Erdoğan ABD-İran savaşına karşı uyardı, İsrail saldırganlığını kınadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İran’ın dahil olduğu yeni bir çatışmanın Ortadoğu’yu “yeni bir yıkım dalgasına” sürükleyeceği uyarısında bulunarak, Türkiye’nin ABD veya İsrail’in herhangi bir askeri müdahalesine kesin olarak karşı olduğunu ve Washington ile Tahran arasındaki diyaloğu kolaylaştırmaya hazır olduğunu vurguladı.

Salı günü Şarku’l Avsat’ta yayınlanan röportajda Erdoğan, Türkiye’nin devam eden bölgesel gerilimler karşısında tüm mevkidaşlarını itidalli olmaya çağırdığını söyledi.

“Gazze’de, Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da bu tür senaryoların hayata geçirilmesinin açtığı yaralar toplumsal hafızamızda canlılığını koruyor. Bu nedenle Türkiye olarak bölgemizde yeni bir savaşın veya yeni bir yıkım dalgasının başlamasına kategorik olarak karşı çıkıyoruz.” diyen Erdoğan, Ankara’nın sorunların diyalogla, akılla, basiretlilikle, sağduyuyla çözülmesini savunduğunu ifade etti.

“İran’a yönelik herhangi bir askeri müdahaleye karşı olduğumuzu her platformda açık ve tutarlı bir şekilde ifade ettik” diyen cumhurbaşkanı, mevkidaşlarına “gerginliği artırabilecek her türlü adımdan kaçınmaları ve gerekli itidalleri göstermeleri” tavsiyesinde bulunduklarını da sözlerine ekledi.

Türkiye’nin kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu kaydeden Erdoğan, Ankara’nın ABD ve İran ile diplomatik ilişkilere devam ettiğini ve bölgede gerilimi artıracak her adıma karşı olduğunu söyledi.

Türkiye krizi diplomasi yoluyla çözmeye çalıştı ve ABD-İran görüşmeleri yapması planlandı ancak kaynaklar Salı günü Tahran’ın planlanan toplantının İstanbul’dan Umman’a kaydırılmasını ve görüşmelerin yalnızca ikili nükleer görüşmelerle sınırlandırılmasını istediğini söyledi.

Amacımız krizleri yönetmek değil, önlemektir” dedi.

Gazze ile ilgili olarak Erdoğan, barış planının ikinci aşamasının önündeki en büyük engelin ateşkesin kırılganlığı ve İsrail’in yardımları engellemeye devam etmesi ve sivilleri yerinden etmesi olduğunu söyledi. BM Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı Kararı doğrultusunda İsrail’in kademeli olarak geri çekilmesi, derhal büyük ölçekli yeniden inşa ve kesintisiz insani yardım çağrısında bulundu. Türkiye’nin, koşullar yerine getirildiğinde Gazze’de barışı koruma veya uluslararası bir misyona katkıda bulunmaya hazır olduğunu kaydetti.

“Etiket önemli değil; misyon sivilleri korumalı, yardım dağıtımını desteklemeli ve kalıcı barışı güçlendirmelidir” dedi.

Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Türkiye ve Katar’ın Gazze’ye müdahalesini reddetmesi nedeniyle sert bir şekilde eleştirdi ve bu tür tartışmaların “çözüm üretmediğini” söyledi. Savaş sonrası herhangi bir düzenlemenin Filistin halkının iradesini yansıtması gerektiğini vurguladı ve bunu “meşruiyetin tek kaynağı” olarak nitelendirdi.

Başkan ayrıca İsrail’in Somaliland’ı tanımasını da kınadı, bu hareketi “gayri meşru, hükümsüz ve geçersiz” olarak nitelendirdi ve bunun Afrika Boynuzu’ndaki istikrarı tehdit ettiği konusunda uyardı. He said Türkiye will continue defending Somalia’s territorial integrity and welcomed the swift rejection of the decision by Saudi Arabia, Egypt, the OIC, the Arab League, the EU and African Union officials.

Erdoğan, Suriye konusunda ise Türkiye’nin güney komşusunda ortaya çıkan diplomatik ve sahadaki gelişmelerin yeni bir siyasi ufkun mümkün olduğunu gösterdiğini belirterek, kalıcı bir çözümün ülkenin toprak bütünlüğünü koruması ve ülke çapında devlet otoritesini yeniden tesis etmesi gerektiğini vurguladı.

He said narrowing conflict zones and recent integration steps show progress, but stressed that durable peace also requires social reconciliation and a shared sense of belonging under the central government. Erdoğan, Türkiye’nin mihenk taşının komşularını tehdit etmeyen, teröristlerin güvenli bölgelerini reddeden ve tüm toplulukları eşit vatandaşlık temelinde kapsayan bir Suriye olduğunu kaydetti. Türkiye’nin, Suudi Arabistan gibi ortaklarıyla birlikte, hem müzakerelerde hem de sahada Suriye’nin birlik ve istikrarını güçlendirecek her türlü yapıcı girişimi destekleyeceğini sözlerine ekledi.

Erdoğan ayrıca, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Ziraat Bankası’nın Sudan Limanı’ndaki ofislerinin yeniden açılması, Türk Hava Yolları uçuşlarının yeniden başlatılması ve 12 bin tondan fazla yardımın ulaştırılması da dahil olmak üzere Türkiye’nin Sudan’daki son insani ve diplomatik girişimlerine de dikkat çekti. Türkiye’nin çatışmayı sona erdirme çabalarında Suudi Arabistan, Mısır ve ABD arasındaki koordinasyonu destekleyeceğini söyledi.

Başa dön tuşu