Cinayetin merkezi Abu Kabir, İsrail Gazze’den organ kaçırıyor

Euro-Med Human Rights Monitor’ün (EMHRM) raporu, savaşta katledilen ve Gazze’de ailelerine ölü bedenleri teslim edilen Filistinlilerin büyük bölümünde organların cerrahi operasyonlarla alındığını ortaya çıkardı Filistinlilerin vücutlarında özellikle böbrek ve korneaların “cerrahi operasyonla” çıkarılmış olduğu yönündeki veriler de kayıt altına alınmış durumda. EMHERM’nin Gazze’deki raporlarına göre Filistinlilerin cesetlerinin Gazze’nin dışına çıkarılmasına da İsrail tarafından izin verilmiyor. Bölgede faaliyet gösteren çok sayıda uluslararası insan hakları kuruluşunun raporlarına göre Gazze’de katledilen Filistinlilerin cesetleri yoğun güvenlik önlemleri alınmış belirli alanlarda tutuluyor. Sivil toplum kuruluşlarına göre ise İsrail bu alanlarda ölü bedenlerden organları çıkararak insanlık suçu işliyor. Ülkedeki adli tıp kurumlarının direktörleri de organların çalındığını kabul ediyorlar.
Uluslararası raporlar ve tanık ifadeleri, İsrail ordusunun 1990’lı yıllardan bu yana katlettiği Filistinlilerin organlarını sistematik biçimde kaçırdığını ve ilk toplu vakaların 1992’de kayda geçtiğini ortaya koyuyor.
SORUŞTURMAYA İZİN VERMİYOR
Raporlarda Filistinli ailelerin de çocuklarının organlarının cerrahi operasyonla alındığı yönündeki beyanları dikkat çekiyor. Rapora göre Gazze Savaşı başlamadan önce, İsrail’in organ nakillerinin yüzden 50’den fazlası resmi ve kayıtlı olarak ABD’den gelmekteydi. Bu verilere göre İsrail’e her yıl 700 civarında organ ve 1,174 kornea geliyordu. Dünya Sağlık Örgütü başta olmak üzere çok sayıda uluslararası sağlık kuruluşunun Filistinlilerin organlarının çalınmasına ilişkin araştırma yapma taleplerine ise İsrail ret cevabı veriyor. İsrail, başta 2008 İstanbul Deklerasyonu olmak üzere küresel organ kaçakçılığıyla mücadele için oluşturulan kurum ve sözleşmelere de imza atmıyor.
İSRAİLLİ DOKTORUN İFŞALARI
İsrail’in katlettiği Filistinlilerin organlarını cerrahi operasyonlarla çaldığı yönündeki iddialar ise ilk kez 2009 yılında İsrailli doktor Yehuda Hiss’in ifşaları sonrasında gündeme geldi. Uzun yıllar bu operasyonları yürüten ekibin idari başkanlığını yürüten Doktor Hiss, Filistinlilerin vücut bütünlüğünün bozularak parçalandığını ve organların da alındığını itiraf etti. EMHRM’nin elde ettiği bilgilere göre İsrail hükümeti, Gazze yakınlarında 11 yeni organ transfer merkezi de açmış durumda.
İNSANLIK SUÇU 1992’DE BAŞLADI
Uluslararası araştırmalara göre İsrail hükümetleri 1990’lı yıllardan bu yana Filistinlilerin organlarını çalıyor. Raporlara göre Filistinlilerin organlarının çalınmasına ilişkin ilk toplu vakalar 1992 yılında kaydedildi. Birinci İntifada ayaklanmasında 100’den fazla Filistinli genç, Batı Şeria bölgesinde “ortadan kaybolmaya” başladı. İsrail ordusunun yerleşim yerlerine yaptığı baskınlarda gözaltına alınan ve kaybolan gençlerin ölü bedenleri İntifada’nın ikinci haftasında ailelerin teslim edilmeye başlandı. Ailelerin tanıklık ifadelerine göre yaşları 17 ila 24 arasında değişen Filistinli gençlerin büyük çoğunluğunun vücutları ameliyat kesikleriyle doluydu. Ailelerin Filistin hastanelerinden aldıkları tıbbi raporlarda ise çocuklarının organlarının ameliyatla alındığı ortaya çıktı.
Organ kaçakçılığı operasyonlarının merkezi olarak gösterilen Tel Aviv’deki Abu Kabir Adli Tıp Enstitüsü, eski yöneticilerin itirafları ve uluslararası soruşturma çağrılarıyla tartışmaların merkezinde yer alıyor.
ORGANLARI ORDU KAÇIRIYOR
İsrailli yetkililerin gerçekleştirdiği soruşturmada organları çalınan gençlerin kaydına merkezi İsrail’in Tel Aviv kentinde bulunan Abu Kabir Adli Tıp Enstitüsü’nde rastlandı. Kurumun eski Direktörü Doktor Yehuda Hiss bu iddiaları doğruladı. 2009 yılında İsveçli ünlü gazeteci Donald Boström, İsrail ordusu içinde organ kaçakçılığı yapan bir suç şebekesinin bulunduğunu belgeleyerek haber yaptı. Tüm dünyayı şok eden haberin yayınlanmasının arından İsrail Sağlık Bakanlığı “yalnızca hayatını kaybetmiş Filistinli gençlerin değil İsrailli askerlerin de organlarını alıyoruz” diyerek kendini savunmaya çalıştı.
BEBEKLERİ BİLE ÖLDÜRDÜLER
Abu Kabir Ensitütüsü’nün eski Direktörü Doktor Chen Kugel ise bu süreçte akıllara durgunluk verecek ifşalarda bulundu. Doktor Kugel, 2022 yılında verdiği demeçte İsrail Başsavcılığı Ofisi’nin baskısıyla Filistinliler için hazırlanan adli tıp raporlarındaki bulguların değiştirildiğini açıkça kabul etti. Kugel, 2023 yılında ise Direktörlük yaptığı süreçte vahşice katledilmiş çok sayıda Filistinli bebeğin otopsisine de girdiğini itiraf etti. Abu Kabir Adli Tıp Enstitüsü geçtiğimiz yıl ise “rekor oranda organ bağışı yapıldığını” kamuoyuna açıklayarak tüm dünyada büyük tepki uyandırmaya devam ediyor.
[email protected]
Kaynak: Web Özel