyla yüzlerce polisin günlerdir kampüste konuşlandırıldığı, üniversitenin adeta abluka altına alındığı ifade edildi. Bir hafta içinde kampüs içerisinde barikatlar kurulduğu, bazı öğrencilerin darbedildiği ve kampüse girişlerin kısıtlandığı ifade edildi.

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kampüs ziyareti gerekçesiyle güvenlik tedbirlerinin en üst seviyeye çıkarıldığını belirtilerek “Üniversite, asıl sahipleri olan öğrencilere ve akademisyenlere kapatıldı” ifadelerine yer verildi.

ÖTK açıklamasında ayrıca Güney Kampüs’ün öğrenci faaliyetlerinden arındırılarak yalnızca ders giriş-çıkışına indirgenen bir yapıya dönüştürülmek istendiği ifade edilerek demokratik üniversite talebinden geri adım atılmayacağı vurgulandı.

Öte yandan öğrencilerin okula alınmadığı, yurtların boşaltıldığı, derslerin iptal edildiği Boğaziçi’nde fiili olarak uygulanan OHAL koşulları ile üniversiteye giren Erdoğan’ın etkinlik sonrası AKP Gençlik kolları ile buluşması da “sevgi seli” olarak lanse edildi.

BAŞKA TÜRLÜ AYAKTA KALAMAZLAR

İktidardan yana olmayanın anında susturulmak istendiği, yargının, kolluk kuvvetinin harekete geçirildiği bu koşullar ise rejimin ayakta kalmasının yollarından birisi olarak görülüyor. Öğrencilere yönelik operasyonlardan kamudaki yeni atamalara kadar her şey bu politikaların birer sonucu.

İBB başta olmak üzere muhalefetin siyasi operasyonların savcısı olarak nitelendirildiği Akın Gürlek’in Adalet Bakanlığı’na atanması da bu politikaların devamı olarak yorumlanırken, Gürlek önceki akşam katıldığı canlı yayında İBB davası ile ilgili konuştu. Gürlek “Hatırladığım kadarıyla ihbarlar, şikayetler vardı yoğun bir şekilde. Bir kısım da kendi içlerinden başvurular vardı” diyerek soruşturmanın “makul şüphe” üzerine başlatıldığını savundu.

GÖRÜŞMELER KISITLANDIRILACAK

Gürlek tutukluların avukatlarıyla görüşmesinin de hukuki bir boşluktan kaynaklandığını ve düzenleme yapılacağını açıkladı. Şöyle konuştu: “Özellikle tutuklularla avukatların görüşmesi, birbirlerine not vermesi, bunların rahat bir şekilde dışarı gitmesi konusunda bir eksiklik var. Normalde bütün mektuplar, notlar cezaevi idaresi tarafından ‘görüldü’ kaşesi yapılıyor. Eğer uygun değilse bunlar gönderilmiyor ama tutuklularda yasal mevzuat boşluğu olduğu için notlar rahat bir şekilde avukatlara verilebiliyor, avukatlar aracılığıyla diğer şahıslara verilebiliyor. Bununla ilgili inşallah kısa sürede bir çalışma yapıp Meclis’e sunmayı düşünüyoruz.”

Ankara Barosu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in tutuklu-avukat görüşmelerinin kısıtlanmasına yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Baro, düzenleme çağrısının masumiyet karinesi ve savunma hakkını ihlal edeceğini belirterek “Hukuk devletinin kazanımlarından vazgeçmeyeceğiz” dedi.

PROTESTO OLUR KORKUSU

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçen, de TBMM’deki yemin töreni hakkında konuştu. Gökçen, “CHP grubu, görevinden ayrılmamış bir başsavcının bakan olarak atanmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu savunmuştur, usul tartışması istemiştir” dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarını eleştiren Gökçen, ” Anayasa’ya aykırı bir atama olduğu hatırlatılırken usul tartışmasına izin vermeyeceksin, protesto olur korkusuyla sıkıyönetim ilan edeceksin, protesto edilebilir diye düşünerek milletvekillerini yaralayacaksın, koruma ordusu olmadan yemin bile edemeyecek hale düşeceksin sonra ‘CHP demokrasi karşıtı’.” diye konuştu.

BirGün'e Omuz Ver

Başa dön tuşu