İşçi-köylü birlikte ülkeyi ‘kapatacak’

İşçi-köylü birlikte ülkeyi ‘kapatacak’
300 MİLYON KATILACAK
Tüm Hindistan Sendikalar Kongresi (AITUC) Genel Sekreteri Amarjeet Kaur, grevin temmuz ayında 250 milyon kişinin katıldığı grevden daha kitlesel olacağını vurguladı. Kasım ayında yürürlüğe giren dört emek kanununun tamamen geri çekilmesini talep eden sendikalar, bu yasaların, işten çıkarmaları kolaylaştırdığını, grev hakkını kısıtladığını, çalışma saatlerini uzattığını ve sendikalaşmayı zorlaştırdığını vurguladı. Sendikalar, iş reformunun hükümetin iddiasının aksine işçiyi değil sermayeyi koruduğuna dikkat çekti.
Sendikalar ve çiftçi örgütleri ayrıca kırsal istihdam garantisi programı MGNREGA’nın bütçesinin kısılmasına ve ABD, İngiltere ve AB ile imzalanan geçici ticaret anlaşmalarının tarımı ve küçük çiftçiyi tehdit etmesine karşı çıktı. Açıklamada hükümetin talepleri karşılamadığı takdirde grevlerin büyüyerek süreceği vurgulandı.
NEOLİBERAL SALDIRI
Hindistan’da Başbakan Narendra Modi liderliğindeki hükümet, 2020 yılında daha önce yürürlükte olan 29 ayrı iş kanununu, “Ücret Kodu”, “Endüstriyel İlişkiler Kodu”, “Sosyal Güvenlik Kodu” ile “İş Sağlığı, Güvenliği ve Çalışma Koşulları Kodu” olmak üzere dört ana iş kanunu altında topladı.
Merkezi hükümetin “istihdamı artıracağını, bürokrasiyi azaltacağını ve işçi haklarını koruyacağını” iddia ettiği reform, 21 Kasım 2025’te resmen yürürlüğe girdi.
Fabrikalara işçi çıkarmayı kolaylaştıran yeni yasalar, ayrıca toplu işten çıkarma sınırını 300’e çıkardı. Yeni yasalarla işverenlere günlük çalışma saatini 8’den 12’ye çıkarma hakkı tanınıyor. Öte yandan grev için 14 gün önceden bildirme ve yasaklama hakkı ile grev yapmak neredeyse imkansız hale getiriliyor.
Sendika tanıma için %51 üye şartı gibi kurallar, işverenlerin birden fazla “sarı sendika” kurmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca kıdem tazminatı, emeklilik gibi haklar daraltılıyor, işveren yükü azalıyor.
KIRSAL İSTİHDAM YOK EDİLİYOR
2005 yılında yürürlüğe giren Mahatma Gandhi Ulusal Kırsal İstihdam Garanti Yasası (MGNREGA), kırsal bölgelerde yaşayan yoksul ailelere yılda en az 100 gün ücretli iş garantisi veriyordu. Dönemin Hindistan Ulusal Kongresi (INC) hükümeti, bu programla genellikle kamu altyapı işlerinde geçici istihdamla sağlayarak yoksulluğu azaltmayı ve kırsal göçü frenlemeyi amaçladı. Ancak son yıllarda Modi hükümeti, bu programın bütçesinde büyük kesintiler yaparken geciken ödemeler ve iş güvenliğindeki azalma tepki çekti.
ÇİFTÇİYİ YOK EDECEK
Çiftçi birlikleri ayrıca ABD, AB ve İngiltere ile imzalanan ticaret anlaşmalarının yabancı malların daha fazla girişine izin vererek yerli sanayiye, tarıma ve ulusal ekonomik egemenliğe zarar verebileceği konusunda uyarıyor.
Hindistan ve ABD arasında 6 Şubat 2026’da duyurulan geçici ticaret anlaşması, Modi hükümetinin neoliberal teslimiyetinin yeni bir örneği olarak büyük tepki çekiyor. Anlaşma kapsamında ABD, Hindistan mallarına uygulanan gümrük tarifelerini yüzde 18’e indirirken Hindistan, ABD’nin hayvan yemi, soya yağı, kuruyemiş, meyve gibi sübvansiyonlu tarım ürünlerine pazarını düşük gümrükle açmayı taahhüt ediyor. Çiftçi örgütleri, anlaşmanın büyük ABD şirketlerini zenginleştirirken küçük üreticilerin geçim kaynaklarını ortadan kaldıracağını savunuyor.
SOL PARTİLERDEN DESTEK
Uluslararası sendika konfederasyonlarının yanı sıra öğrenci örgütleri ve ülkenin önde gelen sol partilerinden de greve destek geldi. Dünya İşçi Sendikaları Federasyonu (WTFU), grevdeki işçi-köylü birliğinin öneme vurgu yaparak bunun güçlü bir uluslararası mesaj vereceğine dikkat çekti. Hindistan Komünist Partisi (CPI), Hindistan Komünist Partisi-Marksist (CPI-M), Hindistan Sosyalist Birlik (SUCI) ve Tüm Hindistan İleri Blok (AIFB) gibi birçok sol parti ise yaptığı ortak açıklamada, hükümetin dayattığı 4 iş kanununun işçileri “modern zaman köleliği” koşullarına ittiğini kaydetti. Sol partiler, yeni iş kanunlarının işçilerin sömürülmesini yasallaştırdığını, bunun da yoksulluk, işsizlik ve sağlık sorunlarının artmasına yol açtığını iddia etti. Açıklamada, ülkedeki işçiler ve çiftçilerin yanı sıra tüm halka, grevde aktif rol alma çağrısı yapıldı.