Erdoğan, 2026 diplomatik saldırısına Suudi Arabistan ve Mısır gezileriyle başladı

Türkiye’nin diplomatik çabalarını uluslararası arabuluculukta merkezi bir rol üstlenmeye iten Erdoğan’ın, bu yönde atılacak adımları her iki ülkenin liderleriyle görüşmesi bekleniyor.

Türk basınında Erdoğan’ın gezileri sırasında odaklanacağı konuların Gazze’deki “Barış Kurulu”ndan, Filistin bölgesinin yeniden inşasına ve 2024 yılında baskıcı Baas rejiminden kurtarılan Suriye’ye kadar çeşitlilik gösterdiği belirtildi. Cumhurbaşkanı ayrıca ABD’nin İran’a yönelik tehditleri ve İsrail’in yayılmacı politikaları da dahil olmak üzere bölgesel gerilimleri de ele alacak.

Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki siyasi ilişkilerin güçlendirilmesi, hem ikili ekonomik işbirliğini ve ticareti hem de bölgesel istikrarı olumlu yönde etkiliyor. Ortadoğu’nun iki kilit ülkesi olarak öne çıkan Türkiye ile Suudi Arabistan, son yıllarda sayıları giderek artan üst düzey karşılıklı ziyaretlerle tarihi ve köklü ilişkilerini güçlendirmeye devam ediyor. Erdoğan’ın, başkent Riyad’daki Al Yamamah Sarayı’nda Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Salman tarafından resmi olarak karşılanması bekleniyor.

1929 yılında Dostluk Antlaşması’nın imzalanmasıyla diplomatik ilişkiler kuran Türkiye ile Suudi Arabistan, üst düzey karşılıklı ziyaretler ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) gibi bölgesel kuruluşlar aracılığıyla yaklaşık bir asırdan fazla süredir güçlü ilişkiler kurdu. Diplomatik ziyaretlerle ikili ilişkiler güçlenirken, Müslüman ülkeler arasındaki birlik çabaları kapsamında dönemin Suudi Kralı Faysal bin Abdülaziz El Suud, 1966 yılında Türkiye’yi ziyaret etti. İki ülke, İran-Irak Savaşı yıllarında, dönemin Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in de Suudi Arabistan’ı ziyaret ettiği dönemde, ortak çıkarlar temelinde yeni bir yakınlaşma sürecine girmişti.

Bölgenin büyük askeri ve ekonomik gücü olan iki ülke, son yıllarda güçlenen siyasi ve diplomatik ilişkiler sayesinde bölgesel politikalarda önemli başarılar elde etti.

Ankara ve Riyad, çatışma yerine kontrollü rekabet ve iş birliğine dayalı olgun bir denge kurarak, Filistin, Suriye, Sudan, Somali ve Yemen’deki krizlere ilişkin İslam İşbirliği Teşkilatı ve BM gibi kurumlar aracılığıyla etkili duruşlar sergiledi. İsrail’in Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne savaş ilan etmesinin ardından Türkiye ve Suudi Arabistan, Filistin meselesine ilişkin tutumlarını uyumlu hale getirerek iki devletli çözümü destekleme ve potansiyel bir siyasi çözümde ortak rol oynama konusunda örtüşen çıkarları paylaştılar. Türkiye ve Suudi Arabistan’ın diğer bölge ülkeleriyle birlikte yürüttüğü uluslararası çabalar sayesinde, BM’nin 193 üye ülkesinden 160’ı Filistin’i devlet olarak tanıdı.

Türkiye ve Suudi Arabistan, Beşar Esad rejiminin Aralık 2024’te devrildiği Suriye’de iç barış ve istikrarın sağlanması için diğer bölge ülkeleriyle de güçlü işbirlikleri sergiledi. Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara başkanlığındaki yeni yönetime destek veren Türk ve Suudi hükümetleri, Suriye’nin yeniden inşa sürecine katkı sağlayacak uluslararası yaptırımların kaldırılmasında önemli rol oynadı. Türkiye ve Suudi Arabistan, uzun yıllardır iç çatışmalara sahne olan Yemen’in yanı sıra Sudan ve Somali’deki krizlerde de uluslararası platformlarda insani yardım çalışmaları ve diplomatik destek yoluyla istikrardan yana güçlü duruş sergilemeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçtiğimiz perşembe günü yaptığı açıklamada, Pakistan ve Suudi Arabistan ile olası bir savunma anlaşmasına ilişkin görüşmelerin yapıldığını ancak herhangi bir anlaşmanın imzalanmadığını söyledi. Fidan Perşembe günü gazetecilere verdiği demeçte, “Şu anda tartışmalar ve görüşmeler sürüyor ancak henüz bir anlaşma imzalanmadı.” dedi. İstanbul’da düzenlediği basın toplantısında böyle bir ittifakın olup olmayacağı yönündeki soruya yanıt veren Fidan, “daha geniş bölgesel iş birliği ve güven ihtiyacına” işaret ederek, ilgili ülkelerin “birbirlerinden emin olmaları” halinde bölgesel sorunların çözülebileceğini ifade etti. “This is an important question,” he said, emphasizing the importance of security and actors trusting each other. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonunun daha geniş, daha kapsamlı ve daha büyük bir platform oluşturmayı hedeflediğini ifade etti. Aralarında Bloomberg News’in de bulunduğu basında çıkan haberlerde, konuyu bilen kaynaklardan alıntı yaparak Türkiye’nin Suudi Arabistan ile Pakistan arasındaki savunma ittifakına katılmaya çalıştığı iddia edildi. Ankara, hem Riyad hem de İslamabad’la sıcak ilişkilere sahipken, halihazırda özellikle savunma alanında İslamabad’la işbirliği yapıyor.

Mısır’da, 2024’te başlatılan “normalleşme”nin ardından yıllar sonra yeni bir döneme giren ikili ilişkilerde Erdoğan’ın ivme kazanması bekleniyor.

Başa dön tuşu