36 kişinin öldüğü Zekiye Kırat Apartmanı davasında yargı krizi
36 kişinin öldüğü Zekiye Kırat Apartmanı davasında yargı krizi
“BİZ SUÇLUYSAK BİR DAHAKİ DURUŞMAYA DA GELMEYECEĞİM”
Müşteki Hasan Usluoğlu da, “Ben de inşaatçıyım. Anlarım inşaattan. O binanın etrafında bir sürü bina sağlamdı. Bir tek bu bina yıkıldı. Şikayetçiyim” dedi.
Kardeşini kaybeden müşteki Timur Yağız, “Kardeşim burada okudu. Burada âşık oldu. Burada öldü. Bir bina yıkılmış ama kimsenin suçu yok galiba. Biz mi suçluyuz? Yoruldum artık adalet istiyorum. Biz suçluysak bir dahaki duruşmaya da gelmeyeceğim” diye konuştu.
Müşteki Merve Miçooğulları ise “Bu bina sekiz saniyede yıkıldı. Kimse bize bu binayı yapanları savunmasın. Ne kolon ne duvar ne demir. Hiçbiri görevini yerine getirmedi. İmza atan da yapan da herkes ceza almalı” dedi. Miçoğulları’nın, sanık avukatlarına yönelik sert ifadeleri üzerine mahkeme heyeti müdahale ederek, savunma hakkının yasal bir hak olduğunu hatırlattı.
“BETON EZİLDİĞİ İÇİN TOPTAN GÖÇME OLDU”
Müşteki avukatı Erdem Eren, Atatürk Üniversitesi’nden gelen bilirkişi raporunu hatırlatarak, “Bu rapora göre, Zekiye Kırat Apartmanı’nda kolon ve kiriş bağlantıları sorunlu. Minimum beton kalitesi dahi sağlanmamış. Düğüm noktalarından beton ezildiği için binada toptan göçme olduğu yazıyor” ifadelerini kullandı.
Avukat Eren, sanık müdafisinin dosyaya sunduğu ve üç profesör imzalı mütalaaya işaret ederek, şöyle konuştu:
“Bu üç bilim insanı binanın yıkılmasının nedenini depremin şiddetine bağlıyor. Bu raporda imzası olan profesörlerden birinin ‘deprem değil, bina öldürür’ içerikli bir tezi, diğerinin binaların yapısal kusurlardan çöktüğünü savunduğu bir çalışması var. Bir başka profesör ise televizyon programlarında doğru bağlantıların yapılmaması durumunda yıkım çıkacağına dikkati çekiyor. Fakat bu raporda yapısal kusurlar olsa bile göçmenin deprem ivmesinden kaynaklandığını savunuyorlar. Üç bilim insanı depremin büyüklüğü ile yıkımı meşrulaştırıyor maalesef.”
DAHİLİYE BRANŞINDAN ALINAN KANSER RAPORUNA İTİRAZ
Avukat Erdem Eren, müteahhit Abdussamet Yılmaz’ın bir kez bile mahkemeye gelmediğini belirterek, “Müteahhidin bir sonraki duruşmada buraya gelmesini istiyoruz. Dosyaya sunulan sağlık raporuna göre sanık müteahhit kanser ama raporun alındığı branş dahiliye. Biz bu duruma inanmıyoruz. Sanıkların olası kastla yargılanmasını talep ediyoruz” dedi.
Avukat Eren, duruşma sonrası yaptığı basın açıklamasında, şunları söyledi:
“Zekiye Kırat Apartmanı davasının ikinci yılında üçüncü heyet değişikliği yaşadık. Tabii ki bizler adli süreçlerde atamaların, tayinlerin normal olduğunu biliyoruz. Heyetler değişebilir ama bu dosyada, bu deprem davalarında değişmeyen tek gerçek bu insanları depremin öldürmediği, bu insanları binaların yanlış yapılan eksikliklerin olduğu, hataların olduğu, hatalar silsilesinin olduğu, bütün bu kusurların olduğu yapı kusurlarının öldürüldüğü gerçekler. Bunlar kesinlikle değişmeyecektir.
Bu dosya bilinçli taksirle açılsa da gelinen noktada alınan bilirkişi raporunda bu yapının ani göçmesinin göz göre göre bir kayıtsızlık haliyle yapıldığı ve bu sebeple yıkıldığı ve onlarca kişinin öldüğü ortaya çıkmıştır.”
“KAMU GÖREVLİLERİ DE YARGILANMALIDIR
Avukat Vedi Yücetaş da, “Yargılamanın bu şekilde yapılması eksik kalmaktadır. Kamu görevlilerinin de yargılanıp cezalandırılması gerektiği inancındayız. Kamu görevlileri ile ilgili başlatılan soruşturma halen devam etmekte. Depremin üzerinden bu kadar yıl geçmesine rağmen halen iddianameleri düzenlenmemektedir. Dolayısıyla geciken adaletin hiçbir işe yaramayacağını vurgulamak istiyoruz. Biz bu nedenle bir an önce kamu görevlileri ile ilgili soruşturmanın da tamamlanarak onların yargılamalarının da başlanmasını ve kusurlu olanların cezalandırılmasını talep ediyoruz” dedi.
Davada müteahhit Abdussamet Yılmaz, yapı denetim şirketi yetkilisi Cafer Tacettin Güler, şantiye şefi Edip Yıldız, uygulama denetçisi inşaat mühendisi Tamer Tunaboylu, proje ve uygulama denetçisi mimar Ayşe Kuseyri, inşaat mühendisi Bekir Balıkçı ve kontrol elemanı mimar Merve Köse “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçundan yargılanıyor.