Depremde tehlike zeminde, “İstanbul 7 gibi hissedecek”

Asrın felaketinin üzerinden 3 yıl geçerken, Türkiye’deki deprem tartışmaları yeniden Marmara ve İstanbul merkezli olarak yoğunlaştı. Bilim insanları, son günlerde peş peşe yaptıkları açıklamalarda hem Marmara Denizi içindeki kırılmamış fay segmentlerine hem de yapı stokunun durumuna dikkat çekiyorlar. Bu çerçevede son günlerde kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerde öne çıkan isimlerden biri Süleyman Pampal oldu. Pampal, Adana’nın Kozan ilçesinde düzenlenen “Deprem Gerçeğiyle Yaşamak” panelinde yaptığı değerlendirmelerde İstanbul açısından asıl tehlikenin Marmara Denizi içindeki kırılmamış fay segmenti olduğunu vurgularken, “İstanbul’un 6,5–7,0 aralığında, 7’ye yakın büyüklükte bir deprem gerçekleşmesiyle Marmara’daki sismik süre. tamamlanacak. Sadece kuzey kol değil, İznik, Gemlik, Pamukova hattına uzanan güney kol da ciddi risk taşıyor” dedi.
Deprem Bilimci Okan Tüysüz ise Anadolu’nun Ege yönünde yılda yaklaşık 2,5 santimetre hızla hareket ettiğini belirtirken, bu batıya doğru kaçışın Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fayları boyunca biriken gerilimi sürekli canlı tuttuğunu ve tektonik sürecin kaçınılmaz sonuçları olduğunu söylüyor.
ZEMİN BÜYÜTECEK
Yeniden alevlenen deprem tartışmalarının ardından Haberglobal.com’un sorularını yanıtlayanDeprem Bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi’nde beklenen olası depremin büyüklüğünün 6,2 ila 6,4 aralığında olacağını, ancak sarsıntının 7 büyüklüğünde hissedileceğini ifade ederek şunları söyledi: “Marmara’da olası deprem 6,4 büyüklüğünde olacak ancak megakent sarsıntıyı 7 büyüklüğünde hissedecek. Çünkü 6,2-6,4 büyüklüğündeki deprem Marmara baseni içinde hapsolacak. Basen büyütmesi dediğimiz etkiyle deprem 7 büyüklüğünde hissedilecek. Basen etkisi ise zeminin dalgaları büyütmesinden kaynaklanıyor. Kırılmayı Orta Marmara Sırtı’nda bekliyorum. Avcılar karşısı kırılmaya müsait bir alan. Çünkü sistem doğuya doğru gidiyor. 2011, 2012, 2019 ve 2025 depremleri hep doğuya doğru ilerledi.”
ESKİ İSTANBUL TEHLİKEDE
“Tarihsel depremler için yıkıma bakılarak ‘7,4 olur’ deniliyor. Oysa ana fay 6,5 büyüklüğünde bir deprem üretiyor ama yıkımı büyüten zemin. Deprem yıkıcı etkisinde depremin büyüklüğü kadar zemin de çok önemli. Avcılar ve eski sur içi dediğimiz bölgede zemin çok kötü. Küçükçekmece ve Avcılar hattına gelen 6,5 büyüklüğündeki deprem dalgaları, bu zeminde büyüyerek 7 etkisi yaratıyor. Avrupa Yakasında Haliç’e kadar olan kısım sıkıntılı bir bölge. Anadolu Yakası’na geçtiğimizde ise zemin daha sağlam; bu nedenle yıkım o kadar etkili olmaz.”
ESKİ BİNALAR İÇİN UYARI
“Neyse ki, 2010 yılına geldiğimizde yeni deprem yönetmeliği çıktı. Betonun dayanımı, demir miktarı artırılırken, binalar daha deprem dayanıklı hale getirildi. Bu nedenle ana Marmara fayı üzerinde olacak 6,3 büyüklüğündeki bir deprem, yönetmeliğe uygun olmayan eski binaları yıkar.”
Yüksek riskli ilçeler Avcılar, Fatih, Zeytinburnu, Esenler, Küçükçekmece ve Beylikdüzü olarak sıralanıyor.
BİLMEYENLER DE KONUŞUYOR
Haberglobal.com’un sorularını yanıtlayan bir diğer isim olan İTÜ Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise 2033 yılına kadar “çok yıkıcı bir deprem ile, en az 3, 4 yıkıcı deprem bekliyoruz” dedi. Deprem tartışmalarının doğru zemin ve kişiler arasında olması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Ercan’ın uyarıları ise şöyle: “Elde veri olmadan deprem kahini olmak doğru değil. Türkiye’de nerelerde deprem olacağını, jeofizik mühendisleri olarak biliyoruz. Ancak depremin zamanını bilemeyiz. Zamanını bilemediğim bir şey için ‘yaklaştı’ demek bilimsel gerçeklere uymaz. İstanbul depremi için 26 yıldır ‘her an olabilir’ deniyor. Dikkat ederseniz, jeofizik mühendisi olan meslektaşlarım açıklama yapmıyorlar. Açıklamaları genellikle sismoloji dersi almamış olanlar yapıyor. Medya korkutucu haberleri seviyorlar. Aslı var mı yok mu araştırmadan yayımlıyorlar.”
ÖNCÜ DEPREM DEĞİL
Kemah merkezli son sarsıntıya da dikkat çeken Prof. Dr. Ercan, “Erzincan’ın Kemah ilçesine bağlı Hakbilir’de 6 Şubat günü saat 14.16’da, M4,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem, jeofizik verilere göre yerin 3,1 kilometre odak derinliğinde, Kuzey Anadolu Kırığı üzerinde gerçekleşti. Herkes bir şeyler söyledi ancak söz konusu sarsıntının daha büyük bir depremin ön belirtisi olmadığı bilinmeli. Kemah kesiminde yıkıcılık eşik değeri 6,3’ten sonra başlar. Depremden kurtuluş güçlü ekonomiden geçer. Güçlü ekonomi, güçlü yönetimlerce sağlanır.”
[email protected]
Kaynak: Web Özel